FETO'cu hakim ablasını ihbar etti

4 dk okuma
FETO'cu hakim ablasını ihbar etti

Hızlı Özet

Ankara Ticaret Mahkemesi Başkanı iken Yargıtay üyeliğine aday oldum. Ablam Nesibe Özer'in yanına gittim. Ben üyeleri gezerken ablam beni aradı, Yargıtay üyeleri seçimi için etkin olan kişilerle beni tanıştıracağını söyledi. Bir restoranda buluştuk. Mehmet Kaya ve Aydın Boşgelmez geldi.






15 Temmuz FETÖ'cülerin darbe girişiminden sonra tutuklanan ve ihraç edilen eski Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi Nesibe Özer’in kardeşi Yargıtay üyesi Necmi Özer itirafçı oldu. Özer, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiği ifadesinde ablası Nesibe Özer’in FETÖ içerisinde yer aldığını, örgütün talimatıyla HSYK üyesi olduğunu söyledi.



15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanan Yargıtay üyesi Necmi Özer, AnkaraCumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak ve Başsavcıvekili Hakan Pektaş koordinasyonunda devam eden soruşturmada, 9 Kasım tarihinde yeni bir ifade verdi. Ablası eski HSYK üyesi (2010-2014) Nesibe Özer hakkında çarpıcı iddialarda bulunan Necmi Özer tahliye edildi. Necmi Özer, özetle şunları söyledi:





EVLENİNCE DÜNYA GÖRÜŞÜ DEĞİŞTİ



"Ablam Nesibe Özer FETÖ içerisindedir. FETÖ'nün talimatı doğrultusunda da HSYK adayı olup, seçilerek bu kurulda görev yapmıştır. Biz ailecek sosyal demokrat bir yapıya sahiptik. Ablam da evlenene kadar bu şekildeydi. Aynı meslekten olan Süleyman Ersöz ile evlendikten sonra dünya görüşünde değişikler başladı. Evlendikten sonra hâkim adaylığı döneminde de dışarıda başörtüsü takıp adliye içerisinde çıkarıyordu.



GÜLEN ABLAMA EŞARP GÖNDERDİ





2004 yılı içerisinde annemin Keçiören'deki evinde bir araya geldik. Ablam televizyonda bir dini sohbetin seyredildiği bir ortamda benimle de dini bir sohbete başladı. Bu esnada Fetullah Gülen'in kendisine bizzat kendisinin isminin yazıldığı imzalı bir kitap ile eşarp gönderdiğini belirtti. (Özer, o tarihte hâkim olarak görev yapmaktaydı.) Bunun üzerine annem, 'Kızım bu adam herkese böyle hediye mi gönderiyor' dedi. Ben de 'İlkokul mezunu dahi olup olmadığı belli olmayan bir kişinin sözlerine inanıyorsunuz' dedim. O da bana sert bir şekilde 'Senin inancın zayıf olduğu için anlayamazsın' dedi. Bu görüşmeler esnasında ben, ablam Nesibe Özer ile eniştem Süleyman Ersöz'ün FETÖ içerisinde önemli ve etkin görevlerinin olduğunu anladım. Eniştem Ersöz ile dini konularda tartıştığımız, hatta karşılıklı olarak fiziki müdahaleye dönüşen sohbetlerimiz olmuştur.



KIDEM VE LİYAKAT DİKKATE ALINMADI



Ablam, FETÖ'nün desteklediği bir isim olarak HSYK seçimlerine girmiştir. HSYK seçimlerinden sonra 2. Daire Başkanı olduğunu biliyorum. 2010 yılında HSYK'nın yeni yapısı oluşunca 160 kişiyi Yargıtay üyesi seçti; kıdem ve liyakat olmaksızın seçimler olduğunu gördüm. Benim ve diğer arkadaşlarımın fikri, Yargıtay seçimlerinde kendilerine yakın FETÖ mensuplarını seçtikleri yönündedir.



'ÖNEMLİ OLAN KARDEŞ OLMANIZ'



Ankara Ticaret Mahkemesi Başkanı iken Yargıtay üyeliğine aday oldum. Ablam Nesibe Özer'in yanına gittim. Ben üyeleri gezerken ablam beni aradı, Yargıtay üyeleri seçimi için etkin olan kişilerle beni tanıştıracağını söyledi. Bir restoranda buluştuk. Mehmet Kaya ve Aydın Boşgelmez geldi. Ben kendi terfilerimden bahsetmeye başladım. Boşgelmez, eli ile bana dur işareti yaparak 'Hâkim bey bizim için bunların bir önemi yok, biz sizi Nesibe Hanım'ın kardeşi olarak tanıyoruz. Bizim için önemli olan Nesibe Hanım'ın arada olması, sizin aynı anne ve babadan olmanızdır' dedi.



'BENİ YARGITAY'A FETÖ'CÜLER SEÇTİ'



Aydın Boşgelmez, bana 'Yargıtay'da çok sık seçim olacak. Bu seçimlerde bizim belirlediğimiz adaylara destek vermenizi bekliyor ve umuyoruz' dedi. Akşam ablamla bu konuşmanın kritiğini yaptık. Kendisi bana konuşmanın olumlu geçtiğini söyledi, 'Senin işin tamam' dedi. Nitekim 10 gün sonra yapılan seçimde Yargıtay üyesi seçildim. O dönemde FETÖ'nün destek vermediği kişilerin Yargıtay üyesi olamayacağını herkes bilmekteydi. Benim Yargıtay üyesi olmamı da ablam Nesibe Özer sayesinde FETÖ mensubu olan Mehmet Kaya, Aydın Boşgelmez ile FETÖ mensubu olduğunu bildiğim HSYK üyeleri sağlamıştır.



BLOK OY KULLANIYORLARDI



17-25 Aralık 2013 sürecine kadar 2011 yılında seçilen, 160'lar tabir edilen Yargıtay üyeleri ile bunlardan sonra seçilen Yargıtay üyeleri blok oy kullandıkları için benim oyumun bir önemi yoktu. 2014 yılında sonra FETÖ mensubu üyelerinin oya ihtiyaçları doğdu.



BENİ YAKIN MARKAJA ALDILAR



Yargıtay üyesi olarak görev yaptığım dönemde genel kurulda kullanmış olduğum oy nedeniyle FETÖ'nün tepkisini aldığımı biliyorum. Bu olaydan bir süre sonra, ablam bize akşam yemeğine geldi. 'Akit gazetesinin bir olayı varmış, sen aleyhe oy kullanmışın' dedi. Kendisine olayı anlattım, tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirttim. O da bana 'Ya bu işi takip ediyorlar, bize ETÖ'cü (Ergenekoncuları) seçiyorsunuz diye sitemler geldi, kararında haklı olabilirsin, ancak dikkat et bunları takip ediyorlar, yarın bir yere gelmek istediğinde bunları önüne çıkarırlar' dedi. 2014'ten sonra FETÖ mensupları beni yakın markaja almışlardır. Bu dönemde FETÖ mensuplarının belirlediği adaya oy verdiğim doğrudur."



BYLOCK'U DUYUNCA PANİKLEDİM



BYLOCK isimli programı da cezaevinde duydum. Duyduğum kadarıyla FETÖ mensupları bu progamı kullanarak kendi aralarında haberleşmişler. Ablam Nesibe Özer, bizim eve geldiğinde evde bulunan wifi'yi kullanarak internete bağlanıyor, haberleşiyordu. Acaba ablam bizim interneti kullanıp bu haberleşmeye girdi mi diye paniklemeye bile başladım. Benim sosyal demokrat bir yapıya sahip olduğumu herkes bilmektedir. Bu yapılanma ve örgüt içerisinde ablam bile olsa, tüm mensuplarına gerekli cezaların verilmesini ve çekmelerini düşünerek beyanda bulundum.



VAAZ KASETLERİNİ KİLERDE SAKLARDI



Ablam Mardin'den İstanbul'a tayin olduktan sonra annemin Ankara'daki evinde bir araya geldik. Ben kilerde siyah bir spor çanta gördüm. Çantanın içerisinde dini kitaplar ve Fetullah Gülen tarafından kaleme alındığı anlaşılan kitaplar gördüm. Ayrıca çanta içerisinde teyp kasetleri de vardı. Bunlardan birini teybe taktığımda Gülen'in vaazları olduğunu anladım. Ablam Nesibe Özer çantanın kendisine ait olduğunu, 28 Şubat dolasıyla başörtüsünü takmadığını, bu kitap ve kasetleri bir tedbir olarak buraya getirdiğini söyledi. (Hürriyet)




Bu haber 2001 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

15 Temmuz'un yıl dönümünde ünlülerden anlamlı paylaşımlar
Gündem

15 Temmuz'un yıl dönümünde ünlülerden anlamlı paylaşımlar

15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Demokrasiye ve milli iradeye yönelik bu saldırının yıl dönümünde Türkiye, o gece hayatını kaybeden şehitlerini rahmet ve minnetle, gazilerini ise saygı ve şükranla anıyor.

Habervitrini11105 Görüntüleme
İşte Ugochukwu'nun maliyeti! Galatasaray resmi olarak açıkladı
Gündem

İşte Ugochukwu'nun maliyeti! Galatasaray resmi olarak açıkladı

Galatasaray, Burnley takımından Fransız oyuncu Lesley Ugochukwu'yu şarta bağlı satın alma opsiyonlu olarak kiraladığını açıkladı. Sarı kırmızılılar, 3 milyon sterlin kiralama bedeli ödeyecek. Fransız oyuncunun satın alma opsiyonunun 22.5 milyon sterlin olacağı, yıllık 2.65 milyon euro kazanacağı belirtildi.

Habervitrini12091 Görüntüleme
Haluk Levent'in 'ahbap'ları konuştu! İtiraflar peş peşe geldi
Gündem

Haluk Levent'in 'ahbap'ları konuştu! İtiraflar peş peşe geldi

Haluk Levent'in başkanlık ettiği AHBAP Derneği'ne yönelik soruşturmada gözaltına alınana isimlerin ifadeleri ortaya çıkmaya devam ediyor. Levent'in asistanı Yeliz Kaya savcılık ifadesinde kullanıldığını belirtirken, şüpheli Sevda Kurt, Levent tarafından 90 milyon TL dolandırıldığını dile getirdi. Haluk Levent’in eski şoförü İlker Çetin ifadesinde, Levent'e paraların kaynağını sorduğunu ve "Tanıdıklar" cevabını aldığını söyledi. Çetin, Ankara'da Haluk Levent ile birlikte 4 milyon 500 bin TL'yi Yeliz Kaya'nın hesabına yatırdıklarını ifade etti.

Habervitrini10438 Görüntüleme
Erdoğan'dan FETÖ ile mücadele mesajı: Rehavete düşemeyiz
Gündem

Erdoğan'dan FETÖ ile mücadele mesajı: Rehavete düşemeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, örgütün zayıflamış görünmesine rağmen tehlikenin sona ermediğini söyledi. Erdoğan, "FETÖ ile mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. Tehlike tamamen ortadan kalkana kadar mücadelemizi hukuk zemininde sabırla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Habervitrini13287 Görüntüleme