Türkiye kamuoyu, bir yıldan uzun bir zamandır İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli olmak üzere Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediyelerdeki usulsüzlük davalarını yakından takip ediyor. İddialar, sıradan bir yolsuzluğun ötesinde, belediye imkanlarının bir manivela gibi kullanılarak siyasetin yeniden şekillendirildiği organize bir yapıya işaret ediyor. Bu durum karşısında ortaya konulan "ama başkaları da yaptı" şeklindeki savunmalar ise dikkat çekiyor.
Bu tartışmaların merkezinde yer alan ve Ekrem İmamoğlu'nun "suç örgütü lideri" olduğu iddiasıyla yargılandığı İBB davasında nihai aşamaya yaklaşılıyor. Davanın son duruşmasında tansiyonun yükseldiği gözlemlendi. Mahkeme hakiminin, milletvekili Suat Özçağdaş'a yönelik, "Milletvekili diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız" sözleri duruşmaya damga vurdu. Ayrıca, savunma sırası konusunda Ekrem İmamoğlu ile eski Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney arasında bir anlaşmazlık yaşandığı da kayıtlara geçti.
Dava sürecinde tutuklu sanıkların ifadelerinin tamamlanmasının ardından, şimdi tüm dikkatler etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen tanıklara çevrilmiş durumda. Özgür Özel gibi isimlerin "itirafçılar dökülüyor" yönündeki beyanlarına karşın, mahkemede ifadesini geri çeken herhangi bir "gerçek" itirafçı olmadığı belirtiliyor. İtirafçılık başvurusu kabul edilmeyip tutukluluğu devam eden birkaç isim dışında, Adem Soytekin gibi kilit tanıkların ifadelerinde bir değişiklik yapmadığı ifade ediliyor. Asıl önemli gelişmenin ise, adli tatilin sona ermesiyle birlikte ifade vermeyi bekleyen tam 76 kişilik bir itirafçı listesi olduğu ileri sürülüyor.
SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür, bu isimlerin önemine dikkat çektiği yazısında şu ifadelere yer verdi:
Ertan Yıldız, Ali Nuhoğlu ve Yakup Öner'in fısıldayacakları bile İmamoğlu'nun yalanlarını yerle bir eder.
Etkin pişmanlık talebinde bulunan bu kişilerin, iddianamede İmamoğlu'nun "Organize Suç Örgütü" olarak nitelendirilen yapının anahtar figürleri olduğu iddia ediliyor. Bu isimler arasında öne çıkanlardan biri, iş insanı Ali Nuhoğlu. Nuhoğlu'nun, mahkemede İBB'deki adrese teslim ihaleleri ve yapılmayan işler için alınan ödemeleri detaylandırdığı biliniyor. En dikkat çekici iddialardan biri ise, piyasa değeri 50 milyon doları bulan Boğaz manzaralı 3 lüks villanın, İmamoğlu'na ait bir şirkete 15 milyon Türk Lirası gibi sembolik bir bedelle satıldığı yönünde.
Nuhoğlu ile ilgili bir diğer merak konusu ise, şirketlerinin konkordato ilan etmiş olmasına rağmen devlet bankalarından nasıl milyarlarca liralık kredi ve milyonlarca dolarlık teminat mektubu alabildiği. Bu finansal işlemlerin, batık durumdaki şirketlerin İBB ihalelerine girebilmesi ve belediyeye hayali faturalar düzenleyerek sistemden para çıkarması amacıyla yapıldığı öne sürülüyor.
SİSTEMİN DİĞER DİŞLİLERİ
Yapının sadece Ali Nuhoğlu ile sınırlı olmadığı, başka önemli isimlerin de bulunduğu iddia ediliyor. Bu isimler arasında şunlar sayılıyor:
Ertan Yıldız: İmamoğlu ve Fatih Keleş ile birlikte en yakın halkada yer aldığı belirtilen Yıldız'ın, milyarlarca liralık toprak döküm işlerinde Murat Gülibrahimoğlu-İmamoğlu ortaklığının gizli şifrelerini taşıyan kişi olduğu iddia ediliyor.
Yakup Öner: "VIP Yakup" olarak anılan harita mühendisi Öner'in, sistemin adeta kara kutusu olduğu; İstanbul'daki sermaye çevreleriyle kurulan ilişkileri, AVM gibi büyük rant projelerini ve iş insanlarından alınan "bağış" adı altındaki paraları kayıt altına aldığı ileri sürülüyor.
Diğer isimler: Listede ayrıca Ahmet Sari, eski İSKİ Genel Müdürü Burak Korzay, Yusuf Yadoğlu ve Aziz İhsan Aktaş gibi kişilerin de bulunduğu belirtiliyor.
Bugüne dek görülen duruşmaların davanın yalnızca bir ön gösterimi olduğu, asıl sürecin adli tatil sonrasında 76 itirafçının ifadeleriyle başlayacağı değerlendiriliyor.




