Diş tedavisinde lazer kullanımı riskli mi?

3 dk okuma
Diş tedavisinde lazer kullanımı riskli mi?

Hızlı Özet

Göz ve cilt gibi birçok sağlık sorunu için uygulanacak cerrahide sıklıkla kullanılan bir yöntem haline gelen lazer tedavisi, ağız ve diş sağlığı tedavisinde de etkili çözümler sunuyor. Bir takım handikapları olan lazer tedavisinin ağız ve diş sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olduğunu Prof. Dr. Sait Mete Üçok yanıtladı.






Göz ve cilt gibi birçok sağlık sorunu için uygulanacak cerrahide sıklıkla kullanılan bir yöntem haline gelen lazer tedavisi, ağız ve diş sağlığı tedavisinde de etkili çözümler sunuyor. Bir takım handikapları olan lazer tedavisinin ağız ve diş sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olduğunu Prof. Dr. Sait Mete Üçok yanıtladı.



Lazer tedavisinin ağız ve diş sağlığında farklı birçok alanda kullanım alanı bulduğunu belirten İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sait Mete Üçok, lazer tedavisi ile anestezik uygulama ihtiyacının azaldığını ve daha az ağrılı cerrahi işlemlere imkan verdiğini söyledi.



Prof. Dr. Üçok, diş hekimliğinde kullanılan lazerlerin hem yumuşak dokuda hem de sert dokuda kullanılmak üzere iki çeşidinin olduğunu söyleyerek kullanım alanlarını şöyle sıraladı: “Yumuşak doku lazerleri, yumuşak doku cerrahisi ya da koagülasyonunda, kanal içi ya da cep içi dezenfeksiyonunda kullanılır. Sert doku lazerleri ise çürük temizlenmesi, kuron boyu uzatma, kanal genişletme, apikal rezeksiyon, lamina vener için diş kesimi, kuron (kaplama) sökümünde kullanılır.” Üçok, lazerlerin kompozit rezin dolguların polimerizasyonunda, diş hassasiyetinin giderilmesinde, tükürük taşının parçalanmasında ve dişlerdeki çatlakların ve çürüğün erken teşhisinde de kullanım alanı bulduğunu da ekledi.



Lazer tedavisi sert dokularda etkili mi?



Restoratif diş tedavisi alanında çürük lezyonunun temizlenmesi amacıyla kullanılabilen sert dokuyla ilgili olan dental lazerlerin de olduğunu belirten Üçok, “Bu sert doku lazerleri seçici olarak çürük dişte yalnızca çürük lezyonunu temizleyerek dişin sağlıklı ve sağlam kısımlarına dokunmamaktadır. Ancak diş sert dokularında her zaman etkili değildirler ve diş minesini ve metal içeren restorasyonları kaldıramazlar” dedi.



Lazerlerin çürük lezyonunun temizliğinde kullanılabildiği gibi endodontide (kök kanal tedavisi) kök kanallarının dezenfeksiyonunda ve diş beyazlatılması işlemleri ve dişin canlılığının (vitalitesinin) ölçülmesi için yapılan testler gibi farklı alanlarda da kullanım alanı bulunuyor. Üçok, lazerin sert dokulardan ziyade daha çok yumuşak dokularda ve onların cerrahisinde kullanıldığının altını çizdi ve bu işlemlerden bazılarını şöyle sıraladı;



“Biyopsi alımında, diş eti büyümelerinin tedavisinde, gingivektomi ve gingivoplasti gibi pembe estetiği içeren uygulamalarda, ağız içinde oluşan aftların tedavisinde, siyahlaşan ya da kahverengileşen diş etlerinin eski estetik pembe haline getirilmesi işlemi olan melanin pigmentasyonu tedavisinde kullanılabilmektedir.”



