İsrail huylandı... Hakan Fidan'dan Şam’da kritik görüşmeler

9 dk okuma
İsrail huylandı... Hakan Fidan'dan Şam’da kritik görüşmeler

Hızlı Özet

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan

Şam’daki görüşmede ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgesel gelişmeler ele alınırken koordinasyonun sürdürülmesine vurgu yapıldı.

Şam (SANA) – Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı bugün Şam’da kabul etti. Görüşmede Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani de hazır bulundu.

Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve bölgedeki son gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

Taraflar, ortak çıkarlara hizmet edecek ve bölgesel güvenlik ile istikrarı destekleyecek koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesinin önemini vurguladı.

El-Şeybani ve Fidan, Suriye-Türkiye stratejik ortaklığının güçlendirilmesi kapsamında siyasi, ekonomik ve güvenlik işbirliği ile Suriye’nin egemenliği, mültecilerin dönüşü ve SDG’nin entegrasyonunu ele aldı.

Şam (SANA) –
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani, bugün Şam’da Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, iki ülke arasındaki Ortak Yüksek Komite’nin yeniden etkinleştirilmesi ve ortak ilgi alanına giren çeşitli konuları görüştü.

İki bakan görüşmede bölgedeki son gelişmeleri ele alırken, istişare ve koordinasyonun sürdürülmesinin yanı sıra bölgede güvenliğin güçlendirilmesi ve istikrarın pekiştirilmesine yönelik çabaların desteklenmesinin önemini vurguladı.

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Bakan El-Şeybani, Suriye’nin kardeş Türkiye ile stratejik ortaklık ve kurumsal işbirliğinin öne çıktığı yeni bir döneme ilerlediğini belirtti.

El-Şeybani, Türkiye’nin 8 Aralık 2024’te Suriye’nin özgürleşmesinin ardından Şam’daki büyükelçiliğini yeniden açan, sınır kapılarını ve tedarik hatlarını faaliyete geçiren ilk ülkeler arasında yer aldığını, ayrıca Suriye halkına uygulanan yaptırımların kaldırılması için uluslararası düzeyde çağrıda bulunduğunu ifade etti.

40 anlaşma ve mutabakat zaptı

El-Şeybani, Suriye-Türkiye ilişkileri kapsamında cumhurbaşkanlığı ve bakanlık düzeyinde onlarca görüşme gerçekleştirildiğini, 40 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığını, ayrıca 22 Suriye bakanlığı ve kurumunun Türk muadilleriyle bağlantı kurduğunu belirterek, bunun ilişkilerde benzeri görülmemiş bir genişleme ve derinleşmeyi yansıttığını ifade etti.

El-Şeybani, işbirliğinin Mayıs 2025’te imzalanan enerji anlaşması ve sınır üzerinden Suriye’nin kuzeyine elektrik akışının sağlanması, Halep ile Gaziantep arasında kardeş şehir ilişkisi kurulması, Bab El-Hava ile Bab El-Selame sınır kapıları üzerinden ulaşım ve transit geçişlerin 24 saat esasına göre yeniden faaliyete geçirilmesi, İdlib’de serbest bölge ve kuru limanın hizmete açılması ile kısa süre önce imzalanan üçlü madencilik mutabakat zaptıyla somutlaştığını belirtti.

El-Şeybani ayrıca, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) altyapı ve hizmet sektörlerinin rehabilitasyonuna katkı sağladığını ve Suriye’nin özgürleşmesinden bu yana 700 binden fazla Suriyelinin Türkiye’den ülkelerine döndüğünü kaydetti.

İç cephede birlik, ortaklığın gücünün temeli

El-Şeybani, Suriye-Türkiye ortaklığının gücünün iç cephedeki birlik ve bütünlükten kaynaklandığını vurgulayarak, Suriye’de 20 aydır yürütülen çalışmaların sonuçlarına değindi.

Devletin kurumlarını ve egemen karar birliğini yeniden tesis ettiğini belirten El-Şeybani, tek bir ulusal ordunun oluşturulması, silahın meşru kurumların elinde toplanması ve ülkenin kuzeydoğusunun Suriye’ye özgü bir süreç çerçevesinde yeniden ulusal bünyeye entegre edilmesi yönündeki çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

El-Şeybani, dış politika alanında ise Sezar Yasası sürecinin geride bırakıldığını ve Suriye’nin Teröre Destek Veren Ülkeler listesinden çıkarıldığını belirterek, bunun ülkenin Arap ve uluslararası platformlardaki doğal konumunu yeniden kazanmasına imkan sağladığını ifade etti.

