İsrail hapishanesinde 60 kilo kaybeden Filistinli gazeteci: Bir ağrı kesiciden bile mahrum bırakıldım

2 dk okuma
İsrail hapishanesinde 60 kilo kaybeden Filistinli gazeteci: Bir ağrı kesiciden bile mahrum bırakıldım

Hızlı Özet

İsrail tarafından idari tutuklu olarak 32 ay hapishanede tutulan ve bu sürede yaklaşık 60 kilo kaybeden Filistinli gazeteci Abdullah Muhammed Şatad, cezaevinde bir ağrı kesiciden bile mahrum bırakıldığını belirtti.

Ekim 2023'te İsrail tarafından tutuklanan ve 32 ay boyunca herhangi bir suçlama yöneltilmeksizin idari tutuklu olarak İsrail hapishanelerinde kalan Şatad, 116 kilo olarak girdiği cezaevinden 23 Haziran'da 60 kiloya düşerek çıktı.

Hapishaneden çıktıktan sonra yere yığılan Şatad'ın durumu, İsrail hapishanelerindeki kötü muamelenin yeni bir somut örneği olarak kayıtlara geçti.

Filistinli gazeteci Şatad, İsrail hapishanelerinde yaşadıkları kötü muameleyi AA muhabirine anlattı ve uluslararası kuruluşlara Filistinlilerin durumunun düzeltilmesini sağlamaları için çağrı yaptı.

"Dışarı adım atar atmaz bitkinlikten yere yığıldım"

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Selfit kentine bağlı Bidya beldesinden bir gazeteci olduğunu ve 32 ay idari tutukluluğun ardından özgürlüğüne kavuştuğunu belirten Şatad, İsrail hapishanelerinde "kalan tüm Filistinli esirlere şifalar ve kurtuluş" temenni etti.

Şatad, İsrail hapishanelerindeki insani durumun çok kötü olduğuna işaret ederek "Tıbbi ihmalin, tedaviden mahrum bırakılmanın hatta en zor anlarda bir ağrı kesici haptan bile mahrum edilmenin neden olduğu sağlık sorunları yaşıyorum." ifadelerini kullandı.

"İnsanlığın teknolojik olarak çağ atladığı, medeniyet, hak ve hukuk alanında toplumların geliştiği bir dönemde, Filistinli esirlerin bir ağrı kesiciden mahrum edildiğine" dikkati çeken Şatad, şunları kaydetti:

"Hapishaneden çıktığımda vücudumda ne kadar büyük bir tıbbi yıkım olduğunu bilmiyordum. Dışarı adım atar atmaz bitkinlikten yere yığıldım ve bana ne olduğunu anlayamadım.

Hastanede yapılan tetkikler neticesinde durumumun oldukça ciddi olduğu ortaya çıktı. Kendimi yeniden toparlayabilmem için çok sıkı bir tıbbi takibe ve yoğun tedavilere ihtiyacım var."

Şatad, İsrail hapishanelerinde "esirlerin çoğunu uyuz hastalığının amansızca vurduğunu ve hızla yayıldığını" belirterek "Gerçek şu ki bu hastalık içeride en yaygın, en az tedavi edilen ve esirlere en çok zarar veren hastalık. Birçok esir aylarca hiçbir tedavi görmeden bu hastalıkla pençeleşiyor." diye konuştu.

İsrail hapishanelerindeki duruma müdahale edilmesi çağrısı

Şatad, esir ailelerine, resmi kurumlar ile uluslararası topluma ve Filistin resmi makamlarına ayrı ayrı çağrıda bulundu.

Filistinli esir ailelerine "Çocuklarınızı sakın unutmayın. Onları dualarınızdan eksik etmeyin, bu yapabileceğiniz en küçük şeydir." diyen Şatad, "Onlar da sürekli size dua ediyor, isimlerinizi ezbere biliyorlar. Onların Mushafları hiç kapanmaz, odalarında ışıklar hiç sönmez. Zikir, dua, oruç ve ibadetle bağlarını koparmadan içeride mücadeleye devam ediyorlar." ifadelerini kullandı.

Şatad, resmi kurumları ve uluslararası topluma, İsrail cezaevlerindeki "vahim gerçekliğe çok ciddi ve acil şekilde odaklanılması" çağrısında bulunarak "Esirlerin durumunun farkına varılmalı ve geç kalınmadan müdahale edilmelidir." dedi.

Filistin resmi makamlarına da seslenen Şatad, tüm Filistin kurumlarından esirlerin durumunu daha yakından takip etme talebinde bulunarak "Esirlerin yaşam koşullarını iyileştirmek için yürüttüğünüz hukuki mücadeleyi ve çabalarınızı daha da yoğunlaştırmanızı rica ediyorum." diye konuştu.

Şatad, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklandığına dikkati çekerek Filistinlilerin sesini dünyaya duyurmaya çalışan gazetecilere teşekkür etti.

Bu haber 11818 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR