Devlet Bahçeli, Türk Gençliğine Teknoloji ve Milli Beka Hedeflerini İşaret Etti

5 dk okuma
Devlet Bahçeli, Türk Gençliğine Teknoloji ve Milli Beka Hedeflerini İşaret Etti

Hızlı Özet

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Gençliği Büyük Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, Ülkü Ocakları'nın gençleri teknoloji ve bilimle buluşturma misyonuna vurgu yaptı. Bahçeli, küresel tehditler karşısında milli birlik ve teknolojik üretimin önemini belirterek, gençlere yeni dönemin sorumluluklarını hatırlattı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli, Türk Gençliği Büyük Kurultayı'nda bir konuşma gerçekleştirdi. Bahçeli, sözlerinin başlangıcında, salonu dolduran gençlerin oluşturduğu etkileyici tablodan ve ülkü sevdasının yarattığı heyecandan büyük bir onur duyduğunu dile getirdi. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'da doğan bağımsızlık ruhunun, 109 yıl sonra Türk gençliğinin bakışlarında parladığının idrak edildiğini ifade etti.

"ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİ YERDE KALMAMIŞTIR, KALMAYACAKTIR"

Ülkü Ocakları, gençlik dönemlerindeki zihinleri olgunlaştıran, coşkun hisleri edep filtresinden geçiren ve arzuları iffetle yönlendiren bir eğitim yuvası olarak tanımlanmaktadır. Kabiliyetleri amaca yönlendiren, "biz" bilincini aşılayan ve bireysel varlığı milletle bütünleştiren bir irfan ocağıdır. Bu yapı, Türk gençliğinin kökeni belirsiz ideolojik akımlara kapılmasına, sokakların karmaşasına terk edilmesine ve ekranların aldatıcı rahatlığına teslim olmasına mani olan bir sığınaktır. Ülkü Ocakları, Türk gençliğini aidiyet krizlerinden, manevi çoraklıktan, değer aşınmasından ve kimliksizlik çarkından kurtaran bir mektep vazifesi görmektedir. Bu mektebin geçmişi, Türk milletinin son asırdaki var olma mücadelesinin gençlik kanadını teşkil etmektedir. Türk gençliğinin menşei belirsiz ideolojik gruplara bölünmemesi, sokak kavgalarına sürüklenmemesi, nefret aşılayan ithal reçetelere yönelmemesi ve ayrılıkçı tezlere teslim olmaması adına bir savaşım verilmiştir. Bu savaşım, üniversite kampüslerinden öğrenci yurtlarına, mahkeme koridorlarından zindanlara kadar geniş bir alanda sürdürülmüştür. Bu çaba, bir gençlik hevesi olmanın ötesinde, milli bekasına sahip çıkan bir millet iradesi olarak ortaya çıkmıştır. Şehitler kervanının öncüsü Fırat Yılmaz Çakıroğlu'na dek uzanan bu mücadele, fedakârlıklarla şekillenmiş ve şehadetle yücelmiştir.

Bugün salondaki Türk gençlerinin gözlerinde, şehitlerin mirasına sahip çıkıldığı ve çıkılacağı görülmektedir. Ülkücü şehitlerin anıları, bugünü şekillendiren ve aydınlatan birer kutup yıldızıdır. Onların yüce hatırası, sadece dualarda değil, aynı zamanda kitap başında çalışan, laboratuvarda bilim üreten, kod yazan, proje tasarlayan ve toprağı işleyen Türk gençliğinin emeğinde yaşamaktadır. Zira devir değişmiştir; savaş meydanları siber alana taşınmıştır. Kılıcın yerini algoritma, sancağın yerini yazılım almıştır. Günümüzdeki karargâhlar, artık teknoloji merkezleridir. Savaşın cephelerinden biri kimi zaman bir laboratuvar masası, kimi zaman milli bir yazılım, kimi zaman bir İHA'nın kanadı, kimi zaman ise bir yarış otomobilinin motoru olabilmektedir. Bu sebeple, Ülkü Ocakları'nın teknoloji sahasındaki girişimleri, Türk gençliğini çağın belirleyici unsuru yapma çabasıdır.

