Doku'nun 2024'te yaşamını yitiren arkadaşı Rojwelat Kızmaz'ın ailesi de hukuki süreç başlattı

4 dk okuma
Doku'nun 2024'te yaşamını yitiren arkadaşı Rojwelat Kızmaz'ın ailesi de hukuki süreç başlattı

Hızlı Özet

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun soruşturması, yeni atanan başsavcının dosyayı devralmasıyla derinleşti. Soruşturma kapsamında eski vali ve polislerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklanırken, Doku'nun 2024'te yaşamını yitiren arkadaşı Rojwelat Kızmaz'ın ailesi de hukuki süreç başlatacaklarını bildirdi.

Soruşturma Yeni Bir Boyut Kazandı

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de ortadan kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturma, yeni bir evreye girdi. Bu süreçte, Doku’nun 2024 senesinde vefat eden yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz’ın ailesi, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaatta bulunacaklarını duyurdu.

Haber ajanslarının geçtiği bilgilere göre, Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı olan Rojwelat Kızmaz'ın cansız bedenine Şubat 2024’te Hasankeyf’te ulaşılmış ve hadise kayıtlara intihar olarak intikal etmişti.

Kızmaz’ın ailesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Doku dosyasındaki son ilerlemelerin ardından yeni kuşkuların ortaya çıktığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Yakın arkadaş Gülistan Doku dosyasında gelinen son aşama sonrasında, Rojwelat açısından daha önce mevcut olan soru işaretlerine, yaşanan bu son gelişmeyle birlikte yeni şüpheler eklenmiştir."

Ailenin avukatlarının 27 Nisan'da Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe ile başvuracağı ve TSİ 14.30'da adliye binası önünde bir basın açıklaması düzenleyeceği kamuoyuna ilan edildi.

Başsavcının Dikkat Çeken Tespiti ve Yeni Soruşturma Ekibi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, soruşturma dosyasını derinleştiren isim oldu. 13 Haziran 2024 tarihinde Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanan Cansu, kısa bir zaman zarfında Gülistan Doku soruşturması için hususi bir birim oluşturarak tahkikatın kapsamını genişletti.

Vazifesine başladığında dosyada dikkatini çeken ilk unsurun, Gülistan Doku'ya ait SIM kartın Ankara'da sinyal vermesi olduğunu belirten Cansu, bu izin daha önce takip edilmediğini saptadı. Cansu, TRT Haber’e verdiği demeçte, başka bir şehirde sinyal verdiğini fark ettiklerinde bu konunun takipçisi olup bir dizi sorgulama gerçekleştirdiklerini ve neticesinde bazı verilere ulaştıklarını söyledi.

"Dosyaya sadece cihaz bilgileri gelmiş ancak peşine düşülmemişti. Bu sim kartı ve cihazı daha önce kimlerin kullandığı araştırılmamıştı. Bu aşamadan sonra yaptığım araştırmalar beni 'Gökhan' ismine götürdü"

Bu tespitin ardından, ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok, Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabından veri sildiği ithamıyla 16 Nisan’da tutuklandı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen tahkikat; "cinayet, delil karartma, dijital izlerin silinmesi, kamu nüfuzunun kullanılması" gibi suçlamaları mercek altına alıyor.

Arama Çalışmaları ve Dijital İncelemeler

Başsavcı Cansu, genç kadının cansız bedenini bulmaya yönelik faaliyetler hakkında da bilgi verdi. Tunceli'nin dağlık ve ormanlık arazileri ile mağaraların birer birer arandığını ifade etti. Cansu, "Ankara'dan gelen donanımlı JASAT ekipleri ve teknik cihaz desteğiyle 30 kişilik bir ekip şu an hala sahada çalışmalarını sürdürüyor" diye ekledi.

Soruşturma kapsamında jandarmaya ulaşan gizli tanık beyanlarının Tunceli'deki Gençlik Merkezi ve Sarısaltuk Viyadüğü bölgesini gösterdiğini aktaran Cansu, bu doğrultuda bölgede yeniden baz istasyonu çalışması yapıldığını belirtti.

Tüm şüphelilere ait cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital materyallere el konulduğunu ve Siber Suçlar uzmanlarınca incelemelerin devam ettiğini bildiren Başsavcı, "HTS ve PTS kayıtlarını yeniden analiz ediyoruz. İddia edilen bölgelerde bizzat konum alarak çalışmalarımızı derinleştiriyoruz" dedi.

Hastane Kayıtlarındaki Tutarsızlık ve Tutuklamalar

Başsavcı Cansu, tahkikat sırasında dikkat çeken bir diğer unsurun ise Doku'nun hastane kayıtlarındaki tutarsızlık olduğunu dile getirdi. Tedavi belgelerindeki tarihlerde bir çelişki tespit ettiklerini belirten Cansu, "Polnet kaydında hastane girişi görünen bir tarih, hastane tedavi evraklarında hiç yer almıyordu. Bu durum bize şüpheli geldi" şeklinde konuştu. Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hastanedeki incelemelerinin sürdüğü bilgisi paylaşıldı.

Bu kapsamda Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. 25 Nisan'da nezarete alındı. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi de hastane kayıtlarını sildiği suçlamasıyla Bursa'da gözaltına alındıktan sonra 20 Nisan'da tutuklandı.

Soruşturmanın en çok dikkat çeken tutuklamaları arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel de yer aldı. 17 Nisan’da gözaltına alınan Sonel, 21 Nisan’da savcılık sorgusunun ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel 18 Nisan’da, görevde olduğu dönemdeki koruması Şükrü Eroğlu da yine 18 Nisan’da tutuklanmıştı. 25 yaşındaki Mustafa Türkay Sonel, savcılıkta verdiği ifadede hakkındaki ithamları kabul etmeyerek, "Gizli tanığın beyanındaki tecavüz olayı ile benim hiçbir bilgim ve alakam yoktur" dedi ve Gülistan Doku'yu tanımadığını ileri sürdü.

Tutuklanan diğer isimler arasında Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile annesi ve üvey babası da bulunmaktadır. Ayrıca, Tunceli İl Özel İdaresi eski personeli Erdoğan Elaldı "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanırken, Elaldı'nın Doku ile son teması kuran kişi olduğu belirtildi. Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan şüpheli Umut Altaş için ise yakalama kararının ardından uluslararası kırmızı bülten düzenlendi.

Olayın Geçmişi

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku'dan, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrılmasının ardından bir daha haber alınamadı. Diyarbakır'da ikamet eden ailesi, kaybolduğu gün Tunceli'ye gelerek emniyet birimlerine kayıp müracaatında bulunmuştu. Başlatılan araştırmalar neticesinde, Doku'nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği tespit edilmişti.

Baraj gölünde yürütülen aramalarda herhangi bir ize rastlanmaması üzerine, Ekim 2022'de arama faaliyetlerine son verilmişti. Ancak ailesi kızlarını aramaktan vazgeçmedi. Doku'nun ailesi, Ocak 2024'te avukatları vasıtasıyla, dosyanın baş şüphelisi olarak görülen ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Z.A.'nın tutuklanması ve o dönem dosyayı yürüten asayiş biriminde görevliyken meslekten ihraç edilen polis memuru babası E.Y.'nin şüpheli sıfatıyla dosyaya eklenmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurmuştu. Aile, dönemin valisi Sonel hakkında da baş şüphelinin yurt dışına kaçırılmasına göz yumduğu iddiasıyla görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunmuştu.

Kaynak:BBC Türkçe
Bu haber 13631 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR