Defineciler asırlık Osmanlı cephaneliğini talan etti

4 dk okuma
Defineciler asırlık Osmanlı cephaneliğini talan etti

Hızlı Özet

Edirne'de 19'uncu yüzyılın son yarısında inşa edilen ve Balkan Savaşları dahil birçok savaşta cephanelik olarak kullanılan bina yıkılma tehlikesi yaşıyor






Asırlık cephanelik definecilerin hedefi oldu!



Osmanlı'da 88 yıllık başkentlik yapan Edirne'de, Barutluk Mahallesi'ne ismini veren 19'uncu yüzyıldan kalma 1,5 asırlık tarihi cephanelik binası definecilerin ve madde bağımlılarının uğrak yeri olurken, yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya.  Binaya sahip çıkılması gerektiğini belirten Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç "Edirne'de maalesef çok az bilinen yapılardan birisidir. Zaten yapılış amacının da herkes tarafından bilinmesi istenmeyen bir yapı olduğunu biliyoruz. Özellikle gözden ırak bir bölgede yapılmıştır ve doğanın içerisinde saklanmıştır" dedi.



Edirne'de 19'uncu yüzyılın son yarısında inşa edilen ve Balkan Savaşları dahil birçok savaşta cephanelik olarak kullanılan bina yıkılma tehlikesi yaşıyor. Kent savunmasında büyük önem taşıyan tabyalara cephane temininde kullanıldığı bilinen bina, Osmanlının son dönem askeri mimarisinin de ender örneklerinden olmasıyla dikkat çekiyor. Son dönemde özellikle defineciler ve madde bağımlılarının uğrak yeri haline gelen tarihi yapıda oluşan hasarın yanı sıra duvarlarına yazılan yazılar da sanat tarihçilerinin tepkisine yol açtı.



'ÖZELLİKLE GÖZDEN UZAK YAPILMIŞ'



Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, duvarlarındaki tuğlaların dökülmeye başladığı, yıkılma tehlikesi yaşayan yapının kent tarihi açısından çok önemli olduğunu söyledi. Binanın çok uzun süre cephanelik olarak kullanıldığını belirten Prof. Dr. Beksaç, "Başlangıcı 19'uncu yüzyılın başlarına doğru giden Edirne çevresindeki savunma gruplarının, tabyaların ve diğer savunma istihkamlarının merkezini oluşturan cephanelik bölgesi. Uzun bir süre kullanıldığını biliyoruz. Yani 19'uncu yüzyılın sonlarından başlayarak 20'inci yüzyılın ortalarına kadar geçen süreçte cephanelik olarak kullanılmış bir bölge. Yapının özelliklerinden de görüldüğü üzere geç Osmanlı mimarisi özelliklerini görebiliyoruz. Edirne'de maalesef çok az bilinen yapılardan birisidir. Zaten yapılış amacının da herkes tarafından bilinmesi istenmeyen bir yapı olduğunu biliyoruz. Özellikle gözden ırak bir bölgede yapılmıştır ve doğanın içerisinde saklanmıştır" dedi.



'BALKAN SAVAŞLARINDA MÜHİMMAT MERKEZİ OLARAK KULLANILMIŞ'



Cephaneliğin, kent savunmasında kullanılan tabyalara mühimmat temini yaptığını anlatan Prof. Dr. Beksaç, "Balkan Savaşları'nda burasının kullanılmış olma ihtimali çok yüksek. Hatta daha önceki süreçlerden itibaren de kullanılmış olması mümkün çünkü yapının özellikleri daha ziyade 19'uncu yüzyılın ortalarına doğru giden özellikler gösteren bir plana göre şekillendiğini görmekteyiz. Dikkat ederseniz binanın tek bir cephesi dışarıda, geri kalanları toprak altında. Burasının dışarıdan gelen bombardımanlara karşı korunması amacıyla aynı zamanda dışarıdan yerinin gizlenmesi amacıyla yapılmıştır. Göründüğü gibi bugün bile ulaşımı oldukça güç ve çok az kişi tarafından bilinen bir yer olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.