"TÜRK GENÇLİĞİ VARSA TÜRK MİLLETİ ÇARESİZ DEĞİLDİR"

Ülkü Ocakları Teknoloji Merkezi Koordinatörlüğü çatısı altında çalışmalarını yürüten TeknOcak, bugün bir gurur vesilesidir. TeknOcak; elektrik ve robotik sistemlerden yazılım ve yapay zekâya, enerji teknolojilerinden savunma sanayine, tarımdan mobil uygulamalara uzanan geniş bir yelpazede Türk gençliğinin üretim kapasitesini geliştiren milli bir teknoloji hamlesidir. Bu hamle, çağdaşlaşma idealinin gençlikte somutlaşmasıdır. Ancak Batı'ya özenen bir taklitçilik anlayışıyla hareket edilmediğinin altı kalın çizgilerle çizilmelidir. Yaşam tarzında millete yabancılaşma veya kılık kıyafette taklitçilik gibi bir gaye güdülmemektedir. Amaç, kendi kimliğinden uzaklaşmadan çağın bilgisini üretmek, tekniğini anlamak ve bu araçları Türk milletinin yüce hedefleri doğrultusunda kullanmaktır. Merhum Ziya Gökalp'in vurguladığı gerçek, bugün tüm netliğiyle ortadadır. Bugün çağdaşlaşmak, Avrupalılar gibi zırhlılar, otomobiller ve uçaklar imal edip kullanabilmektir; şeklen onlara benzemek değildir. Mustafa Kemal Atatürk de 10. Yıl Nutku'nda hedefi, milli kültürü muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak olarak belirlemiştir. Sadece tüketen değil üreten, izleyen değil tasarlayan, takip eden değil öncülük eden bir gençlik bu şuurla yetişmektedir. İstenilen gençlik profili; sokağın dağınıklığından uzak duran, Endüstri 5.0 olanaklarını milli hedeflerle birleştiren bir gençliktir. Sloganların değil, büyük eserler üretme idealinin takipçisi olan bir gençliktir. Anlamsız tartışmalar yerine somut projelere odaklanan, tüketim yerine uluslararası alanda bayrağı dalgalandırmayı dert edinen bir gençliktir. Kavga ve hasetle vakit kaybetmeyen, yapay zekâ ile vizyonunu genişleten, tarım ve biyoteknoloji ile geleceği inşa eden bir gençlik hedeflenmektedir. Türk milletine güç, zihnine kudret ve kaderine yön verecek bir gençlik düşünülmektedir ve bu gençlik bugün buradadır.

Bizim gençliğimiz, başkalarının teknolojisine bağımlı kalmamak adına kendi potansiyelini büyüten yarınlarımızdır. İsim babası olunan GÖKTAY Yarış Arabası ve TÜRKAN İnsansız Hava Aracı başta olmak üzere, üniversiteli gençlerin geliştirdiği yüzden fazla proje, birer şeref madalyasıdır.

Başkasının kaynağıyla bir yere varılamayacağını bilen ecdat bilgeliği, kendi özüne güvenen ve teknolojiyle yükselen bir nesilde yeniden can bulmaktadır. Ülkenin geleceğini şahsi menfaatlerinin önünde tutan, çağın gereklerini anlayan ve küresel gelişmeleri milli bir bakış açısıyla yorumlayan gençlerimiz, milletimizin yüz akıdır. Kendileri samimiyetle, şükranla ve takdirle izlenmektedir. Küçük hedeflerin büyük milletlere yakışmayacağı, Türk gençliğinin dar ufuklara sığmayacağı bilinmektedir. Günlük çekişmelere hapsolmanın ülkücü şuurla örtüşmediği ortadadır. Ülkücü Türk gençliği var olduğu sürece Türk milletinin çaresiz olmadığına, onlar var oldukça Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yalnız kalmayacağına inanılmaktadır. Ülkücü Türk gençliği sayesinde, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefinin kuru bir vaat değil; akıl, ahlak ve teknolojiyle ilmek ilmek işlenen bir gerçeklik olduğu görülmektedir.