Prof. Dr. Üçok, yapılan akademik çalışmaların cerrahi işlemler esnasında insizyon yapmak (kesi yapmak) için lazer kullanılması ile dikişe olan ihtiyacın azaldığını, kanama kontrolünün sağlandığını ve tedavi sonrası iyileşmenin daha iyi olduğunu gösterdiğini söyledi. Tıpta ve diş hekimliğinde kullanılan lazerlerin esas özelliği tek renkli olmaları olduğunu da ifade eden Üçok, bu sayede hedeflenen dokulara etki edilirken çevre doku tahribatın minimum düzeyde olmasının sağlandığını vurguladı.





Lazer tedavisinde risklere dikkat!



Üçok, son olarak da lazer kullanımından kaynaklanan herhangi bir yansıyan enerji hasarını önlemek için uygun koruyucu gözlük kullanımının hem hasta hem de hekimin göz sağlığı açısından önemli olduğunu kaydederek: “Yoksa istenmeyen hasarlar hem hekimde hem de hastada oluşabilmektedir. Özellikle gözde ilk lazer ışığına maruz kalındığında aşırı sulanma ve ani görüntü dalgalanmaları olabilir. Daha ileri maruziyet durumlarında kornea yanıkları ve katarakta kadar varan hasarlar ortaya çıkabilir. Deride kabarcık oluşumu ve kızarıklıklar oluşabilir. Lazerler yüksek voltaj sistemleri ile kullanılırsa elektrik şoku riski ortaya çıkabilir. Bazı lazerlerde bulunan toksik gazlar sızıntı yaparsa soluma yoluyla hasara sebep olabilir. Lazerin yangın çıkarma ve tutuşma riski de vardır. Lazer uygulaması yapılan oda oldukça iyi havalandırılmalı ve odanın kapısına gerekli uyarı levhaları konulmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.




Bu haber 2376 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İlaç kutularında yeni dönem başlıyor!
Sağlık

İlaç kutularında yeni dönem başlıyor!

TİTCK tarafından başlatılan yeni düzenleme kapsamında ilaçlarda Elektronik Kullanma Talimatı (e-KT) uygulamasına kademeli olarak geçildi. Belirlenen takvim doğrultusunda 1 Ocak 2027 itibarıyla tüm ilaç ambalajlarında zorunlu hale gelecek uygulama ile vatandaşlar; ilacın kullanım şekli, dozajı ve yan etkileri gibi tüm detaylara kutu üzerindeki karekodu telefon veya tabletleriyle okutarak dijital ortamda ulaşabilecek.

Habervitrini15029 Görüntüleme
Şehir hastaneleri yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle hizmet veriyor
Sağlık
#Spor#haber#Kültür Sanat

Şehir hastaneleri yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle hizmet veriyor

Türkiye genelinde hizmet veren 27 şehir hastanesi, yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle teşhisten tedaviye, ameliyattan rehabilitasyona kadar birçok sağlık hizmetini aynı kampüs içerisinde vatandaşlara sunuyor.

Habervitrini13368 Görüntüleme
Hastanelerde yoğunluk arttı: Havaların soğuması ve okulların açılmasıyla bu vakalar tırmanışta
Sağlık
#sağlık#hastane#Çocuk

Hastanelerde yoğunluk arttı: Havaların soğuması ve okulların açılmasıyla bu vakalar tırmanışta

Okulların açılması ve hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonları ve grip vakalarında belirgin bir artış yaşanıyor. Polikliniklerde bulantı, boğaz ağrısı, yüksek ateş ve öksürük şikayetleri öne çıkarken Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Songül Özer, 2026-2027 grip sezonuna ilişkin kritik uyarılarda bulundu.

Habervitrini12574 Görüntüleme
Türkiye'nin yanı başında ölümcül Nil virüsü alarmı! Bir haftada 34 yeni vaka!
Sağlık

Türkiye'nin yanı başında ölümcül Nil virüsü alarmı! Bir haftada 34 yeni vaka!

Yunanistan'da son bir haftada 34 yeni Batı Nil virüsü vakasının tespit edildiği bildirildi. Uzmanlar, virüsten korunmanın en etkili yolunun bireysel tedbirler olduğunu vurgularken, virüs bulaşma riskinin eylül ayında da sürdüğünü bildirdi.

Habervitrini12743 Görüntüleme