DIŞİŞLERİNDEN YILMAZ ÖZDİL'İN YAZISINA KINAMA

2 dk okuma
DIŞİŞLERİNDEN YILMAZ ÖZDİL'İN YAZISINA KINAMA

Hızlı Özet

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Sabah gazetesinin 28 Mayıs 2006 tarihli nüshasında çıkan Yılmaz Özdil imzalı yazının tepkiyle karşılandığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Sabah gazetesinin 28 Mayıs 2006 tarihli nüshasında çıkan Yılmaz Özdil imzalı yazının tepkiyle karşılandığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:


''Bakanlığımız ve çalışanları hakkında hiçbir mesnedi olmayan iddialara yer veren ve yakışıksız bir üslupla kaleme alınmış olan Yılmaz Özdil'in bahse konu yazısını şiddetle kınıyoruz.


Dünyanın her yöresindeki vatandaşlarımıza hizmet götürebilmek için büyük özveri ile çalıştığı herkesin malumu olan bakanlığımız böyle haksız bir saldırının muhatabı olamaz.''


İŞTE O YAZI:


Elçi yuhlanır mı?

Genelgeyi kıçından anladılar.
Büyükelçi'yi yuhladılar.




Ama "her şerde bir hayır vardır" ya...
Öyle oldu.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir Başbakan, elçilerin "ne yaptığını" sorguladı.




Halbuki bu sorunun, sadece "türban" mevzuunda değil, her alanda sorulması lazım.
Çünkü bana sorarsanız...
Elçilerin sürekli yuhlanması lazım.




Yurtdışında yaşayan Türkler gayet iyi bilir...
Bizim vergilerimizle krallar gibi yaşayan konsoloslar, o vergileri ödeyen bizlere "Afganlı mülteci" muamelesi yapar.




İşin düşsün, git... Kapı duvar.
Yurtdışında başı derde girince, konsolosluktan anında yardım almayı başarabilen bir tane Türk gösterin bana, burnuma halka takarım.




Hatırlayın, Marmara depremini... İsrail ekipleri geldi, Gölcük'teki on binlerce enkazın altından kendi vatandaşını eliyle koymuş gibi bulup, çıkardı...
Çünkü biliyor adam, hangi vatandaşı o anda nerede...




Ya biz?
11 Eylül saldırısında İkiz Kuleler'de Türk olup olmadığını, öğrenebildik mi o gün elçilikten?
Öğrenemedik.
Kimden öğrendik?
Kuledeki Türk köftecisinden...




Şoförlerimizin kafasını kestiler şakır şakır.
Aileleri televizyondan görüp, tanımasa...
Devlet bilir miydi kimin kim olduğunu?




Veya tsunami...
Galatasaraylı Suat olmasaydı, nereden bilecektik kaç tane Türk'ün mahsur kaldığını?




İnanmayan varsa ve numarayı biliyorsa, lütfen şu anda, mesela Roma büyükelçiliğini arasın, "ben ölüyorum" diye.
Açarlarsa, dişimi kırarım.
Telesekretere konuşursunuz...
Eğer kimliğinizi ve açık adresinizi verirseniz, öldüğünüzü pazartesi sabahı öğrenirler anca.




Bakın birkaç somut örnek vereyim.
Almanya'da notere gidin, bir işlem yaptırın.
5 Euro.
Ama konsolosluk kabul etmez Alman noterini... İlla konsolosluktan yapacaksın.
Yaptır aynı işlemi konsoloslukta...
35 Euro.
Yani devletin seni kazıklaması için Türkiye'de oturmana gerek yok... Hangi ülkeye gidersen git, devletin kazığından kurtuluş yok.




Mesela, Bavyera ile Hessen eyaletleri sınırında oturuyorsun...
Ama evin, Bavyera sınırları içinde...
30 kilometre uzaktaki Frankfurt Konsolosluğu'na gidersen, yapmazlar işini...
300 kilometre uzaktaki Nürnberg Konsolosluğu'na gitmek zorundasın.
Niye?
Zevk alıyorlar adeta...




Sabahın köründe gittin konsolosluğa.
İçeri almazlar.
Dışarda sıraya gireceksin mutlaka...
Yazın güneşte, kışın yağmurda.
Sen istediğin kadar "bu konsolosluk benim toprağım" de... Giremezsin.




Amaaaaa....
Eğer medyatik biriysen.
Nikah kıydır... Düğün salonu yap Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin elçiliğini...
Kapılar ardına kadar açık.




Diyorum ya... Monşerler kusura bakmasın.
Sürekli yuhlamak lazım.

Bu haber 59182 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İşte Cem küçük davasında medya patronunun ifadesi
Medya/Magazin

İşte Cem küçük davasında medya patronunun ifadesi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Cem Küçük’e yönelik soruşturmasında gözaltına alınan medya şirketi sahibi İsmail Çanak’ın savcılık ifadesinin ayrıntıları belli oldu. Hesaplarındaki milyonluk para trafiği sorulan Çanak, Cem Küçük’e yaptığı 630 bin TL’lik ödemeyi organizasyonlara katılımıyla, Tahir Sarıkaya’ya gönderdiği 9 milyon 75 bin 564 TL’yi ise aralarındaki iş ilişkisiyle açıkladı.

Habervitrini11118 Görüntüleme
Mehmet Akif Ersoy mide bulandıran iddiayı mahkemede kabul etti!
Medya/Magazin

Mehmet Akif Ersoy mide bulandıran iddiayı mahkemede kabul etti!

286 yıla kadar hapis talebiyle yargılanan tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy, ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede hakkındaki suçlamalara yanıt veren Ersoy, uyuşturucu kullandığını kabul ederek, “8 senede 15 kez kullandım. Hata mı, hata” dedi. Ersoy, kadınlarla yaptığı görüşmelere ilişkin ise “Bu buluşmalarda maalesef hata yapmışızdır” ifadelerini kullandı.

Habervitrini11343 Görüntüleme
Mehmet Akif Ersoy ilk kez hakim karşısında!  Ofisindeki gizli kamerayı fark ettim, rızamla ilişkiye girdik
Medya/Magazin
#cinsel-istismar#adli sorusturma#Mağdur Hakları

Mehmet Akif Ersoy ilk kez hakim karşısında! Ofisindeki gizli kamerayı fark ettim, rızamla ilişkiye girdik

‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 sanığın yargılanmasına başlandı. Ersoy’un, ‘Suç örgütü kurma ve yönetme’, 11...

Habervitrini11354 Görüntüleme
Yıldız Tilbe konserinde ortalık karıştı
Medya/Magazin

Yıldız Tilbe konserinde ortalık karıştı

İzmir Enternasyonal Fuarı etkinlikleri bünyesinde gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören Çim Konserleri serisinde sanatçı Yıldız Tilbe dinleyicileriyle buluştu. Konser öncesinde Kültürpark giriş noktalarında uzun kuyruklar oluştuğu gözlendi.

Habervitrini13968 Görüntüleme