'ASKERİ MİMARİ AÇISINDAN DA ÖNEM TAŞIYAN BİR YER'



Tarihi yapının terk edildiği için defineciler ve madde bağımlıları tarafından tahrip edildiğini söyleyen Beksaç, "Bir yeri siz unutursanız bu tahribat kaçınılmaz hale geliyor. Bu sadece burada değil Edirne'nin çevresinde pek çok yerde karşımıza çıkıyor. Bu tahribatı çok sıklıkla görüyoruz, bilinçsiz bir defineci faaliyeti var. Bunun dışında halkın son derece bilinçsiz bir hareketi var. Bu tarz tarihi yerlerin korunmasından çok tahribatına doğru gidilen bir durum oluşuyor. İyi niyetli veya kötü niyetli bu tartışmaya açık bir konu ama gerçek olan bir şey varsa insanların bilinçli olmadığı, bu tip tarihi alanların dikkatle korunması gerekiyor. Bu yapı esasında sadece Edirne'ye değil, Türkiye Cumhuriyeti'ne de ondan önce Osmanlı devletine de çok önemli hizmetler yapmış bir bina ve Edirne'nin sadece turistik ve dini mimarisi açısından değil, askeri mimarisi açısından da çok önem taşıyan bir yer" ifadelerini kullandı.



'TARİHİ VE KÜLTER MİRASIMIZI LÜTFEN YOK ETMEYİN'



Prof.Dr. Engin Beksaç, tarihi yapılarda define bulmanın mümkün olmadığını ifade ederek, "Böyle bir yerde define bulmak mümkün değil. Burası askeri alan askeri alanda kim hazine saklar, kim hazine bulur? Bu çok komik bir olay. Burada bulunsa bulunsa mühimmat kalıntısı bulunur, hatta mühimmat kalıntısının bile bulunabileceğini sanmıyorum çünkü burasını askeri bölgeden çıkarıldıktan sonra askeri birlikler de tüm mühimmatlarını alıp gitmiştir. Defineciler lütfen artık vazgeçsinler, bu büyük hayallerinizden vazgeçin. Tarihi, arkeolojik ve kültür mirasımızı yok etmeyin. Bu tip yerlerde bulabileceğiniz hiçbir şey yok. Mezarlıkları tahrip etmeyin, oralarda da bulabileceğiniz hiçbir şey yok. Size anlatılanların hepsi masladır. Ben bugüne kadar hiçbir definecinin büyük bir hazine bulduğunu görmedim ama sabah dinlediğim haberlerde bir definecinin toprak altında kalarak öldüğünü duydum" şeklinde konuştu.




Bu haber 741 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tayland bayraklı gemi Hürmüz'de vuruldu!
Gündem

Tayland bayraklı gemi Hürmüz'de vuruldu!

ABD-İran arasındaki ateşkesin bozulmasının ardından bölgede savaş yeniden başladı. Son olarak Tahran'ın Hürmüz Boğazı’ndan izinsiz geçmeye çalışan Tayland bayraklı bir gemiyi vurduğu bildirildi.

Habervitrini10312 Görüntüleme
İşte Haluk Levent'in akla ziyan bahis kuponları.. Şok eden takımlar şok eden rakamlar
Gündem

İşte Haluk Levent'in akla ziyan bahis kuponları.. Şok eden takımlar şok eden rakamlar

Haluk Levent’in bahis mesajları ortaya çıktı: "Stuttgart 100, Espanyol 100..."

Habervitrini12268 Görüntüleme
Gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un babası Hasan Atilla Uğur yeniden gündemde
Gündem

Gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un babası Hasan Atilla Uğur yeniden gündemde

AHBAP Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturmayla ilgili yeni iddialar kamuoyunda tartışılırken, gözler bu kez gözaltındaki Oğuzhan Uğur'un babası emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a çevrildi. Hasan Atilla Uğur'un terörle mücadelede üstlendiği görevler ile Ergenekon davasındaki yargı süreci yeniden gündeme geldi.

Habervitrini14926 Görüntüleme
Gizli hesaplar ve dekont oyunu! AHBAP kurucusu her şeyi itiraf etti
Gündem

Gizli hesaplar ve dekont oyunu! AHBAP kurucusu her şeyi itiraf etti

AHBAP Derneği soruşturmasında tutuklanan kurucu üye Emrah Gödeliner’in savcılık ifadesi, yüz milyonlarca liralık bir para trafiğini ortaya çıkardı. Etkin pişmanlıktan yararlanmayı reddeden iş adamı, hesaplarındaki devasa hareketliliğin tek sorumlusunun Haluk Levent olduğunu öne sürdü. Banka hesaplarının kendisinden habersiz şekilde Levent adına kullanıldığını iddia eden Gödeliner, borç transferlerinden coin yatırımlarına kadar uzanan mali profiliyle ilgili hiçbir suçlamayı kabul etmedi.

Habervitrini10357 Görüntüleme