Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi ve ikili görüşmeler amacıyla bulunduğu Kazakistan seyahatini hitama erdiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönüş yolunda uçakta basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.
KAZAKİSTAN İLE TARİHİ İŞ BİRLİĞİ
Ziyareti boyunca kendisine gösterilen olağanüstü misafirperverlik için Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e ve Kazak yetkililere teşekkürlerini ileten Erdoğan, Astana'daki temaslarda ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel meselelerin kapsamlı bir şekilde ele alındığını belirtti. Mevcut iş birliğinin her sahada derinleştirilmesi yönündeki kararlılığın teyit edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, ilişkilerin seyrinden duyulan memnuniyeti dile getirdi. Çeşitli alanlarda imzalanan 12 anlaşmaya ek olarak, Sayın Tokayev ile birlikte “Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortak Bildirisi”nin imzalandığı bilgisini paylaştı. Erdoğan, başarıyla geçen 6. Konsey toplantısının iki ülke münasebetleri açısından tarihi bir mahiyet taşıdığını düşündüğünü ifade etti.
Orta Asya'daki kardeş ülkelerin 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye'ye ilk destek verenler arasında yer aldığına dikkat çeken Erdoğan, Kazakistan tarafından Gaziantep'te inşa edilen ve Hoca Ahmet Yesevi adını taşıyan okulun açılışının da Astana'da yapıldığını aktardı. Cumhurbaşkanı, Türk ve Kazak iş insanlarına yönelik düzenlenen İş Forumu'nda Sayın Tokayev ile birlikte bir hitap gerçekleştirdiğini de sözlerine ekledi.
EKONOMİ VE ENERJİDE DERİNLEŞEN ORTAKLIK
Kazakistan ile ilişkilerde ticaret, yatırımlar ve enerjinin son yıllarda lokomotif görevi gördüğünü belirten Erdoğan, son 5 senede ortalama %5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinin varlığına işaret etti. Toplam dış ticaret hacmi 145 milyar dolara ulaşan Kazakistan'ın, Orta Asya'nın en büyük ekonomisi olduğunu hatırlattı. Ülkede 5 bin 500'e yakın Türk şirketinin inşaat, finans, turizm ve bilişim gibi sektörlerde 6 milyar dolara varan yatırımlarının bulunduğunu, müteahhitlik projelerinin değerinin ise 30 milyar doları bulduğunu kaydetti. Mevcut 10 milyar dolarlık ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesinin amaçlandığını söyledi. Enerji sahasında da mühim bir ortaklığın mevcut olduğunu ifade eden Erdoğan, Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı aracılığıyla sevkiyatı konusunda Kazakistan'ın Azerbaycan ile sağladığı mutabakatın önemine değindi. Ziyaret esnasında, Türkiye Petrolleri ile Kazak mevkidaşı arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine yönelik belgelerin imzalandığını ve gelecekte enerji alanındaki ortaklığın daha da güçleneceğine inandığını belirtti.
TÜRK DÜNYASI VE "TÜRK YÜZYILI" VİZYONU
Ziyaretin ikinci durağının, Türk dünyasının manevi merkezlerinden Türkistan şehri olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı, burada düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne katıldığını söyledi. Dijitalleşme ve yapay zeka olanaklarıyla mevcut iş birliğini daha verimli bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan “Türkistan Bildirisi”nin liderlerle beraber imzalandığını duyurdu. Zirvenin bir diğer mühim yönünün ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın katılımı olduğunu vurguladı. Erdoğan, Türk dünyasının bir parçası olan KKTC'nin Teşkilat faaliyetlerinde yer almasına büyük ehemmiyet verdiklerini ve Türk dünyasının da Kıbrıs Türk halkına kucak açtığını ifade etti. Gelecek sonbaharda Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak 13. Zirve ile dönem başkanlığının devralınacağını ve bu süreçte teşkilatın daha ileri noktalara taşınacağını dile getirdi.
"Türk Yüzyılı" hedefi kapsamında Türk devletleriyle ilişkilerdeki vizyonu sorulduğunda Erdoğan, iktidarları döneminde Türk dünyası ile ilişkilere daima ehemmiyet verildiğini ve bunun Türk Devletleri Teşkilatı ile taçlandırıldığını belirtti. “Aile meclisimiz” olarak nitelediği teşkilat bünyesinde tüm iş birliği fırsatlarının değerlendirildiğini ve ortak kalkınmaya inandıklarını söyledi. Partisinde Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık tesis ettiklerini ve Türkiye’nin ilk “Türk Dünyası Vizyon Belgesi”ni hazırladıklarını hatırlattı. Türk dünyasının potansiyelini harekete geçirerek diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma gibi her alanda ileri adımlar atmak için çaba gösterdiklerini ifade etti.
BÖLGESEL VE KÜRESEL GÜNDEM
“Körfez Krizi” ve İran-ABD gerilimine ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, buhranı tetikleyen ana unsurlardan birinin İsrail'in sonu gelmeyen provokasyonları olduğunu belirtti. İsrail'in bölgeyi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini ve savaşın genele yayılmasını arzuladığını söyledi. Türkiye'nin, bu kaosun daha karmaşık bir hal almadan sonlanması için elinden gelen çabayı gösterdiğini ve göstereceğini vurguladı. Bölgesel istikrar için herkesin kısa vadeli hesapları terk etmesi gerektiğini dile getirdi.
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin ittifak tarihinde kritik bir rol oynayacağını ifade eden Erdoğan, zirvede İttifak’ın geleceği ve küresel güvenlik mimarisine yönelik mühim kararlar alınmasının beklendiğini söyledi. Dünyanın değiştiğini, tehditlerin çeşitlendiğini belirten Cumhurbaşkanı, NATO içinde adaletli yük paylaşımı ve samimi iş birliğinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin daha kararlı ve hazırlıklı bir NATO için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu kaydetti.
AVRUPA BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLER
Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonu ve talebine ilişkin soruya Erdoğan, bu vizyonun birilerine rakip olmak için ortaya konulmadığını, samimi bir şekilde hem Türkiye'yi hem de Birliği güçlendirme amacı taşıdığını belirtti. Avrupa Birliği'nin maalesef bunun farkında olmadığını ancak bu durumun Türkiye'yi ideallerinden vazgeçiremeyeceğini söyledi. Türkiye’ye karşı zaman zaman ayrımcı uygulamalar yapılmasına rağmen üyelik hedefine sadık kalındığını vurguladı. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
SAVUNMA SANAYİİ VE KAAN PROJESİ
Milli muharip uçak KAAN'a yönelik yoğun bir ilgi olduğunu ve projenin her geçen gün ilerlediğini belirten Cumhurbaşkanı, süreç tamamlandığında yeni bir dönemin başlayacağını ifade etti. F-35 konusunda ise taleplerin net olduğunu ve Amerikalı muhataplarla temasların sürdüğünü, olumlu bir sonuç umduklarını dile getirdi. Sadece KAAN'ın değil, pek çok savunma sanayi ürününün dünya çapında ilgi gördüğünü, SAHA-2026 fuarında 150 binden fazla ziyaretçinin Türkiye'nin bu alandaki gücünü gördüğünü ve fuarda 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldığını aktardı. KAAN projesinin bir başlangıç olduğunu, daha iyilerinin de yapılacağını sözlerine ekledi.
İÇ SİYASET VE GÜNDEMDEKİ KONULAR
“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda Cumhur İttifakı olarak sağlam adımlar atıldığını belirten Erdoğan, Meclis komisyonunun uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koyduğunu ve bunun hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Sürecin başarısından rahatsız olanların bulunduğunu ancak kararlılıkla yola devam edeceklerini ve bu hedefe mutlaka ulaşacaklarını vurguladı. CHP'den AK Parti'ye katılan 17 belediye başkanına ilişkin olarak ise, bu kişilerin CHP'deki iç kavgalar ve kaos ortamından kaçtıklarını belirtti.
AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları “Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik” yönünde oldu. Bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir.
Dijital dünyanın tehlikelerine karşı çocukları koruma konusuna da değinen Erdoğan, siber birimlerin sanal devriyelerle çalıştığını, yaş doğrulama sistemi ile 15 yaş altı çocuklar için internetin daha güvenli hale geleceğini ifade etti. Aile, sosyal ağ sağlayıcıları ve devlet iş birliğiyle bu korumanın sağlanacağını ve ek tedbirlerin planlandığını söyledi. Aile kurumunun korunması ve nüfus artışının teşvik edilmesinin hayati önem taşıdığını, Aile ve Gençlik Fonu ile gençlere destek verildiğini ve bu desteklerin süreceğini belirtti.
Son olarak, Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacının bir lüks değil, zorunluluk olduğunu tekrarlayan Cumhurbaşkanı, darbe lekesi taşıyan mevcut anayasanın yerine yeni, sivil, kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasanın getirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konuda siyasi partilere önyargısız bir şekilde bir araya gelme çağrısını yineledi.




