Türkiye Savunma Sanayinde Küresel Bir Oyuncu Haline Geldi
İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Fuarın savunma sektörü ve tüm iştirakçiler için hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, 120 ülkeden 1700 firmanın yer aldığı organizasyonda emeği geçenleri tebrik etti. Bünyesinde 30 üniversiteyi barındıran SAHA ailesi ile sektördeki 4500 firmanın eşgüdümünü temin eden Savunma Sanayi Başkanlığı'na ve sektörün bütün emektarlarına şükranlarını sundu.
Bu yıl beşincisi organize edilen fuarın yeni anlaşmalarla taçlandırıldığı vurgulandı. 1500'ü yerli ve 263'ü yabancı olmak üzere toplam 1763 firmanın katılım gösterdiği etkinlikte, 203 ürün ilk defa sergilendi. Gerçekleştirilen 180 anlaşma neticesinde toplam 8 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaşıldığı kaydedildi.
Türk Savunma Sanayii'nin artık sadece bölgesel bir aktör olmaktan çıkıp, dünya çapında rağbet gören ve tercih edilen bir ekosistem haline geldiği belirtildi. Türkiye'nin savunma, havacılık ve uzay sahasında yıldızı parlayan ülkeler arasına ismini yazdırdığı ifade edildi. Bu muvaffakiyetin ardında 100 bini aşkın vatan evladının emeği, devletin desteği ve milletin azminin yattığına dikkat çekildi.
"İstiklalimize Kastedeceklerin Bileğini Bükecek Kudretteyiz"
Güvenlik kavramının artık tek bir alana sıkıştırılamayacağının altı çizildi. Bir ülkenin caydırıcılığının, sahip olduğu platformların ötesinde, bu platformlarda kullanılan yazılımlar, sensörler, motorlar ve mühimmat üretim kapasitesi gibi unsurlarla ölçüldüğü yeni bir döneme girildiği aktarıldı. Siber saldırılara ve elektronik harbe karşı hazırlık seviyesinin belirleyici olduğu bu süreçte Türkiye'nin, çok katmanlı entegre sistemlerin öne çıktığı yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri olduğu dile getirildi.
Bugün Türkiye'nin, yeni nesil savaş uçağını, SİHA'larını, elektronik harp sistemlerini, tankını ve savaş gemilerini kendisi inşa eden; denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her alanda kendi yazılım ve sistemlerini geliştiren bir ülke konumuna yükseldiği ifade edildi.
Türkiye, istiklaline kast edeceklerin bileğini bükecek kudrete sahiptir.
SAHA 2026'da sergilenen milli ürünlerin ve son açıklanan ihracat rakamlarının bu gücün en somut kanıtı olduğu belirtildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnanç, irade, cesaret, gayret, adanmışlık ve vizyon bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğine bizzat tanıklık ettiniz," sözleriyle bu başarıya vurgu yaptı.
İhracatta Rekor Artış ve Gelecek Hedefleri
Göreve gelindiğinde savunma ve havacılık dış satımının yılda yalnızca 248 milyon dolar olduğu hatırlatıldı. O dönemde Türkiye'nin Savunma Sanayii'nde yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğu, ancak bu tablonun tersine çevrildiği ifade edildi. 2025 yılında ihracatta ilk kez yıllık 10 milyar dolar seviyesinin aşıldığı belirtilirken, Nisan ayı ihracat rakamlarının da bu ivmenin sürdüğünü gösterdiği kaydedildi. Savunma ihracatının Nisan ayında, geçen yıla göre yüzde 28'lik bir artışla 962 milyon dolara ulaştığı, ilk dört aydaki toplam ihracatın ise 2 milyar 871 milyon dolar olarak gerçekleştiği bilgisi paylaşıldı. Kısa vadedeki hedefin 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyadaki ilk 10 ülke arasına girmek olduğu açıklandı.
Karşılaşılan Engeller ve Milli Direnç
Dost ve müttefik ülkelere güven aşılayan bu başarı öyküsünün kolay yazılmadığının altı çizildi. Süreç içerisinde ambargolar ve kısıtlamalarla Türkiye'nin önünün kesilmek istendiği, hatta parası ödenen sistemlerin dahi teslim edilmediği günler yaşandığı anımsatıldı. Yalnızca dışarıdan değil, içeriden de ihanet ve kumpaslarla karşılaşıldığı, içe yerleştirilmiş Truva atlarının sabotajlarına karşı mücadele verildiği dile getirildi.
Savunma sanayiinde atılan her büyük adımda birilerinin devreye girerek, "Başımıza yeni icat çıkarmayın" veya "Ekonomik olarak feasible değil" gibi bahaneler öne sürdüğü belirtildi. Kimi zaman "balıklar ürküyor" gibi komik gerekçelerle milli projelerin engellenmeye çalışıldığı ifade edildi. "Yapamazsınız" diyenlere en güzel cevabın, harp sahalarında başarısını kanıtlamış ürünlerle verildiği vurgulandı.
Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi öncülerin mücadelesinin sabırla sürdürülmesiyle bugünkü seviyelere gelindiği ifade edildi. Aralarında Özdemir Bayraktar'ın da bulunduğu Türk Savunma Sanayii'nin öncüleri rahmetle anıldı. Vecihi Hürkuş'un havacılıkta dalgalandırdığı bayrağın, merhum Özdemir Bayraktar tarafından SİHA'lar ile göklere taşındığı belirtildi.
Ulusal güvenliğin en kritik halkasının, 'iç cephe' olarak tanımlanan milletin birliği ve beraberliği olduğu vurgulandı. Bu bağlamda, 18. ayını dolduran terörsüz Türkiye sürecinin, iç kaleyi tahkim etme yolunda atılmış en stratejik adımlardan biri olduğu ifade edildi.




