Başsavcı Cansu : Dosyayı açtığımda Doku'nun SIM kartının Ankara'da sinyal vermesi beni kuşkulandırdı

3 dk okuma
Başsavcı Cansu : Dosyayı açtığımda Doku'nun SIM kartının Ankara'da sinyal vermesi beni kuşkulandırdı

Hızlı Özet

5 Ocak 2020'de Tunceli'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, yeni atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun öncülüğünde önemli adımlar atıldı. Doku'nun SIM kartının Ankara'da sinyal vermesi ve hastane kayıtlarındaki çelişkiler gibi yeni bulgular, aralarında eski vali ve polislerin de bulunduğu çok sayıda tutuklamayı beraberinde getirdi.

Soruşturmada Yeni Dönem: Kritik Bulgular Ortaya Çıktı

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na 13 Haziran 2024'te atanan Ebru Cansu ile yeni bir boyut kazandı. Başsavcı Cansu, göreve başladıktan kısa bir süre sonra Gülistan Doku soruşturması için özel bir birim tesis etti ve tahkikatı genişletti. Cansu, dosyayı devraldığında dikkatini celbeden ilk hususun, Gülistan Doku'ya ait SIM kartın Ankara'da sinyal vermiş olması olduğunu ifade etti.

TRT Haber'e verdiği demeçte Başsavcı Cansu, bu bilginin üzerine giderek zincirleme bir sorgulama süreci başlattıklarını ve bu sayede yeni verilere ulaştıklarını belirtti.

Dosyaya sadece cihaz bilgileri gelmiş ancak peşine düşülmemişti. Bu sim kartı ve cihazı daha önce kimlerin kullandığı araştırılmamıştı. Bu aşamadan sonra yaptığım araştırmalar beni 'Gökhan' ismine götürdü.

Bu araştırmaların neticesinde, Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabındaki verileri sildiği iddiasıyla meslekten ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok, 16 Nisan’da tutuklandı.

Hastane Kayıtlarındaki Tutarsızlıklar ve Yeni Gözaltılar

Başsavcı Cansu, tahkikat sürecinde dikkatlerini çeken bir diğer önemli noktanın ise Doku'nun hastane kayıtlarındaki tutarsızlık olduğunu vurguladı. Tedavi belgelerindeki tarihlerde bir çelişki saptandığını dile getiren Cansu, şu ifadeleri kullandı:

Polnet kaydında hastane girişi görünen bir tarih, hastane tedavi evraklarında hiç yer almıyordu. Bu durum bize şüpheli geldi.

Bu şüphe üzerine Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hastanede incelemelerini sürdürdüğü bilgisi paylaşıldı. Bu kapsamda, Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. 25 Nisan'da gözaltına alındı. Hastane kayıtlarının silindiği suçlamasıyla dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi de Bursa'da gözaltına alınarak 20 Nisan'da tutuklandı.

Soruşturma Kapsamındaki Tutuklamalar Genişliyor

Soruşturma çerçevesinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel 17 Nisan'da gözaltına alındıktan sonra 21 Nisan'da savcılık ifadesinin ardından tutuklandı. Vali Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel 18 Nisan'da, görevde olduğu dönemdeki koruması Şükrü Eroğlu da aynı gün tutuklananlar arasına katıldı. 25 yaşındaki Mustafa Türkay Sonel, savcılıktaki ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, gizli tanık beyanında yer alan tecavüz olayıyla hiçbir ilgisinin olmadığını ve Gülistan Doku'yu tanımadığını savundu.

Tahkikat kapsamında tutuklanan diğer isimler arasında Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile annesi ve üvey babası da bulunmaktadır. Ayrıca, meslekten ihraç edilmiş polis Gökhan Ertok "delilleri yok etme", Tunceli İl Özel İdaresi eski personeli Erdoğan Elaldı ise "kasten öldürme" suçlamasıyla cezaevine gönderildi. Elaldı'nın, Doku ile son teması kuran kişi olduğu kaydedildi. Amerika Birleşik Devletleri'nde olduğu tespit edilen şüpheli Umut Altaş için ise yakalama kararının ardından uluslararası kırmızı bülten çıkarıldı.

Arama Çalışmaları Yeniden Başlatıldı

Ekim 2022'de nihayete erdirilen arama faaliyetleri, soruşturmanın derinleştirilmesiyle yeniden başladı. Genç kadının naaşına ulaşmak amacıyla Tunceli'nin dağlık ve ormanlık arazileri ile mağaraların tek tek arandığı belirtildi. Başsavcı Cansu, "Ankara'dan gelen donanımlı JASAT ekipleri ve teknik cihaz desteğiyle 30 kişilik bir ekip şu an hala sahada çalışmalarını sürdürüyor" dedi. Jandarmaya ulaşan gizli tanık beyanlarının Tunceli'deki Gençlik Merkezi ve Sarısaltuk Viyadüğü bölgesini göstermesi üzerine, bu bölgelerde yeniden baz istasyonu çalışması yapıldığı aktarıldı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü mevcut tahkikat; "cinayet, delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması" suçlarına odaklanmış durumda. Tüm şüphelilerin cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital materyallerine müsadere edilerek Siber Suçlar uzmanlarınca incelendiği ve HTS ile PTS kayıtlarının yeniden analiz edildiği kaydedildi.

Olayın Geçmişi

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha geri dönmedi. Diyarbakır'da ikamet eden ailesi, kızlarının kaybolduğu gün Tunceli'ye gelerek emniyet birimlerine kayıp ihbarında bulundu. Yapılan araştırmalar neticesinde, Doku'nun cep telefonunun son sinyalinin Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nden alındığı belirlendi. Baraj gölünde yürütülen aramalardan bir sonuç elde edilemeyince, çalışmalar Ekim 2022'de durdurulmuştu. Ancak Doku'nun ailesi, Ocak 2024'te avukatları aracılığıyla dosyanın baş şüphelisi Z.A.'nın tutuklanması ve dönemin valisi Sonel hakkında görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunarak mücadelelerini sürdürmüştü.

Kaynak:BBC Türkçe
Bu haber 11131 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR