Biden 50 yıldır çocuk katlini destekliyor

4 dk okuma
Biden 50 yıldır çocuk katlini destekliyor

Hızlı Özet

ABD Başkanı Joe Biden'ın terör devleti İsrail’in katliamlarına desteği ilk değil. İşgalci güçlerin, Gazze'deki soykırımına, iftiralarla arka çıkan Biden, 36 yıllık senatörlük döneminde de Siyonist rejimin en büyük savunucusu oldu.

ABD Başkanı Joe Biden'ın terör devleti İsrail’in katliamlarına desteği ilk değil. İşgalci güçlerin, Gazze'deki soykırımına, iftiralarla arka çıkan Biden, 36 yıllık senatörlük döneminde de Siyonist rejimin en büyük savunucusu oldu. Biden, 1982 yılındaki Lübnan işgali sırasında insan hakları suçları nedeniyle yoğun eleştiri alan İsrail'i Senato'da ateşli bir konuşmayla savunmuştu. Biden, 1986’daki “Eğer İsrail var olmasaydı, ABD bölge-deki çıkarlarını korumak için onu icat etmek zorunda kalırdı” sözüyle de tarihe geçmişti.

Biden’ın bu şekilde İsrail’i savunduğu 2006 yılında, terör devleti Lübnan’ı işgal ederek binden fazla sivili öldürmüş, Birleşmiş Milletler bunların yaklaşık yüzde 30’unun çocuklar olduğunu açıklamıştı.
Biden’ın bu şekilde İsrail’i savunduğu 2006 yılında, terör devleti Lübnan’ı işgal ederek binden fazla sivili öldürmüş, Birleşmiş Milletler bunların yaklaşık yüzde 30’unun çocuklar olduğunu açıklamıştı.

1973 yılında başladığı senatörlük vasıtasıyla Kongre’de en uzun süre görev yapan isim olan ABD Başkanı Joe Biden, 50 yılı bulan siyaset kariyeri boyunca terör devleti İsrail’in katliamlarının en ateşli savunucularından biri oldu. Bu süre içerisinde sadece Filistin’de değil, diğer bölge ülkelerini de işgale kalkışan İsrail’e Biden’ın verdiği destek, zaman zaman İsrail’in liderlerini bile şaşırttı. “İsrail’den daha fazla İsrailci” olarak nitelendirilen, her fırsatta Siyonist olduğunun altını çizen ve kariyeri boyunca İsrail’in insan hakları suçlarını örtbas etmek için canhıraş bir şekilde çalışan Biden, 7 Ekim’den bu yana terör devletinin yine dünyadaki en büyük savunucusu oldu. Beyaz Saray’ın bile yalanladığı “Hamas 40 bebeğin kafasını kesti” iddiasını yayarak katliamlara zemin hazırlayan Biden, İsrail’in sivil öldürmediği ve hastaneleri vurmadığı gibi komik iddialarla itibarını yok etme pahasına terör devletini desteklemeye devam etti.

Kadın ve çocuk öldürme pahasına
Biden’ın İsrail terörüne verdiği en bariz desteklerden biri, işgalci gücün 1982 yılında Lübnan’ı işgali sırasında meydana geldi. 1982 yılında zamanın İsrail Başbakanı Menahem Begin’le özel bir görüşme gerçekleştiren Biden, Begin’in kendi anlatımıyla, senatoda insan hakları suçları nedeniyle yoğun eleştiri alan İsrail başbakanını savunmak için ayağa kalkıp ateşli bir konuşma yaparak Lübnan’ın işgalini savundu. İsrail’e döndüğünde gazetecilere konuşan Begin ise, Biden’ın “Kadın ve çocukları öldürmek pahasına bile olsa İsrail’i işgal etmeye çalışan herkese zorla karşı koyacağını” söylemesi üzerine şoke olduğunu söylemişti. 1948 yılında Deyr Yasin köyünde yüzlerce sivil Filistinlinin öldürülmesinden sorumlu olan Begin’in bile Biden’ın gaddarca sözlerine şaşırması ise, ABD Başkanı’nın İsrail konusunda ne kadar fanatik bir zihinsel yapıya sahip olduğunun en önemli göstergelerinden biri olarak nitelendiriliyor.

İsrail olmasaydı da icat ederdik
Terör devletine desteğini herkesin zihnine kazınan sözlerle çok defa ifade eden ABD Başkanı, Lübnan işgalinin ardından da İsrail’e desteğine tüm hızıyla devam etti. 1986’da senatoda konuşan Biden, “Eğer İsrail var olmasaydı, ABD bölgedeki çıkarlarını korumak için onu icat etmek zorunda kalırdı” sözleriyle işgalci güce bakışını ortaya koymuştu. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un bu yıl Washington ziyaretinde de aynı cümleyi tekrarlayan Biden, Aksa Tufanı Operasyonu’ndan sonra İsrail’e yaptığı destek ziyareti sırasında da Başbakan Binyamin Netanyahu’ya “Siyonizme destek olmak için Yahudi olmanıza gerek yok. Ben de bir Siyonist’im” sözlerini sarf etti.

Suikast politikasını destekledi
2001 yılında George Bush yönetiminin İsrail’e yaptığı nadir eleştirilere bile tahammül edemeyen Biden, terör devletinin Filistinli direniş liderlerine suikast düzenleme politikasının da en ateşli savunucusu olmuştu. Bush’a İsrail’i eleştirdiği için kızan Biden, İsrail’le ABD arasındaki görüş farklılıklarının hiçbir zaman açık olarak zikredilmemesi gerektiğini, ancak özel toplantılarda dillendirilebileceğini savundu. Biden, Bush yönetiminin yanında hukukçular tarafından da büyük tartışma konusu olan, hemen hemen tüm dünyanın varlığını kabul ettiği suikast politikasını ise “Bunun bir suikast politikası olduğunu sanmıyorum” şeklinde savunmuştu.

Afganistan işgaliyle savundu
Biden’ın İsrail’i savunmak için kendi ülkesinin suçlarını dâhi gündeme getirmesi ise, ABD Başkanı’nın gerektiğinde İsrail’le mensubu olduğu ABD’yi bir gördüğünün kanıtı olmuştu. Biden kariyeri boyunca İsrail’in sivil katliamlarını hiçbir zaman kabul etmeyerek her zaman “kendini savunma hakkı” diyerek meşrulaştırdı. 2006 yılında terör devletinin katliamlarının tartışıldığı bir dönemde basın toplantısında konuşan Biden, ABD ne yapıyorsa İsrail’in de onu yaptığını söyledi. Biden, “Afganistan’a girdik ve bir düğünü yanlışlıkla vurduk. Biz de bazı sivilleri yanlışlıkla öldürmedik mi? Bu, bizim haklı savaşımız olmasına rağmen, ABD’nin çıkarlarını savunmaya çalışırken siviller öldü” sözleriyle İsrail’e karşı eleştirilerin karşısında durdu. Biden’ın bu şekilde İsrail’i savunduğu 2006 yılında, terör devleti Lübnan’ı işgal ederek binden fazla sivili öldürmüş, Birleşmiş Milletler bunların yaklaşık yüzde 30’unun çocuklar olduğunu açıklamıştı.

Aileden biri gibi
Bu şekilde kariyeri boyunca İsrail’in suçlarını aklamaktan hiçbir zaman imtina etmeyen ABD Başkanı, kendisini “İsrail’in en iyi Katolik dostu” olarak tanımlıyor. 2016 yılında İsrail ziyareti sırasında Netanyahu, Biden için “İsrailliler Biden’ı ailemizin bir parçası olarak görüyor” demişti. Kendisinin başkan yardımcısı olduğu Barack Obama’nın başkanlık döneminde de, Obama’nın Netanyahu ile özellikle yerleşimciler ve İran politikası konusunda ters düştüğü zamanlarda Biden her zaman devreye girerek İsrail çıkarlarını savunmuş ve Birleşmiş Milletler dahil tüm dünya kamuoyunun İsrail’i kınadığı dönemlerde Tel Aviv yönetimini yalnız bırakmamıştı.

Bu haber 509 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Netanyahu karşıtı Elif Eralp'in zaferi Almanya'da Yahudileri panikletti
Dünya

Netanyahu karşıtı Elif Eralp'in zaferi Almanya'da Yahudileri panikletti

Netanyahu Yönetimine Karşı Hukuki Mücadele: Eralp, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'de "ağır suçlar işlediğini" vurgulayarak seçilmesi durumunda Netanyahu'nun tutuklanması ve uluslararası hukuk önünde hesaba çekilmesi için mücadele edeceğini belirtmiştir.

Habervitrini11907 Görüntüleme
İran Hürmez'de İsrail hava aracını düşürdü
Dünya
#İran#İsrail#hürmüz boğazı

İran Hürmez'de İsrail hava aracını düşürdü

Söz konusu İHA’nın keşif amacıyla kullanılan İsrail merkezli savunma şirketi Aeronautics yapımı “Orbiter” tipi hava aracı olduğu kaydedildi.

Habervitrini13441 Görüntüleme
Rusya'da zafer Putin'in.. Komünistler hezimete uğradı
Dünya

Rusya'da zafer Putin'in.. Komünistler hezimete uğradı

Rusya’da parlamentonun alt kanadı Devlet Duması ile 39 bölgenin yerel yönetimlerini belirlemek üzere düzenlenen genel seçimlerde oy verme işlemi tamamlandı. 111 milyon seçmenin bulunduğu ülkede, saat dilimi farkı sebebiyle son olarak en batıdaki Kaliningrad’da sandıklar kapandı ve oy sayımına geçildi.

Habervitrini14141 Görüntüleme
Yapay zeka 108 yıllık 'Birinci Dünya Savaşı' şifresini çözdü
Dünya

Yapay zeka 108 yıllık 'Birinci Dünya Savaşı' şifresini çözdü

GPT-6 Astra adlı yapay zeka modelinin, 1918’de Alman ordusu tarafından gönderilen şifreli bir telsiz mesajını çözmüş olabileceği açıklandı. Ortaya çıkarılan metin İngiliz savaş gemisi HMS Canterbury’nin seyir defteriyle örtüşse de çalışma henüz bağımsız kriptografi uzmanlarınca doğrulanmadı.

Habervitrini10965 Görüntüleme