Körfez Ülkelerinde Trump Huzursuzluğu: ABD Müttefikleri Alternatif Arayışında
ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu ve İran politikaları, Körfez'deki geleneksel müttefikleri arasında derin bir hayal kırıklığına ve tepkiye yol açıyor. Batılı ve Arap yetkililer, Washington yönetimiyle yaşanan güven krizinin bölge ülkelerini yeni savunma ve güvenlik ortaklıklarına yönelttiğini belirtiyor.
Washington'a Duyulan Güven Zayıflıyor
ABD basınının Beyaz Saray kaynaklarına ve Washington Post gazetesine dayandırdığı haberlere göre Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt ve Bahreyn, Washington ile ilişkilerin zayıflaması üzerine alternatif adımlar atmayı değerlendiriyor. Bölge ülkeleri geniş çaplı silah tedarikinde ABD'ye bağımlı kalmayı sürdürse de topraklarında ABD askeri tesislerini barındırmaya devam edip etmeme konusunu dahi tartışmaya açmış durumda.
Adı açıklanmayan Avrupalı bir yetkili, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na dikkat çekerek, bu adımın üç güçlü Müslüman ülkenin güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirme arayışının açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.
"Savaşı Trump Başlattı, Bedelini Biz Ödüyoruz"
Hürmüz Boğazı'nın çatışmalar nedeniyle kapalı kalması, petrol ihracatı ve stratejik ticaretini bu rota üzerinden yürüten Körfez ekonomilerini doğrudan etkiledi. Eurasia Group Orta Doğu ve Kuzey Afrika Birimi Direktörü Firas Maksad, Körfez'deki ABD müttefiklerinin Trump'ın çözmekte zorlandığı öngörülemez bir savaşa gereksiz yere sürüklendiklerini düşündüklerini belirtti.
Bölgeden bir yetkili ise tepkisini, "Bu savaşı Trump başlattı ve bedelini biz ödüyoruz. ABD'ye duyulan öfke, İsrail ile birlikte ortak saldırıları başlattıkları şubat ayından bu yana en yüksek noktada" sözleriyle dile getirdi.
Bölgedeki Batılı bir diplomat ise ABD askeri varlığının eskiden "katlanılması gereken bir kötülük" olarak görüldüğünü, ancak gelinen noktada bu varlığa gerçekten ihtiyaç olup olmadığının sorgulandığını kaydetti. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı savaş sürecinde 40 binden 50 bin personele çıkarılmıştı.
Diplomatik Arayışlar ve Çöken Anlaşmalar
Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü (AGSI) uzmanları Anna Jacobs ve Bader Al-Saif, Washington'ın politikalarının müttefiklerine güven vermediğini ifade ediyor. ABD ve İran arasında 17 Haziran'da İsviçre'de imzalanan 60 günlük geçici ateşkes ve mutabakat zaptının, Temmuz ayında yaşanan çatışmalarla çöktüğüne dikkat çekiliyor.
Al-Saif, mutabakatın İran'ın balistik füze kapasitesi ve vekil güçlerine değinmediği için yetersiz kaldığını belirterek, "Mutabakat zaptı bir şakaydı, şartlar kabul görmedi ve anlaşma kısa sürede öldü" değerlendirmesinde bulundu.
"Çöldeki Davos" Önümüzdeki İlk Sınav Olacak
Eski ABD Kuveyt ve Irak Büyükelçisi, mevcut AGSI Başkanı Douglass Silliman, bölgede hem Washington'a hem de enerji altyapılarına saldıran Tahran'a yönelik öfkenin yükseldiğini aktardı.
Silliman, Suudi Arabistan'ın ekim ayı sonunda düzenleyeceği ve "Çöldeki Davos" olarak bilinen 10. Gelecek Yatırım Girişimi (FII) toplantısının bölgedeki küresel katılım isteğini ve güvenlik algısını ölçecek kritik bir sınav olacağını ifade etti.




