Türkiye'nin gündemini meşgul eden Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Tunceli'de izine rastlanamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun dosyası, 6 senenin ardından yeniden açıldı ve önemli bulgulara erişildi. Mevcut deliller, genç kadının kaybolmadığı, aksine organize bir cinayetin mağduru olduğu yönündeki şüpheleri kuvvetlendirdi. Bu kapsamda, dönemin valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de aralarında yer aldığı 12 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.
Titizlikle sürdürülen tahkikat sürecinde, odağa Tunceli'deki bir 1+1 daire yerleşti. Öğrenci evi görünümündeki bu konutun kirasının başka bir şahıs tarafından karşılandığı saptandı. Genç kadının cansız bedenine dair bir iz aranırken, soruşturma dosyasına dahil edilen bu evin Gülistan Doku ile olan bağlantısı mercek altına alındı. Gizemin, bu evdeki HTS kayıtları ve MASAK raporu ile aydınlatılması bekleniyor.
ESKİ VALİ TUNCAY SONEL'İN İFADESİ
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifadesi alınan eski Vali Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan'ı bulunduğu yerden alarak öldürdüğü yönündeki iddiayı reddetti. Savcının, cinayetin ardından oğlunun kendisini ve koruma müdürünü aradığı ve Gülistan’ın gizlice gömüldüğü iddiasına karşılık, oğlunun aldığı aile terbiyesiyle karıncayı bile incitmeyeceğini ileri sürdü.
Gülistan Doku'nun kayıp SIM kartına ilişkin bir soru üzerine Sonel, şu beyanda bulundu:
Kartı ben gönderttim. Amacımız sadece kayıp kızımızı bulmaktı... Valilikte olduğum bir günde... Aygül Doku olduğunu gördüm. Merdivenin başında 'sayın valim bir sim kart var' dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim... Bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim.
Sonel, Gökhan isimli kişinin yaptığı incelemede viyadüğün alt kısmında bir konum belirlediğini ve bu bilginin kendisine iletildiğini ekledi. Bu yolu, kayıp kızı bir an önce bulmak amacıyla izlediğini belirtti.
İFADEDEKİ ÇELİŞKİLER
Gülistan Doku'nun SIM kartının gönderildiği Gökhan Ertok ile görüşüp görüşmediği sorulduğunda Tuncay Sonel, başlangıçta bir görüşme hatırlamadığını söyledi. Ancak savcının, 18 Ocak 2020 gibi farklı tarihlerde yapılmış görüşmeleri tespit ettiğini belirtmesi üzerine Gökhan ile görüştüğünü kabul etti. Bu görüşmelerin içeriğine dair, "Görüşmüş isem de bizi kayıp kızımıza götürecek bir şey bulabilir miyiz diye sormuşumdur. Benim sorduğum tek şey ancak en son nerede görüldüğü, nerede baz verdiği olurdu" dedi.
Savcılık tarafından, Gökhan Ertok'un, "Vali ve Şükrü beni kullanıp tuzağa düşürdü. Sim kartın bana gönderilmeden önce temizleyip emin olmak için de bana gönderip sağlama yaptılar" şeklindeki itirafı sorulduğunda Sonel, bu iddiayı da kabul etmeyerek SIM kartla ilgili böyle bir talimatı olmadığını savundu.
PARA TRANSFERLERİ VE DİĞER İDDİALAR
MASAK tarafından tespit edilen ve koruma amiri Şükrü Eroğlu aracılığıyla Gökhan Ertok'a gönderilen paralara ilişkin Sonel, bunların "harçlık" niyetine gönderildiğini ve normal olduğunu belirtti. Yaklaşık altı memur maaşına denk gelen 30.000 TL'lik meblağın yapılan işe oranlı olup olmadığı sorusuna ise "Ben normal karşılıyorum" yanıtını verdi. Sonel, paraların Gülistan Doku'ya ait SIM kartın incelenmesi sebebiyle gönderildiğini de beyan etti.
Gülistan Doku kaybolduktan iki gün sonra herhangi bir arıza bildirimi olmamasına rağmen neden kamera değişimi yapıldığı sorusunu Sonel, "Bu konuyla ilgili hiç bir bilgim yoktur. Bu konuyu İl Emniyet Müdürü bilir" diyerek yanıtsız bıraktı. Benzer şekilde, Gülistan'ın sevgilisi Zeinal'ın ailesinin Antalya'daki lüks bir otelde 3 ay konaklamasına ilişkin giderlerin nasıl karşılandığı konusunda da bilgisinin olmadığını iddia etti.
MUSTAFA TÜRKAY SONEL'İN SAVUNMASI
'Kasten Öldürme' suçlamasıyla tutuklanan Mustafa Türkay Sonel'in jandarmadaki ifadesinde çelişkili cevaplar verdiği görüldü. Telefon baz kayıtları ve kullandığı aracın PTS kayıtlarına dair sorulara tutarsız yanıtlar veren Sonel, en yakın arkadaşlarını uyuşturucu kullanmakla suçladı.
Jandarma, cinsel istismar iddiasının yaşandığı gün daraltılmış baz raporlarının kendisini Gençlik Merkezi'nde gösterdiğini belirttiğinde Sonel, "Gençlik merkezine gidip gitmediğimi tam olarak hatırlamıyorum ancak büyük ihtimalle gitmemişimdir" şeklinde çelişkili bir cevap verdi.
İfade boyunca Doku ailesine yönelik, "Doku ailesine kızmıyorum çünkü onların acıları var ve empati yapıyorum" gibi ifadeler kullanan Sonel, kendi durumu için ise "Şu an üniversitede vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken buradayım, çok zoruma gidiyor" dedi. Ayrıca, kullanımındaki aracın Tunceli'den çıkış kaydı olmadan Elazığ yönünden tekrar giriş yapmasına ilişkin Plaka Tespit Sistemi kayıtları hakkında net bir açıklama yapmaktan kaçındı.




