Dijital bağımlılığın çocuklarda şiddet eğilimini tetikleyebileceğine dikkat çeken uzmanlar; yoksunluk belirtileri, sosyal izolasyon, benlik algısındaki değişim ve performans düşüklüğünün önemli risk işaretleri olduğunu belirtti. Ailelere ise çocukların dijital davranışlarını yakından takip etme çağrısı yapıldı.
Dünyada olduğunu gibi Türkiye’de de giderek artan dijital bağımlılık, beraberinde şiddet olaylarının artmasını getirirken, uzmanlar ilgili kurumların ve ailelerin vakit geçirmeden bu konuda tedbir alması gerektiğini dile getiriyor.
TBMM Okul Saldırıları Araştırma Komisyonuna sunum yapan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı Prof.Dr. Tuncay Dilci, bir çocuğun şiddete eğilimli olup olmadığına ilişkin ortak risk göstergelerini anlattı. Dilci, “Çocukta davranışsal anlamda şiddet üretmeye sebebiyet verebilecek risk göstergelerinden bir tanesi yoksunluk sendromu. Çocuk, elinde bir şeylerin olmadığından şikâyetçi oluyor ve dijital nesne veya internete bağlanamadığından şikâyetçi oluyorsa o bağımlılık gibi gözüküyor. Bağımlılık sonrası şiddet. Zaten bağımlılığın kendisini kendi kendine uyguladığı bir şiddettir. İkincisi, sosyal izolasyon yani çevreyle iletişim kurmuyor. Bu iletişimsizlik de bir şiddete doğru dönüyor çünkü birinin karşısında suskun olmak, birine cevap vermemek karşı tarafa bir şiddettir neticede. Bir başka şey, benlik algısında değişme yani kendini değersiz hissetme, ‘Bu dünyada niye varım?’ bunu sorgulama ve intihar emareleri gösteren söylemlerde bulunması gibi. Bir diğeri, performans düşüklüğü yani evdeki işi yapmama, akademik sorumluluklarını yerine getirmeme, öğrencilik rollerini yerine getirmeme gibi. Bunlar önemli emareleri” diye konuştu.
SANAL KUMAR BAĞIMLILIĞI
Şans ve bahis oyunlarının da Türkiye'nin en önemli problemleri arasında yer aldığını ifade eden Dilci, “Aileler, ciddi anlamda bu konuda muzdarip. Gençlerimiz ufacık level atlama, puan kazandım falan derken onlar da şans oyunlarına el atıyor. Çünkü adrenalin ve risk alma duygusu giderek dopaminle haza dönüşmekte ve bu çocuklarda da ciddi kumar bağımlılığı olabilmekte. Bunun için yine bahis, sanal kumar tanıtımı, yönlendirmesi veya promosyonu veya erişimini kolaylaştıran içerikler için hızlı kaldırma mekanizması olabilmeli. Bu, devlet politikasına dönüşmelidir” diye konuştu.
DİJİTAL YETKİNLİK ÖNERİSİ
Sanal mekânlarda çocuk veya gençlerin her halükârda şiddetle temas ettiğini belirten Dilci, bu konuda ailelere de büyük görev düştüğünü söyledi. Dilci; “Mademki araç kullanmak için ehliyet alıyoruz, ailelere de dijital yetkinlik sertifikası zorunlu olmalı. Sadece çocuk değil, hem gençlere hem de aile bütünlüğü ve aile sağlığı açısından da çok önemli. Çünkü şu anda, telefonu alan herkes bir köşeye geçiyor. İletişimsizliğin meydana getirmiş olduğu bir tahammülsüzlük, haz ve hız odaklı yaşamın getirmiş olduğu o sabırsızlık aile içerisinde farklı infiallere neden oluyor” değerlendirmesini yaptı.




