Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararıyla demokrasinin, bir büyük ayıpla yaşamak zorunda bırakılmadığını belirterek, "Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetimiz için 'durmak yok, yola devam' diyoruz. Bu yol, Atatürk'ün işaret ettiği çağdaşlaşma yoludur. Önceliğimiz, toplumsal barışı güçlendirmektir" dedi.
Anayasa Mahkemesi kararının ardından AK Parti Genel Merkezi'nde kurmaylarıyla durum değerlendirmesi yapan Başbakan Erdoğan, daha sonra kameraların karşısına geçerek kararı değerlendirdi.
"BELİRSİZLİK ORTADAN KALKTI"
Konuşmasına 'gerekçeli karar henüz yayınlanmamış olduğundan şimdilik ilk değerlendirmemizi sizlerle paylaşıyorum' diye başlayan Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararıyla, Türkiye'nin önünü kapatan büyük bir belirsizliğin ortadan kalktığını söyledi. AK Parti hakkında kapatma davası açıldığı ilk günden itibaren partinin yetkili kurullarında ortaya çıkan ortak akıl çerçevesinde, bu sıkıntılı süreci, millete bedel ödetmeyecek şekilde yönettiklerinin altını çizdi. Davanın kamuoyunda açtığı gelecek
kaygıları ve belirsizliklerin siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarını en iyi şekilde idare ettiklerini belirten Başbakan Erdoğan, mahkeme süreci kendi mecrasında yürürken, AK Parti olarak bu süreci anayasal düzeni, kuvvetler ayrılığına dayanan parlamenter demokrasiyi ve toplumsal barışı güçlendirmek için bir fırsata dönüştürmeyi hedef olarak tayin ettiklerini kaydetti.
Sürecin mahkeme boyutu dışında çok kapsamlı siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarının olacağını tespit ettiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Onun için demiştik ki, elbette mahkeme süreci kendi mecrasında yürüyecektir ancak bu sürecin siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçlarını şimdiden öğrenerek milletimizin ortak menfaatlerini, ülkemizin istikrar ve huzurunu, birlik ve bütünlüğünü koruyacak tedbirleri almak da siyaset kurumunun görevidir. Milletimiz doğrudan etkilerine maruz kalacağı bu sonuçların yönetilmesini haklı olarak siyaset kurumundan beklemekteydi. Kamuoyumuzda sivil toplum kuruluşlarımızın çağrılarında, çözüm üretme görevi, siyaset
kurumuna yüklenmekteydi. Ülkemiz ve milletimiz için telafisi zor, ağır kayıplara yol açabilecek, siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarın bozulmasıyla, birlik ve bütünlüğümüzün zaafa uğramasıyla sonuçlanabilecek böyle bir sürece siyaset kurumunun kayıtsız kalması elbette düşünülemezdi. Biz AK Parti olarak bu sorumluluğun idraki içinde hareket ettik. Aklıselimden ayrılmadan her zamanki gibi sorumlu ve sağduyulu bir şekilde hareket etmeye azami özen gösterdik."
"HİÇBİR ZAMAN ODAK OLMADIK"
"Geldiğimiz noktada milletimizin daha ağır bedeller ödemekle karşı karşıya bırakılmamış olmasını memnuniyetle karşılıyoruz" diyen Başbakan Erdoğan, karara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hiçbir zaman laikliğe karşı eylemlerin odağı olmayan AK Parti, bundan sonra da cumhuriyetimizin temel niteliklerine sahip çıkmaya devam edecektir. Milletimizin yüksek iradesi, talep ve beklentileri doğrultusunda demokratik siyasetin temsil ve uzlaşı kabiliyeti daha fazla geliştirilmelidir. Ancak bu takdirde kazanan hukuk sistemimiz olacaktır, kazanan demokrasimiz olacaktır, kazanan siyasi ve ekonomik istikrarımız olacaktır, kazanan milletimiz ve memleketimiz olacaktır."
"CİDDİ BADİRE GERİDE BIRAKILDI"
Türkiye'nin bir daha böyle ortamlara sürüklenmemesi için siyasiler başta olmak üzere herkese, her kesime, her kuruma sorumluluklar düştüğüne işaret eden Erdoğan, AK Parti olarak bu sorumlulukla hareket etmeye devam edeceklerini kaydetti. Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu kararla birlikte sadece AK Parti değil Türkiye de büyük bir haksızlıktan kurtulmuştur. Demokrasimiz, bir büyük ayıpla yaşamak zorunda bırakılmamıştır. Millet iradesi, Anayasamıza göre yine millet adına yetki kullanan yargı kurumuyla karşı karşıya getirilmemiştir. İnanıyorum ki demokrasimiz ve hukuk sistemimiz bu sınavdan birlikte güçlenerek çıkma fırsatını yakalamıştır. Ülkemizin dış görünümü, demokrasimizin itibarı, güven ve istikrarımız bu kararla ciddi bir badireyi geride bırakmıştır."
"CUMHURİYET İÇİN DURMAK YOK, YOLA DEVAM"
14 Mart'tan bu yana Türkiye'nin çok ciddi zaman ve enerji kaybına uğradığını belirten Erdoğan, "Şimdi bize düşen geçmişe takılıp kalmadan geleceğimize odaklanmak, milletimizin kayıplarını hep birlikte telafi etmektir. Önümüzdeki dönemde milletimizin birlik ve beraberliği bizim için her şeyin üzerinde olmaya devam edecektir. Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyetimiz için 'durmak yok, yola devam' diyoruz. Bu yol, Atatürk'ün işaret ettiği çağdaşlaşma yoludur. Bu yol, milletimize hizmet yoludur. Bu yol, müreffeh yarınlarımıza giden yoldur. Bu yol, Türkiye için, cumhuriyetimizin çağdaşlaşma hedeflerini temsil eden AB'ye tam üyelik yoludur. Bu yoldan dönüş yoktur, olmayacaktır. Yayınlandığı zaman yetkili kurullarımızda gerekçeli kararı en iyi şekilde değerlendireceğiz. Doğru olan neyse onu yapmaya devam edeceğiz. Önceliğimiz, toplumsal barışımızı güçlendirmektir. Her türlü ayrımcılığa karşı, milletimizi, siyasi tercihi bizden yana olsun, olmasın bir ve bütün olarak kucaklamayı sürdüreceğimizden kimse kuşku duymasın. Bu inançla karar hayırlı olsun, diyoruz. Yolumuz, bahtımız açık olsun. Her şey Türkiye için" İfadelerini kullandı.
ERDOĞAN: "CUMHURİYET İÇİN DURMAK YOK, YOLA DEVAM"

