Dubai rüyasının sonu

5 dk okuma
Dubai rüyasının sonu

Hızlı Özet

ABD'deki Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi'nde kıdemli araştırma görevlisi olan Karen Young da bu görüşe katılıyor:

Savaş Dubai rüyasını gerçekten bitirdi mi?

Medya kuruluşları İran savaşı nedeniyle "Dubai rüyasının bittiğini" söylerken uzmanlar "rüyanın askıda olduğunu" savunuyor. Dubai ekonomisinin temelini oluşturan yabancıların çoğunluğu ise ülkeden ayrılmış durumda.

Ghost town Dubai: Empty sun loungers stretch to horizon as Iran holds the  world to ransom, drones hit financial hub - and war sends airfares soaring  | Daily Mail Online

Dünya basınında son zamanlarda çıkan birçok habere göre İran savaşı, yabancıların Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) vergisiz, lüks yaşam tarzı arayışını simgeleyen "Dubai rüyası"nı tartışmaya açtı.

ABD merkezli New Yorker dergisi "Dubai'nin sarsılan güvenli liman itibarı" başlığını atarken New York Times gazetesinden bir yazar da "Bu Dubai'nin sonu olabilir mi" sorusunu soruyor.

Dubai is now a 'ghost town' of empty sun-loungers and pools | News World |  Metro News

Britanya merkezli Daily Mail ise Dubai'nin güneşli havasında göz alıcı bir hayat süren influencerların şehri terk etmek zorunda kalmasından keyif duydu. Gazete "Dubai göçü" ve "influencerların çöken hayalleri" hakkında onlarca haber yayınladı.

Facts vs. influencers: Is the 'Dubai dream' really over?

"Rüyanın bitişi" sürecinin bir parçası da İran saldırıları sonrası şehirde meydana gelen hasarlara dair sosyal medyada fotoğraf veya video paylaşan influencerların gözaltına alınması oldu.

"Detained in Dubai" adlı hukuki yardım kuruluşunun aktardığına göre aralarında Avrupalıların da bulunduğu 100'den fazla kişi BAE yetkilileri tarafından siber suç ve ulusal güvenlik yasaları kapsamında gözaltına alındı.

Bu kişiler, suçlu bulundukları taktirde yüklü miktarda para cezaları veya ağır hapis cezalarına çarptırılabilir.

BAE Savunma Bakanlığı'nın aktardığına göre İran, savaşın başlangıcından bu yana ülkeye 2 bin 200'den fazla dron ve 500'den fazla füze saldırısı düzenledi. Bu saldırılardan bazıları Dubai Uluslararası Havalimanı'nı bazıları da otelleri ve yerleşim yerlerini vurdu.

Bununla birlikte BAE yetkilileri Dubai'de yaşamın normal ve güvenli şekilde devam ettiği izlenimini sürdürmeye çalıştı. İşletmelerden açık kalmaları ve her zamanki gibi faaliyet göstermeleri istenirken yetkilier de alışveriş merkezlerini gezdi.

Bazı BAE medya kuruluşları ve önde gelen sosyal medya hesapları da "hayatın normal seyirde devam ettiğine ve Duba'inin hâlâ güvenli olduğunu" iddia eden bu söylemi destekledi.

Peki kim haklı?

Şüphesiz savaş Dubai'ye ciddi ekonomik zarar verdi. BAE'nin petrolünün büyük kısmı Abu Dabi Emirliği'nde. Bundan dolayı Dubai gelirini turizm, finansal hizmetler, teknoloji, gayrimenkul ve lojistik gibi petrol dışı faaliyetlerden elde ediyor.

Dubai'nin nüfusu yaklaşık 3,8 milyon ancak bu sayının sadece yaklaşık yüzde 10'u yerli BAE vatandaşı. Yerleşimci, yatırımcı veya turist olarak gelen göçmenlerin akışı, nüfus artışıyla birlikte mal ve hizmetlere olan talebin de artmasıyla Dubai'nin ekonomik büyümesini tetikledi.

Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Arap Körfez Devletleri Enstitüsü'nün 2021 tarihli bir analizinde, "BAE'deki yabancı uyruklu nüfus, ülke içindeki ekonomik gelişme eğilimlerinin merkezinde yer almaktadır" deniyor. Bu nedenle yabancı uyrukluların ülkeden ayrılmasının ekonomide çok büyük bir etki yaratması muhtemel.

umeirah Beach Residence'ta boş sokaklarumeirah Beach Residence'ta boş sokaklar

Genellikle dolu olan Jumeirah Beach Residence semti, savaş nedeniyle tenha bir yer haline geldiFotoğraf: Fadel Senna/AFP/Getty Images

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sonrası ülkeyi geçici veya kalıcı terk eden yabancıların sayısı henüz bilinmiyor. Haberlere göre bu sayı on binleri buluyor.

Turizm akışı da önemli ölçüde azaldı. Turizm işletmeleriyle yapılan görüşmeler, ziyaretçi sayısında yaklaşık yüzde 80'e varan düşüşler olduğunu ortaya koyuyor. İngiltere merkezli Arabian Gulf Business Insight dergisi, Mart ayında Dubai'deki otel doluluk oranlarının önemli ölçüde düştüğünü belirtiyor.

Diğer alanlarda da kayıplar oldu. Dubai Borsası'nın kıyaslama endeksi savaş süresince yüzde 16 değer kaybetti. Finans hizmetleri sektöründeki yöneticiler, çalışanlarından evden çalışmasını istedi; hatta bazıları çalışanlarını tahliye etti. Emlak fiyatları rekor seviyelerden düştü ve piyasa gözlemcileri, alıcıların planladıkları alımlardan vazgeçtiğini belirtti.

Uzmanlar iyimser

Öte yandan hükümet kriz için son iki haftada yaklaşık 272 milyon dolar tutarında bir önlem paketi hazırladı. Bu paket, otel satış ücretleri ve turizm vergileri dahil olmak üzere resmi harçların ödenmesi için üç aylık ek süre tanıyor. BAE yetkilileri ayrıca savaş sona erdiğinde turizmi canlandırmaya yönelik planlara da finansman sağlıyor.

İngiltere merkezli Financial Times gazetesi, hükümetin ülkeden ayrılan yabancıları geri dönmeye ikna etmek amacıyla yabancılar için vergi statüsü ve ikamet kurallarını esnetmeyi planladığını yazdı.

Arap Körfez Devletleri Enstitüsü'nden misafir araştırmacı Robert Mogielnicki'ye göre "finansal açıdan bakıldığında Dubai'nin sonu henüz gelmedi."

DW'ye konuşan Mogielnicki, şunları söylüyor:

"Dubai'nin ağır darbe alan ekonomisinin normale yaklaşabilmesi için büyük bir toparlanma gerekecek. Birçok gözlemci, Emirlik'in dayanıklılığı konusunda iyimser olmaya devam ediyor. Bölgenin çatışma sonrası siyasi ekonomisine iyi uyum sağlamış bir Dubai gayet de olası görünüyor."

Dubai'de boş bir restoranDubai'de boş bir restoran

Dubai'de lüks restoranların müşteri sayısı yüzde 90 oranında azaldıFotoğraf: Fatima Shbair/AP Photo/picture alliance

ABD'deki Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi'nde kıdemli araştırma görevlisi olan Karen Young da bu görüşe katılıyor:

"Genel görüşüm Dubai'nin toparlanabileceği yönünde. Her zaman bölgesel bir merkez olmaya devam edecek. Dubai, ekonomik özgürlük ve lüksün yanı sıra bölgedeki pek çok kişinin kendi ülkelerinde deneyimleyemediği güvenilir devlet hizmetleri ile hukuk ve ticari faaliyetlerin istikrarlı işleyişini temsil ediyor."

BAE'deki Alman şirketlerine destek veren Alman-BAE Sanayi ve Ticaret Ortak Konseyi Başkanı Martin Henkelmann, "Benim değerlendirmeme göre, BAE'nin temel güçlü yönleri hâlâ geçerliliğini koruyor" diyor.

Henkelmann'a göre BAE mevcut koşullara rağmen hızlı bir şekilde toparlanmak için elverişli konumda.

"Dubai rüyası" bitmedi, askıda

Savaş döneminde BAE'den gelen ilk ekonomik göstergeler de bu görüşleri destekliyor. ABD merkezli finansal veri ve analiz şirketi S&P Global, BAE için Mart ayı satın alma yöneticileri endeksini (PMI) yayınladı. Bu endekste, şirketlerdeki satın alma yöneticilerine siparişler ve üretim konusundaki beklentileri soruluyor.

Dubai'nin PMI endeksi Şubat ayındaki 54,6 seviyesinden Mart ayında 53,2'ye geriledi. Ancak 50'nin üzerindeki bir PMI endeksi yine de bir artış olduğunu gösteriyor. 

S&P Global'in kıdemli ekonomisti David Owen yaptığı açıklamada, "BAE'nin petrol dışı özel sektörü, savaşın etkileriyle sarsıldı. Bununla birlikte, birçok şirket için sipariş defterleri dayanıklılığını korudu ve üretim arttı" diyor.

Bunun dışında Dubai için somut olmayan itibar ve duygusal kayıpları da oldu. Alevler içinde yanan otel görüntüleri, tutuklanan influencerlara dair haberler gibi. Bu kayıpları telafi etmek çok daha zor olabilir.

Financial Times, "Yıllar boyunca BAE'nin markası -özellikle Dubai'nin markası- tehlikeli bir bölgede bir istikrar adası olduğu iddiasıyla destekleniyordu" diye yazdı.

Bu nedenle yüksek gelirli kişilerin ve lüksü seven influencerların, özellikle başka seçenekleri varsa aynı sayılarda geri dönüp dönmeyeceği belirsiz.

Mogielnicki, "hükümetin yabancıları geri getirmek için güçlü teşvikler sunacağını düşündüğünü ve bunun da Dubai için sürekli devam eden bir strateji olacağını" söylüyor.

Bu haber 846 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İran Nükleer Programı ABD ile İsrail'i Karşı Karşıya Getirdi
Dünya

İran Nükleer Programı ABD ile İsrail'i Karşı Karşıya Getirdi

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki askeri gerilim, ABD'nin iki İran tankerini hedef almasıyla tırmanırken, İsrail'in İran'la yapılacak olası bir nükleer anlaşmaya karşı sert tutumu Washington ile Tel Aviv arasında bir anlaşmazlığa işaret ediyor. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, İran'ın nükleer kapasitesini bütünüyle sonlandırmayan hiçbir uzlaşının kabul edilemeyeceğini belirttiği öğrenildi.

Habervitrini11549 Görüntüleme
Şara kardeşlerini görevden aldı
Dünya

Şara kardeşlerini görevden aldı

Rusça bilen ve bir Rus vatandaşı ile evli olan Mahir Şara'nın, Ahmed Şara ile Moskova arasında bir bağlantı figürü olarak rol üstlendiği belirtiliyor. Mahir Şara'nın ilerleyen süreçte Rusya Büyükelçisi olarak atanabileceği de ifade ediliyor.

Habervitrini10007 Görüntüleme
İran'ın Hark Adası Açıklarında Geniş Çaplı Petrol Sızıntısı Gözlemlendi
Dünya
#İran#Basra Körfezi#sızıntı

İran'ın Hark Adası Açıklarında Geniş Çaplı Petrol Sızıntısı Gözlemlendi

Uydu görüntüleri, İran'ın stratejik petrol ihracat merkezi Hark Adası civarında yaklaşık 52 kilometrekarelik bir alanı kaplayan büyük bir petrol sızıntısını ortaya koydu. Olay, ABD'nin deniz ablukası ve bölgesel gerilimlerin İran'ın enerji altyapısı üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor.

Habervitrini12747 Görüntüleme
Tek Kullanımlık Ajanlar' Sahada
Dünya
#Europe#Russia#Features

Tek Kullanımlık Ajanlar' Sahada

Polonya İç Güvenlik Servisi (ABW), 2024 yılından bu yana ülke topraklarında benzeri görülmemiş sayıda hibrit saldırı tespit edildiğini açıkladı. Rus istihbaratının kullandığı ve 'tek kullanımlık ajanlar' olarak bilinen amatör casusların, Avrupa genelinde daha karmaşık sabotaj eylemleri için zemin hazırladığı belirtiliyor.

Habervitrini10568 Görüntüleme