Hedef Mescid-i Aksa'yı bölmek! ABD Dışişleri'nden açıklama geldi

3 dk okuma
Hedef Mescid-i Aksa'yı bölmek! ABD Dışişleri'nden açıklama geldi

Hızlı Özet

ABD ve İsrail’in, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da Ürdün’ün tarihi vesayet rolünü sona erdirmek için çalışma yürüttüğü iddiaları gündem olurken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü tartışmalara ilişkin açıklık getirdi.

ABD ve İsrail’in, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da Ürdün’ün tarihi vesayet rolünü sona erdirmek için çalışma yürüttüğü iddiaları gündem olurken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü tartışmalara ilişkin açıklık getirdi.

İsrail ve ABD'nin, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’da Ürdün’ün tarihi vesayetini sona erdirmek için aktif olarak çalıştığı iddia edildi. Diplomatik kaynaklara dayandırılan iddialara göre, kutsal alanın yönetimini İsrail çıkarlarıyla daha uyumlu hale getirecek radikal bir düzenleme üzerinde duruluyor.

JARED KUSHNER VE BÜYÜKELÇİ HUCKABEE’NİN GİZLİ DOSYASI: VAKIF YETKİSİ SONLANDIRILACAK

Middle East Eye’a konuşan kaynaklar, planın arkasındaki mimarların, resmi bir görevi olmamasına rağmen Beyaz Saray’da hala dış politikaya yön veren Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile ABD’nin yeni İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee olduğunu ileri sürdü. Dindar bir Evanjelik olan ve yasa dışı yerleşimcileri desteklemesiyle bilinen Huckabee’nin, göreve geldiğinden beri bu planın hayata geçirilmesi için Washington’a baskı yaptığı iddia edildi.

Mike Huckabee tarafından savunulan plan kapsamında, Ürdün destekli Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin Mescid-i Aksa üzerindeki tek yetkili statüsü aniden sona erdirilecek. Bunun yerine İsrail hükümeti kontrolünde yeni bir uluslararası kurul oluşturulacak ve bu kurul El-Aksa’yı Müslüman kimliğinden arındırarak "çok dinli bir ibadet merkezi" ilan edecek.

YAHUDİLERE EŞİT ERİŞİM VE HUTBELERE İSRAİL SANSÜRÜ

ABD’li ve Arap yetkililerin aktardığı kural listesinde, statükoyu tamamen yerle bir edecek şu maddeler yer alıyor:

Yeni düzenleme, Yahudi yerleşimci gruplarına Mescid-i Aksa kompleksine "eşit erişim" hakkı tanıyacak ve alan içinde büyük gruplar halinde resmi Yahudi ayinleri yapılmasına izin verilecek.

İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa’ya atanacak imamların, vaizlerin ve üst düzey cami yetkililerinin belirlenmesinde doğrudan söz sahibi olacak. Ayrıca İsrail, Cuma hutbelerinin içeriğini önceden denetleyip onaylama yetkisine kavuşacak.

Ürdünlü ve Filistinli yetkililer, planın 1994 yılında El-Halil kentindeki İbrahim Camii’nde yaşanan katliam sonrası uygulanan sisteme benzediğini açıkladı. İsrail, o dönem caminin yüzde 63’ünü Yahudilere, yüzde 37’sini Müslümanlara bölmüştü.

SUUDİ ARABİSTAN KARŞI ÇIKTI, BAE VE BAHREYN SESSİZ

Der Spiegel ve WSJ’nin de dikkat çektiği "Abraham Anlaşmaları" ekseninde yürütülen bu genişlemede, ABD’nin Bahreyn, Mısır, Fas ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) plan hakkında ön bilgilendirme yaptığı, hatta kutsal mekan üzerinde Arap ülkelerine "dönüşümlü denetim hakkı" teklif edildiği ileri sürüldü.

Körfez kaynakları, Ürdün ile yakın ilişkileri olan Suudi Arabistan’ın bu tehlikeli öneriye net bir şekilde karşı çıktığını ve Riyad’ın "Haşimi velayetini zayıflatmak bölgeyi alevlendirir, barışın temel ilkelerini yok eder" uyarısında bulunduğunu aktardı. Ancak Abraham Anlaşmaları’yla İsrail’e yaklaşan ve Abu Dabi’de zaten çok dinli bir merkez kurmuş olan BAE ile Bahreyn’in, konunun Müslüman dünyasındaki patlayıcı etkisinden korktukları için kamuoyu önünde temkinli ve sessiz kalmayı tercih ettikleri bilgisi paylaşıldı.

ÜRDÜN VE WASHİNGTON’DAN YALAMA GELDİ: KATEGORİK OLARAK YANLIŞ

Mescid-i Aksa’nın yanı sıra Kutsal Kabir Kilisesi gibi Hristiyan kutsal mekanlarının da hamisi olan Ürdün hükümeti, statünün sarsılmaz olduğunu ve 1994 Ürdün-İsrail barış antlaşmasının 9. maddesiyle korunduğunu hatırlatarak planı tamamen reddetti. Kudüs Valiliği de iddialara sert tepki gösterdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de basına yansıyan iddiaları kesin bir dille reddederek şu ifadeleri kullandı:

"ABD ve İsrail'in Ürdün'ü Mescid-i Aksa'nın velayet haklarından mahrum bırakmak için aktif olarak çalıştığı yönündeki rapor kategorik olarak yalandır. ABD'nin bu kutsal mekanın statüsüne yönelik politikasında hiçbir değişiklik olmamıştır."

Bu haber 9060 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Venezuela'dan sonra sıra o ülkede: Trump önümüzdeki hafta saldırın dedi
Dünya

Venezuela'dan sonra sıra o ülkede: Trump önümüzdeki hafta saldırın dedi

ABD’nin Karayipler’deki denizaşırı toprağı Porto Riko’nun Valisi Jenniffer Gonzalez, yerel basına yaptığı ezber bozan açıklamalarda, ABD ordusunun önümüzdeki hafta Küba'ya yönelik geniş çaplı bir askeri saldırı planladığını öne sürdü.

Habervitrini12233 Görüntüleme
Bu camide bayram namazı tam 3 kez kılındı! İşte sebebi
Dünya

Bu camide bayram namazı tam 3 kez kılındı! İşte sebebi

Japonya'nın başkenti Tokyo ve çevresinde yaşayan Müslümanlar, Kurban Bayramı sevincini Tokyo Camii'nde paylaştı. 

Habervitrini12973 Görüntüleme
Doha’da gizli imzalar atıldı! ABD medyası İran'ın neden misilleme yapmadığını deşifre etti
Dünya

Doha’da gizli imzalar atıldı! ABD medyası İran'ın neden misilleme yapmadığını deşifre etti

The Wall Street Journal gazetesinin sızdırdığı gizli istihbarat raporuna göre, CENTCOM’un füze fırlatma üslerini bombalaması sonucu askeri kayıplar veren Tahran yönetiminin, 24 milyar dolarlık dondurulmuş fonun serbest bırakılmasını sabote etmemek adına sessiz kaldığı ve misilleme yapmayı ertelediği ortaya çıktı.

Habervitrini9103 Görüntüleme
 Filistinli esire tecavüzü ortaya çıkaran savcı ihraç edildi
Dünya

Filistinli esire tecavüzü ortaya çıkaran savcı ihraç edildi

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Gazze’den alıkonulan Filistinli bir esire Sde Teiman askeri üssünde tecavüz edildiğini ortaya çıkaran eski Askeri Başsavcı Yifat Tomer-Yerushalmi’yi ordudan ihraç etti. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise kararı destekleyerek Yerushalmi’nin hapis cezası alması gerektiğini savundu.

Habervitrini10704 Görüntüleme