Aşkelon Sulh Ceza Mahkemesi, İsrail'in Küresel Sumud Filosu ve Özgürlük Filosu Koalisyonu gemilerinin önünü kesmesinin ardından alıkonulan yüzlerce yabancı katılımcının ülkeden sınır dışı edildiği bir süreçte, İsrailli filo aktivisti Zohar Regev'in Perşembe günü belirli koşullar altında salıverilmesine hükmetti.

Son filo davasında gözaltına alınan tek İsrail vatandaşı olan Regev, 5.000 NIS tutarında bir şahsi kefalet imzaladıktan, talep edildiğinde polise ifade vermeyi kabul ettikten ve Gazze'ye girişi 60 gün süreyle yasaklandıktan sonra serbest bırakıldı.
Filistin halkından etkilenerek Müslüman olmuştu: İsrail’in alıkoyduğu aktivist Regev’in duruşması yapıldı
Polis başlangıçta, 5.000 NIS depozito ve 20 Kasım 2026'ya kadar sürecek 184 günlük Gazze'ye giriş yasağı gibi daha ağır koşullar talep etmişti.
Yabancı Aktivistler Sınır Dışı Edildi
Regev ve yabancı filo katılımcılarının avukatlığını üstlenen Adalah - İsrail'deki Arap Azınlık Hakları Hukuk Merkezi, Perşembe günü erken saatlerde İsrail Cezaevi Servisi ve devlet yetkililerinden, tüm uluslararası GSF ve FFC aktivistlerinin Ktziot'tan serbest bırakıldığı ve çoğunun Ramon Havalimanı üzerinden sınır dışı edilmek üzere yolda olduğu teyidini aldığını bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı tarafından Perşembe günü yapılan açıklamada, Donanmanın Gazze'ye giden filoyu uluslararası sularda durdurması ve katılımcıları İsrail'e getirmesinin ardından tüm yabancı aktivistlerin sınır dışı edildiği duyuruldu.

İsrailli yetkililer filonun Gazze'ye yönelik deniz ablukasını delme girişiminde bulunduğunu belirtirken, organizatörler insani yardım ulaştırmayı ve ablukaya meydan okumayı amaçladıklarını ifade ettiler.

Dışişleri Bakanlığı, filoyu şu sözlerle nitelendirdi:
Hamas'ın hizmetinde bir halkla ilişkiler gösterisinden başka bir şey değil.
Bakanlık, İsrail'in ablukanın ihlal edilmesini önlemek için uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmeye devam edeceğini ekledi. Düzinelerce gemi ve yüzlerce aktivistten oluşan filonun son gemileri Kıbrıs'ın batısında ve daha sonra Port Said'in kuzeyinde durdurulmuştu.
İsrailli Aktivistin Davası Ayrı Görüldü
Regev'in davası, İsrail vatandaşı olması sebebiyle diğerlerinden ayrı olarak ele alındı. Mahkemeye sunulan polis talebine göre, Regev "Gazze Şeridi'ne ulaşması planlanan" bir filo ile bağlantılı olarak Sızmayı Önleme Yasası kapsamında "sızma" şüphesiyle tutuklandı. Talepte ayrıca soruşturma işlemlerinin engellenmesi ve kamu güvenliğine yönelik tehlike, tutuklama gerekçeleri olarak gösterildi.
Ancak Perşembe günkü duruşmada devlet temsilcisi, daha doğru şüphenin tamamlanmış sızma değil, sızma teşebbüsü olduğunu açıkladı ve Regev'in uluslararası sularda tutuklandığını doğruladı.
Regev'in avukatı Hadeel Abu Saleh ise koşullara itiraz ederek tutuklamanın kendisinin yasa dışı olduğunu savundu. Abu Saleh, müvekkilinin yurt dışında yaşayan bir İsrail vatandaşı olduğunu, uluslararası sularda silah zoruyla alıkonulduğunu ve geminin Polonya'ya kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirdi. Avukat, Regev'in tutuklandığından beri açlık grevinde olduğunu ve gözaltında başörtüsüyle ilgili de dahil olmak üzere kötü muameleye maruz kaldığını iddia etti.
Mahkeme Kararı ve Gerekçesi
Yargıç Talmor Peres, soruşturma materyallerini inceledikten sonra, Regev'in söz konusu suçları işlediğine dair makul şüphe olduğuna kanaat getirdi. Yargıç, polisin dosyasını hazırlarken daha titiz olması gerektiğini belirterek eleştiride bulundu. Davadaki asıl endişenin soruşturmanın engellenmesi değil, iddia edilen tehlike olduğunu ifade etti.
Netice olarak yargıç, Regev'in polisin talep ettiğinden daha hafif koşullarla serbest bırakılmasına karar verdi: 5.000 NIS şahsi kefalet, talep üzerine polise rapor verme ve Gazze'ye 60 günlük giriş yasağı. Peres, savaş durumu ve iddialara göre Regev'in benzer suçları işlemeye yönelik tekrarlanan girişimleri nedeniyle koşulların, Regev'in önceki bir davasında uygulananlardan biraz daha ağır olduğunu belirtti.
Dava, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, Aşdod'da elleri kelepçeli diz çökmüş gözaltındakilerin görüntülerini yayınlamasının ardından İsrail'in alıkonulan aktivistlere yönelik muamelesine ilişkin artan uluslararası eleştirilerin ortasında gelişti. Başbakan Benjamin Netanyahu, Ben-Gvir'in davranışını kınarken, İsrail'in filonun ablukayı delmesini engelleme hakkını savundu.