"SİZLERE DÜŞEN VAZİFE HER ZAMANKİNDEN DAHA BÜYÜKTÜR"

Günümüzde dünyanın içinde bulunduğu karmaşık yapı; devletler arası gizli veya açık ittifaklar, gündemi meşgul eden sınır sorunları, enerji hatları üzerindeki tehditler, diplomatik gerilimler, siber dünyadaki görünmez savaşlar ve yeni nesil kuşatma yöntemleriyle her geçen gün daha zorlu bir hâl almaktadır. Böylesine çetin bir dönemde var olabilmenin yolu, sadece güçlü olmaktan değil, kader birliği yapmış, ortak kanaatlerde birleşmiş ve kardeşlikle kenetlenmiş bir millet olmaktan geçmektedir. Kuzeyde savaş, güneyde gözyaşı, doğuda güç rekabeti, batıda savunma kaygıları ve siber alanda yürütülen gizli operasyonlar mevcuttur. İnsanlık bir yanda teknolojiyle geleceğe ilerlerken, diğer yanda merhamet, adalet ve vicdan gibi erdemlerden uzaklaşmanın acısını çekmektedir. Böyle bir dönemde genç olmak, ülkücü bir genç olarak kalmak ise hiç kolay değildir. Bu yolda dosdoğru yürüyen her bir ülkücü genç, yürekten tebrik edilmektedir. Karşımızdaki ülkücü Türk gençliği, rüzgârda savrulan bir yaprak değil, fırtınalara istikamet çizen bir kaynaktır. Ülkücü gençlik; başıboş bir öfkenin değil, disiplinin, edebin, ferasetin ve sadakatin temsilcisidir.

Bugün Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda üstlenilen büyük mesuliyetin ağırlığı omuzlardayken, gençlere düşen görev her zamankinden daha fazladır. Bu sorumluluk, siyasi bir amaçtan ibaret değildir. Bu, annelerin gözyaşını dindirme, çocukların istikbalini teminat altına alma, bu topraklarda kardeşliği pekiştirme ve Türk milletinin bin yıllık birliğini sonsuzluğa taşıma Kızıl Elması'dır.

Bu haber 14511 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erdoğan, Ursula von der Leyen ile telefonda görüştü
Gündem

Erdoğan, Ursula von der Leyen ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen arasında yapılan telefon görüşmesinde Türkiye-AB ilişkileri, bölgesel gelişmeler ve iş birliği alanları ele alındı. Leyen, Türkiye'nin 'kritik bir ortak' olduğunu vurguladı.

Habervitrini9831 Görüntüleme
Hangi Balık Hangi Yeme Gelir?
Gündem

Hangi Balık Hangi Yeme Gelir?

Balık avında yüksek verim elde etmek için hedef balığın beslenme alışkanlığına uygun yem kullanılması gerekir. Levrek, lüfer ve palamut gibi avcı balıklar hareket eden yemlere daha agresif tepki verirken; çipura, mırmır, karagöz ve mercan gibi dip balıkları yoğun koku bırakan doğal yemlere yönelir. Bu nedenle yem seçimi yapılırken yalnızca balık türü değil, avlanılan bölgenin dip yapısı, su sıcaklığı, akıntı durumu ve av saati de dikkate alınmalıdır. Özellikle kıyı avlarında kullanılan suni yemler, geniş alan taraması yapılabilmesi ve farklı derinliklerde etkili çalışabilmesi nedeniyle modern balıkçılıkta önemli bir yere sahiptir.

Habervitrini12404 Görüntüleme
Süper El Nino kapıda! Geçmiş yılları aratacak
Gündem

Süper El Nino kapıda! Geçmiş yılları aratacak

Meteoroloji Uzmanı Hüseyin Toros, küresel iklim değişimi, El Nino etkisi ve Türkiye’de beklenen hava koşullarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

Habervitrini12608 Görüntüleme
Paylaştığınız fotoğraflarda yapay zeka parmak izinizi çalabilir
Gündem

Paylaştığınız fotoğraflarda yapay zeka parmak izinizi çalabilir

Güvenlik uzmanları, gelişmiş yapay zekâ araçlarının yüksek çözünürlüklü selfie fotoğraflarından parmak izi verisi çıkarabilecek seviyeye ulaştığını söyleyerek uyarıyor.

Habervitrini12866 Görüntüleme