Yakın zamanda yapılan bir klinik araştırma, kemoterapi ile birlikte kullanıldığında iki şekilde etki eden yeni bir ilacın, tedavisi zor bir akciğer kanseri türüne sahip hastaların yaşam sürelerini ortalama %15 oranında uzattığını ortaya koydu.
İvonescimab olarak bilinen deneysel tedavi, tümörlerin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı "kapatma düğmesini" devre dışı bırakarak çalışır; bu sayede kanser hücreleri açığa çıkar ve vücut hastalığı tanıyıp onunla savaşabilir.
Bu ilaç ayrıca tümörlerin yeni kan damarları oluşturmak ve büyümek için kullandığı belirli bir proteini de hedef alıyor.
Uzmanlar bu bulguları, küçük hücreli olmayan skuamöz hücreli akciğer kanserinin ileri evrelerindeki hastalar için "umut verici bir adım" olarak nitelendirdiler, ancak daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu da kabul ettiler.
Lancet dergisinde yayınlanan ve Chicago'da düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin yıllık toplantısında sunulan çalışma, daha önce tedavi görmemiş, ileri evre küçük hücreli olmayan skuamöz akciğer kanseri olan Çinli 532 kişiyi kapsadı.
Hastalar ya kemoterapi ile birlikte "efonisimab" ilacı ya da kemoterapi ile birlikte "tecilizumab" adlı başka bir immünoterapi ilacı aldılar.
Araştırmada, "ifonisimab" grubundaki hastaların ortalama 28 ay yaşadığı, "teslizumab" grubundaki hastaların ise ortalama 24 ay yaşadığı, yani yaklaşık %15'lik bir artış olduğu tespit edildi.
Araştırmacılar sonuçları "istatistiksel olarak anlamlı ve klinik açıdan önemli" olarak nitelendirerek şunları ekledi: "Bu sistem, bu hasta grubu için birinci basamak tedavi olarak yeni bir tedavi seçeneği sunabilir."
Ancak her şey mükemmel değildi. Yeni ilacı kullananlarda yan etkiler daha yaygındı. Bununla birlikte, bu yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakan hastaların yüzdesi her iki grupta da benzerdi, sadece yaklaşık %5.
Cancer Research UK'de Araştırma Bilgi Yöneticisi olan Dr. Dani Sciro, bulgular hakkında şu yorumu yaptı: "Bu, ileri evre akciğer kanseri olan kişiler için umut verici bir adım ve bu yeni tedavi kombinasyonunun, seçeneklerin sınırlı olduğu durumlarda hastaların daha uzun süre yaşamasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ancak henüz çok erken. Hastaların ne kadar süreyle fayda gördüğünü ve sonuçların daha geniş bir hasta yelpazesinde geçerli olup olmadığını anlamak için daha fazla zamana ihtiyacımız var. Bu tedaviyle yan etki yaşayan hasta sayısında hafif bir artış oldu, bu nedenle risklerini ve gelecekte nasıl kullanılabileceğini tam olarak anlamak için daha fazla çalışma önemli olacaktır."
Kaynak: The Independent




