Ekrem İmamoğlu’nun casusluk davasında çarpıcı detaylar! Hüseyin Gün’ün hesabında yüklü para transferi tespit edildi
SON DAKİKA… Yolsuzluk ve rüşvet suçlarından görevden uzaklaştırılan İBB eski başkanı Ekrem İmamoğlu’nun casusluk dosyasında tutukluluğunun devamı istendi. Hüseyin Gün’ün etkin pişmanlıktan yararlanması kapsamında verdiği ifade sonrası soruşturma genişletildi. Hüseyin Gün'ün incelenen dijital materyallerinde, 2019 yerel seçim kampanyasında işbirliği yaptığı ve seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırıldığı tespit edildi. Casusluk soruşturmasında elde edilen en dikkat çekici veri ise Hüseyin Gün'ün hesaplarındaki yüklü para transferiydi…
SABAH
Yolsuzluk ve rüşvet suçlarından görevden uzaklaştırılan İBB eski başkanı Ekrem İmamoğlu'nun casusluk dosyasında tutukluluğunun devamı istendi. Davada sanık olarak yer alan Hüseyin Gün'ün 4 Temmuz 2025 tarihinde casusluk suçlamasıyla tutuklanması ve etkin pişmanlık yasasından yararlanarak verdiği ifadelerin ardından soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıkları kapsayacak şekilde genişletildi.

HÜSEYİN GÜN'E AİT DİJİTAL METARYELLER İNCELENDİ
Soruşturma kapsamında toplanan delillerle ve casusluktan tutuklanan Hüseyin Gün'ün incelenen dijital materyallerinde, 2019 yerel seçim kampanyasında işbirliği yapmak ve seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması nedeniyle Ekrem İmamoğlu, siyasi danışmanı Necati Özkan ve TELE 1 kurucusu Merdan Yanardağ geçtiğimiz yıl tutuklandı. SABAH, casusluk davasında bugüne kadar yaşanan gelişmeleri derledi.

15 YILDAN 20 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede İmamoğlu, Gün, Özkan ve Yanardağ "şüpheli" olarak yer aldı. İddianamede, şüphelilerin "Siyasal veya askeri casusluk" suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapisleri istendi. İddianamede, şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ve site havuzunda cansız bedeni bulunan Hüseyin Gün'ün 'manevi annem' olarak belirttiği Seher Alaçam'ın öz oğlu Ümit Deniz Alaçam'ın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbara yer verildi. Öz Oğlu ihbarında, şüpheli Gün'ün İsrail, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri lehine ajanlık faaliyetinde bulunduğunu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi.

ŞÜPHELİ GÜN'ÜN HESABINDA YÜKLÜ MİKTARDA PARA TRANSFERİ
İddianamede, Hüseyin Gün'ün para hareketlerine yönelik yapılan MASAK incelemesinde, herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurt içi yurt dışı para transferlerinin bulunduğu, hesaplarında 85 milyon lira tutarındaki paranın nakit çekiminin gerçekleştirildiği ve bu tutarın kullanımına ilişkin herhangi bir alım-satım kaydına rastlanılmadığı da bildirildi.
MİLYONLARCA VATANDAŞIN VERİSİ SIZDIRILDI
Soruşturmada tespit edilen bir diğer detay ise milyonlarca vatandaşın bilgilerinin dijital platformda satışa çıkarıldığı oldu. 4,7 milyon kullanıcının kişisel verileri ile konum bilgilerinin iki farklı yabancı ülkeye sızdırıldığının ve bilgilerin "Dark Web " üzerinden satışa çıkarıldığı tespit edildi. Aynı uygulamanın içerisinde yer alan "İBB Hanem" isimli alt uygulamada ise 11 milyon kişinin sandık verilerinin işlendiği ve yine program dışına sızdırıldığı belirlendi. İBB 2019 veri kopyalama sürecinin gündemden kaldırılması için de yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Barr, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün devreye girdiği ortaya çıktı. Birlikte hareket eden şüphelilerin algı yarattıkları, kopyalama olayının gündemden düşürmek için çalışma yaptıkları tespit edildi. Veri kopyalamanın İmamoğlu'nun izin yazısı ile gerçekleştiği, Gün'ün vatandaşın bilgilerini İmamoğlu'nun seçim çalışmasını yürütmesi karşılığı edindiği de tespit edildi.
MÜTALAADA TUTUKLULUKLARIN DEVAMI İSTENDİ
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülmeye devam eden davada, ara mütalaa verildi. Cumhuriyet savcısı, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi.
CASUSLUK SUÇUNA 'KISKANÇLIK' SAVUNMASI
Öte yandan, mayıs ayında görülen casusluk davasının ilk duruşmasına tutuklu Hüseyin Gün'ün kıskançlık savunması damga vurmuştu. Gün, 'Manevi annem' dediği Seher Alaçam'ın oğlu Ümit Deniz Alaçam'ın kendisi hakkında yaptığı casusluk ihbarının da kıskançlıktan kaynaklandığını iddia etmişti. Gün, öz annesinin sürekli olarak kendisini rol model ve ağabey olarak göstermesi dolayısıyla Ümit Deniz Alaçam'ın kendisine husumet ve kıskançlık duyduğunu ileri sürmüştü.




