İhanetin kara kutusu kod adı “Namık”! Adil Öksüz’ün akademiden, FETÖ imamlığına uzanan kronolojisi
Son dakika haberi: FETÖ'nün generallere ve yargı mensuplarına talimat veren sivil imam yapılanmasının kritik ismi "Namık" kod adlı Adil Öksüz'ün, akademisyen kimliğini kamuflaj olarak kullanarak Ankara'daki 3 katlı bir villada darbe planladığı ve kalkışmanın onayını Pensilvanya'dan aldığı belgelendi.

Son dakika haberi: Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sızdığı kamu kurumları ve önemli bürokratik yapılar arasında, "sivil imam" olarak adlandırılan, kamu personeli veya askeri rütbesi bulunmayan kişiler de yer alıyordu.

Öyle ki bu örgüt militanları; askeriye içindeki generallere, emniyetteki 1. sınıf emniyet müdürlerine, başsavcılara hatta hâkimlere kadar talimat veriyor, örgütün faaliyetlerini en üst düzey yetkili gibi sevk ve idare ediyordu. Sayıca az olan bu üst düzey sivil militanların en kritik isimlerinden biri de "Namık" kod adıyla bilinen Adil Öksüz'dü.

AKADEMİ MASKESİYLE ELEBAŞINA HİZMET ETTİ
1967 yılında Kahramanmaraş'ın Andırın'da doğan Adil Öksüz, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden 1990 yılında mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora eğitimini Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde tamamlayan Öksüz, aynı üniversitenin İlahiyat Fakültesi'nde Temel İslam Bilimleri bölümünde yardımcı doçent olarak görev yaptı.

Çevresinde kendi halinde bir akademisyen imajı çizen Öksüz, aslında örgüt hiyerarşisinde çift kimlikli bir hayat sürüyordu. Akademik kariyerini, örgütsel faaliyetleri için bir kamuflaj ve yurt dışı seyahatlerine zemin hazırlayan bir maske olarak kullandı.

ANKARA'DAKİ 3 KATLI VİLLADA DARBEYİ PLANLADI
Adil Öksüz'ün FETÖ içindeki tırmanışı, askeri bürokrasi üzerindeki sivil kontrol mekanizmasında gizlendi. İstihbarat raporlarına göre Öksüz, doğrudan örgüt elebaşından talimat alan ve Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki Hava Kuvvetleri unsurlarını yöneten en üst düzey sivil yönetici, yani "Hava Kuvvetleri İmamı" konumuna getirildi.

Ankara'da danışmanlık merkezi olarak kullanılan 3 katlı bir villada, 2016 yılının Haziran ayı sonu itibarıyla darbe girişiminin planlanmaya başlandığı, Öksüz'ün sürekli villanın katları arasında mekik dokuyarak darbe hazırlığı yapan örgüt mensubu askerlerle toplantılar düzenlediği, "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadelerine yansıdı.

KALKIŞMANIN ONAYINI PENSİLVANYA'DAN ALDI
Darbe girişiminden önceki süreçte Öksüz'ün seyahat trafiği doğrudan eylem planlamasına işaret ediyordu. Öksüz, 2016 yılının Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçtu. Yapılan HTS (arama trafiği) ve havalimanı kayıt incelemelerinde; darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan ABD'ye gittiği ve darbe girişiminden sadece iki gün önce, 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü belgelendi. Bu seyahat, hain darbe planının Pensilvanya'daki örgüt elebaşı tarafından onay aldığına dair bir değerlendirme oldu.

AKINCI ÜSSÜ'NDE YAKALANDI, HÂKİMLER SERBEST BIRAKTI
"TARLA BAKMAYA GELMİŞTİM" DİYEREK KENDİNİ SAVUNDU
15 Temmuz gecesi darbe girişiminin komuta merkezi Ankara'daki Akıncı Üssü'ydü. 16 Temmuz 2016 sabahı Akıncı Üssü yakınlarında jandarma ekipleri tarafından üzerinde bir adet GPS cihazı, cep telefonu ve bir miktar parayla yakalanan Öksüz, bölgede bulunma nedenini "Kazan ilçesine tarla bakmaya gelmiştim" diyerek açıklamaya çalıştı.

Gözaltına alındıktan sonra Sincan Batı Adliyesi'ne sevk edilen Öksüz, adli süreçteki şüphe uyandıran zafiyetler ve ihmaller zinciri neticesinde, 18 Temmuz 2016 tarihinde çıkarıldığı mahkemede Hâkim Köksal Çelik tarafından sadece 21 dakika içinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılığın bu karara yaptığı itiraz ise diğer hâkim Çetin Sönmez tarafından reddedildi. Böylece darbe girişiminin en büyük sivil anahtarı adliye kapısından yürüyerek çıktı.

"34 SIR 49" PLAKALI ARAÇLA KAÇTI, İZİNİ KAYBETTİRDİ
Serbest bırakılma kararının hemen ardından adliyeden ayrılan Adil Öksüz, planlı bir kaçış rotasını devreye soktu. Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan uçakla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na geçen Öksüz, kameralara son kez burada takıldı.

19 Temmuz sabaha karşı Sakarya'nın Akyazı'da bulunan kayınpederinin evine uğradığı, eşinin ailesiyle görüştükten sonra kendisine ait olan "34 SIR 49" plakalı otomobilini bırakıp bir daha dönmemek üzere izini kaybettirdiği tespit edildi. Öksüz'ün saklanmasına ve kaçış organizasyonuna yardım eden kayınbiraderi Ali Sami Yıldırım gibi isimler ilerleyen süreçte tutuklanarak hapis cezalarına çarptırıldı ancak Öksüz'ün kendisine ulaşılamadı.

TÜRKİYE ÖKSÜZ'ÜN PEŞİNDE
İçişleri Bakanlığı Terörden Arananlar Listesi'nde "kırmızı kategori"de yer alan Adil Öksüz, açılan ana darbe davalarında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle gıyabında yargılanmaya devam ediyor. Güvenlik ve istihbarat birimlerinin çalışmalarına göre, Öksüz'ün yasa dışı yollarla Türkiye'den kaçtıktan sonra Almanya'da Frankfurt ve Hannover şehirlerinde, örgütün hücre evlerinde veya yabancı istihbarat servislerinin himayesindeki güvenli lokasyonlarda saklandığına dair tanık beyanları dosyaya girdi.

Türkiye, Almanya'dan Öksüz'ün iadesini resmi yollarla defalarca talep etti. Interpol üzerinden hakkında çıkarılan kırmızı bültenle dünya genelinde aranan Öksüz'ün yakalanması için istihbarat birimlerinin teknik ve fiziki takibi halen devam ediyor.

SERBEST BIRAKANLAR VE KAÇIŞINA YARDIM EDENLER CEZALANDIRILDI
Firari Adil Öksüz'ü serbest bırakan iki hâkim Çetin Sönmez ve Köksal Çelik, 2018 yılında meslekten ihraç edildi. Hâkim Sönmez, yargılandığı Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Öksüz'ü Sakarya'daki arama çalışmalarında kasıtlı olarak kaçırdığı belirlenen dönemin Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürü Ercan Özoğluöz ise 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Son olarak, Öksüz'ü İstanbul Üsküdar'daki güvenli evden alarak kaçış sürecinde şoförlüğünü ve saklama faaliyetlerini yürüten kilit isimlerden Cihat Yıldız, Beylikdüzü'nde yakalanarak "silahlı terör örgütü yöneticiliği" suçundan 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

"TİMSAH" KOD ADIYLA SAHTE MİT AJANI YAPMAYA ÇALIŞTILAR
Darbe girişiminin ardından MİT mahrem yapılanması itirafçısının adli dosyalara giren beyanlarına göre; teşkilattan sızdırılan orijinal bir angaje formu şablonu kullanılarak Adil Öksüz adına sahte bir belge üretildi.

Öksüz'ü 2014 girişli "Timsah" kod adlı bir MİT ajanı ve sözde paralel yapıyla mücadele eden bir görevli gibi gösteren bu sahte belge, örgüt tarafından kontrol edilen sosyal medya hesapları ve FETÖ'cü medya aygıtları vasıtasıyla hızla dolaşıma sokuldu.

Hedef şaşırtmayı amaçlayan bu siber algı operasyonunun yanı sıra, örgütün terörle mücadeleyi baltalamak için devlete ait çok gizli istihbarat belgelerini PKK'ya sızdırdığı ve bu ihanet silsilesi sebebiyle Doğu ve Güneydoğu'da çok sayıda asker, polis ve korucunun şehit düştüğü de itirafçının kan donduran beyanlarıyla belgelendi.