Hızlı Özet
“Anayasa Mahkemesi kararının ardından AK Parti Genel Merkezi'nde kurmaylarıyla durum değerlendirmesi yapan Başbakan Erdoğan, daha sonra kameraların karşısına geçerek kararı değerlendirdi.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Devlet Bahçeli tehdit edildi
MHP Manisa İl Başkanı Nurullah Savaş’tan dikkat çeken bir iddia geldi. Savaş, “Terörsüz Türkiye” süreci nedeniyle MHP lideri Devlet Bahçeli’yi tehdit edenlerin olduğunu öne sürdü.

Adalar Belediyesi'nde dengeleri değiştirecek istifa
Adalar Belediye Başkanvekili Medine Pamuk'un istifasının ardından bugün yapılması planlanan başkanvekilliği seçimi, yeterli çoğunluk sağlanamaması üzerine 23 Eylül'e ertelendi. Gelişme sonrası tutuklu Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak da belediye meclis üyeliği ve İBB Meclis üyeliği

Sekiz günlüğüne gittiği umreden sekiz aydır dönemediler
Ramazan umresi için 17 Şubat'ta Mekke'ye giden Havva Ünlüce (61) ile çocukları Serdar Ünlüce (34), Semra Karakaya (39) ve Hediye Ünlüce Sırakaya (25), Kabe'de yaşanan bir tartışmanın ardından 8 aydır Suudi Arabistan'dan ayrılamıyor. Aile fertleri, olayın yanlış anlaşıldığını savunurken, haklarındaki yargı sürecinin tamamlanarak Türkiye'ye ve yakınlarına dönmek istiyor.

DMM'den 'Ailem Güvende' mesajı: Açık bir dezenformasyon
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı uluslararası basın-yayın organlarında yer alan 'Ailem Güvende' operasyonlarının 'keyfi ve hedef gözeterek yürütüldüğü' yönündeki iddiaların asılsız olduğunu bildirdi.