Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin açıklama yaptı. Rapordaki değerlendirmelerin gerçekleri yansıtmadığını belirten Bakanlık, bazı ifadelerin ideolojik ve siyasi saiklerle kaleme alındığını savundu.
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak rapora tepki gösterdi.
Bakanlık açıklamasında, raporun Türkiye karşıtı çevrelerin iddialarına ve yanlış bilgilere dayandığı öne sürülerek, metinde yer alan değerlendirmelerin gerçeklerle bağdaşmadığı ifade edildi.
Açıklamada, bazı Avrupa Parlamentosu üyelerinin ideolojik yaklaşımlarını yansıttığı belirtilen raporun, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin stratejik önem kazandığı bir dönemde mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı savunuldu. Raporda kullanılan dilin, Türkiye karşıtı çevrelere ve terör örgütlerine alan açtığı ileri sürüldü.
"MEVCUT OLUMLU GÜNDEMİ GÖLGELEMEYİ AMAÇLADIĞI AÇIKTIR"
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda bugün (17 Haziran) kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu, ülkemiz karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayanan, gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmeler içermektedir.
Bazı AP üyelerinin ideolojik ezberlerini yansıtacak şekilde kasıtlı bir siyasi gündem çerçevesinde hazırlandığı görülen raporun, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin giderek arttığı bir dönemde, mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı açıktır. Terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı çevrelere zemin sağlayan bu yaklaşım, AP’nin Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine yönelik stratejik bir vizyon ortaya koymaktan ne denli uzak olduğunu bir kez daha göstermektedir.
"BAKANIMIZIN MESNETSİZ İTHAMLARLA HEDEF ALINMASINI REDDEDİYORUZ"
Raporda, bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülmekte olan hukuki süreçlerin çarpıtılarak, Sayın Adalet Bakanımızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını kesin bir dille reddediyoruz.
Devletimizin egemenliğinin temel sacayaklarından biri olan Türk yargısı, hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir. Yargı süreçlerini siyasi saiklerle hedef alan ve yargı bağımsızlığı ilkesiyle de çelişen girişimlerin kabul edilmesi mümkün değildir.
AP’den beklentimiz, küresel sınamaların arttığı mevcut ortamda, aday ülke Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin ortak çıkarlar temelinde, yapıcı bir zeminde ilerletilmesine katkı sağlayacak bir yaklaşım benimsemesidir."




