Erdoğan : 168 azgına eyvallah demeyeceğiz

6 dk okuma
Erdoğan : 168 azgına eyvallah demeyeceğiz

Hızlı Özet

Erdoğan, sosyal medyada tık tuzağına düşen kamu görevlilerini uyarırken sınırdakilere valilere Terörsüz Türkiye konusunda azami dikkat gösterilmesi talimatını verdi.

Başkan Erdoğan'dan 168 ismin "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" açıklamasına sert tepki: "Eyvallah etmeyeceğiz"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Valiler Buluşması" programında önemli açıklamalarda bulundu. Ramazan öncesi Müslümanlara Gazze üzerinden birlik çağrısı yapan Başkan Erdoğan, "Cenab-ı Allah'ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır." dedi.

 Başkan Erdoğan, yayınladıkları "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" bildirisiyle milyonların Ramazan sevincini hedef alan 168 hadsize sert tepki göstererek, "Milletimizin arasında nifak sokmasına eyvallah etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, sosyal medyada tık tuzağına düşen kamu görevlilerini uyarırken sınırdakilere valilere Terörsüz Türkiye konusunda azami dikkat gösterilmesi talimatını verdi.

"2,5 yıl boyunca İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ali Yerlikaya'ya bir kez de sizlerin huzurunda hizmetleri için teşekkür ediyorum. İçişleri Bakanlığı görevini devralan Mustafa Çiftçi'ye de aynı şekilde başarılar diliyor, yapacağı hayırlar sebebiyle milletim adına kendisine şimdiden şükranlarımı iletiyorum. Sizlerle birlikte vali yardımcılarımıza, kaymakamlarımıza ve mülki idare teşkilatımızın her bir mensubuna Rabb'imden muvaffakiyetler temenni ediyorum. Şehit mülki idare amirlerimizle birlikte ebediyete irtihal eden valilerimizi, kaymakamlarımızı bilvesile rahmetle yad ediyorum. Hepsinin de ruhu şad, mekanları cennet olsun."

GAZZELİLERE DAYANIŞMA MESAJLARINI GÖNDERDİ

Ramazan-ı Şerif'in millet, alemi İslam ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, rahmet kapılarının açıldığı söz konusu mübarek günlerin, birlik ve beraberliklerini güçlendirmesini Allah'tan niyaz etti.

Mehmet Akif Ersoy'un "Ya Rab, şu muazzam ramazan hürmetine, kaldır aradan vahdete hail ne ise; Ya Rab, şu asırlarca süren tefrikadan, artık ezilip düşmesin ümmet ye'se"dizelerini okuyan Erdoğan, Ersoy'un bu duasına kendilerinin de gönülden"amin" dediğini aktardı.

"Milletimizin her bir ferdinden, dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça, bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabıallah'ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratmayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır."

"DEVLET BİZDE YALNIZCA İDARİ BİR TEŞKİLATLANMAYI İFADE ETMEZ"

Başkan Erdoğan, Nurettin Topçu'nun millet, tarih ve kimlik arasındaki rabıtayı kaleme aldığı ifadelerini paylaşarak, şöyle konuştu:

"'Mazinin bittiği yerde, millet biter, insan biter, izan biter, nihayet bulurlar. Millet, tarihinden ibarettir. Onu tarihinden sıyırırsanız, insan sürüsü kalır. Milletlerin mazisini teşkil eden bütün eski hareketler, eski eserler ve düşünüşler ona bir zincirin halkaları gibi gelir. Ben babama, o da Kosova'nın kahramanlarına ve Yıldırım Han'a bağlanır. Bunların ruhu ise Yunuslar'la Alparslanlar'dan geçerek Hazreti Muhammed'e kadar uzanan zincirin bize daha yakın bulunan halkalarını teşkil ederler. Bizim bu atalarımızın varlığı geçmişten ibaret bir bütün teşkil ederek bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet bir büyük dimağın böyle büyük bir ruhun adıdır'. Evet. Büyük bir millet olarak bizim büyük dimağımızın, büyük ruhumuzun bir özelliği de devlet mefhumuna yüklediğimiz anlam ve atfettiğimiz önemdir. Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebet müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz, geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder."

"Milletimizin her bir ferdinden, dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça, bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabıallah'ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratmayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır."

"DEVLET BİZDE YALNIZCA İDARİ BİR TEŞKİLATLANMAYI İFADE ETMEZ"

Başkan Erdoğan, Nurettin Topçu'nun millet, tarih ve kimlik arasındaki rabıtayı kaleme aldığı ifadelerini paylaşarak, şöyle konuştu:

"'Mazinin bittiği yerde, millet biter, insan biter, izan biter, nihayet bulurlar. Millet, tarihinden ibarettir. Onu tarihinden sıyırırsanız, insan sürüsü kalır. Milletlerin mazisini teşkil eden bütün eski hareketler, eski eserler ve düşünüşler ona bir zincirin halkaları gibi gelir. Ben babama, o da Kosova'nın kahramanlarına ve Yıldırım Han'a bağlanır. Bunların ruhu ise Yunuslar'la Alparslanlar'dan geçerek Hazreti Muhammed'e kadar uzanan zincirin bize daha yakın bulunan halkalarını teşkil ederler. Bizim bu atalarımızın varlığı geçmişten ibaret bir bütün teşkil ederek bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet bir büyük dimağın böyle büyük bir ruhun adıdır'. Evet. Büyük bir millet olarak bizim büyük dimağımızın, büyük ruhumuzun bir özelliği de devlet mefhumuna yüklediğimiz anlam ve atfettiğimiz önemdir. Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebet müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz, geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder."

İNSANIMIZI KUTUPLAŞTIRMASINA EYVALLAH DEMEYECEĞİZ

Başkan Erdoğan, "Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye'de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan, doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz." diye konuştu.

Valilerden mübarek ramazan ayında çok büyük gayret beklediğini belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Şunu en iyi sizler biliyorsunuz. Unutmayın, devlet kapısı hacet kapısıdır. Bizim insanımız mahcuptur, mağrurdur. Kalbini herkese açmaz. Derdini, sıkıntısını ulu orta herkese anlatmaz. Hele hele meramını, maruzatını, ihtiyacını herkesle paylaşmaz. O yüzden ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi siz arayıp bulacak, onlar size gelmeden siz onların yardımına koşacaksınız. Gerekirse Ömer gibi kapı kapı gezecek, sorunları yerinde tespit edecek, bunları en hızlı şekilde çözüme sizler ulaştıracaksınız. Gariplerin, yoksulların, öksüz ve yetimlerin elinden siz tutacaksınız. Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla, yardım çalışmalarıyla devletimizin şefkatli elini vatandaşa sizler uzatacaksınız. Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi tekrar ifade ediyor, Rabb'im yar ve yardımcınız olsun diyorum."

Derdi olan, ülkenin, milletin derdiyle dertlenen bir kadro olduklarını ifade eden Erdoğan, milletin takdiriyle ülkeyi yönetme görevini devraldıkları günden bu yana 86 milyonun müreffeh ve mutlu geleceği için canla başla çalıştıklarını söyledi.

Başkan Erdoğan tüm valilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

 

Bu haber 956 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Son dakika: Manisa'da okul önünde silahlı saldırı.. çok sayıda kişi vuruldu
Gündem
#Lise Önü Saldırı#Manisa Turgutlu#Silahlı Olay

Son dakika: Manisa'da okul önünde silahlı saldırı.. çok sayıda kişi vuruldu

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında av tüfeğiyle ateş açılması sonucu 8 kişi etkilendi. Olayın ardından yakalanan ve gözaltına alınan şüpheliyle ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.

Habervitrini11947 Görüntüleme
Devlet Bahçeli tehdit edildi
Gündem

Devlet Bahçeli tehdit edildi

MHP Manisa İl Başkanı Nurullah Savaş’tan dikkat çeken bir iddia geldi. Savaş, “Terörsüz Türkiye” süreci nedeniyle MHP lideri Devlet Bahçeli’yi tehdit edenlerin olduğunu öne sürdü.

Habervitrini14874 Görüntüleme
Adalar Belediyesi'nde dengeleri değiştirecek istifa
Gündem

Adalar Belediyesi'nde dengeleri değiştirecek istifa

Adalar Belediye Başkanvekili Medine Pamuk'un istifasının ardından bugün yapılması planlanan başkanvekilliği seçimi, yeterli çoğunluk sağlanamaması üzerine 23 Eylül'e ertelendi. Gelişme sonrası tutuklu Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak da belediye meclis üyeliği ve İBB Meclis üyeliği

Habervitrini12692 Görüntüleme
Sekiz günlüğüne gittiği umreden sekiz aydır dönemediler
Gündem

Sekiz günlüğüne gittiği umreden sekiz aydır dönemediler

Ramazan umresi için 17 Şubat'ta Mekke'ye giden Havva Ünlüce (61) ile çocukları Serdar Ünlüce (34), Semra Karakaya (39) ve Hediye Ünlüce Sırakaya (25), Kabe'de yaşanan bir tartışmanın ardından 8 aydır Suudi Arabistan'dan ayrılamıyor. Aile fertleri, olayın yanlış anlaşıldığını savunurken, haklarındaki yargı sürecinin tamamlanarak Türkiye'ye ve yakınlarına dönmek istiyor.

Habervitrini10395 Görüntüleme