El-Şeybani, buna paralel olarak yaklaşık 1 milyon 600 bin Suriyelinin yurt dışından ülkeye döndüğünü, yaklaşık 2 milyon ülke içinde yerinden edilmiş kişinin de bölgelerine geri döndüğünü kaydederek, bu kazanımların zorlu bir ulusal çabanın ve başta Ankara olmak üzere dost ülkelerin samimi desteğinin sonucu olduğunu söyledi.

Ortak yüksek komite ve ekonomik işbirliği planları

El-Şeybani, görüşmelerin iki ülke arasındaki Ortak Yüksek Komite’nin yeniden etkinleştirilmesi üzerinde yoğunlaştığını belirterek, komitenin siyasi, diplomatik, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki işbirliğinin yanı sıra enerji, geri dönüş, eğitim ve kültür dosyalarını da kapsayan kurumsal bir çatı işlevi göreceğini ifade etti.

El-Şeybani, komitenin eş başkanlık sistemiyle çalışacağını, düzenli aralıklarla toplanacağını, alınan kararların takibi için daimi bir sekretaryaya sahip olacağını ve ortak çalışmaların sürdürülebilirliğini sağlamak üzere uzmanlık alanlarına göre sektörel komiteler oluşturulacağını kaydetti.

Enerji sektöründe ise El-Şeybani, doğal gaz, elektrik ve şebeke bağlantısı alanlarını tek çatı altında birleştirecek kapsamlı bir strateji belgesi hazırlanması yönünde çalışıldığını açıkladı.

El-Şeybani, Suriye’nin geçen yıl yaklaşık 4 milyar dolar olan ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini belirterek, bunun üretim ortaklıkları, yerel içerik, Suriyeli iş gücünün istihdamı ve ortak sınır sanayi bölgelerinin kurulması yoluyla gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade etti.

Mültecilerin geri dönüşü konusunda ise El-Şeybani, barınma, istihdam ve ulaşım hizmetlerini kapsayan, düzenli geri dönüşü sağlamaya yönelik kapsamlı bir program hazırlandığını belirtti.

El-Şeybani, söz konusu programın geri dönüş yapılan bölgelerdeki yeniden imar projeleriyle entegre şekilde yürütüleceğini kaydetti.

Diplomatik temsil konusunda ise El-Şeybani, Şam Hükümetinin Ankara’daki büyükelçiliğini yeniden açmaya hazırlandığını belirterek, bunun Suriye’nin gerçekleştirmeyi hedeflediği temel bir adım olduğunu ifade etti.

İsrail’in 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesi

El-Şeybani, Suriye ile Türkiye arasında stratejik ortaklığın inşa edilmesinin, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ihlal etmeyi, güneydeki topraklara yönelik ilerleyişini ve güvenli köyler ile sivillere ait mülkleri hedef almayı sürdürdüğü bir ortamda, bölgesel gelişmelerin bilinçli ve doğru şekilde değerlendirilmesini gerektirdiğini vurguladı.

El-Şeybani, 18 Ağustos’ta Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nın hedef alınmasının doğrudan askeri boyutun ötesinde anlam taşıdığını ve Suriye devletinin yeniden inşa sürecini hedef aldığını belirtti.

Suriye-Türkiye yakınlaşmasını engellemeye yönelik girişimlerin, bölgeyi zayıflık ve parçalanmışlığın esiri olarak tutma arzusunu yansıttığını ifade etti.

El-Şeybani, Suriye’nin tutumunun net ve kararlı olduğunu vurgulayarak, İsrail’in 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesinin zorunlu olduğunu ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na tam olarak bağlı kalınması gerektiğini belirtti.

Şam’ın, savaşların ağır bedelinin bilincinde olarak ve saldırgan tarafın üretmeye çalıştığı bahanelere fırsat vermemek amacıyla diplomatik mücadele seçeneğine bağlı kaldığını ifade eden El-Şeybani, Türkiye’nin İsrail saldırılarını kınayan, 1974 Anlaşması’nın uygulanmasını talep eden ve Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünün yanında duran tutumunu takdir ettiklerini kaydetti.

El-Şeybani, görüşmelerin; takip sürecini yürütecek bir sekretaryanın oluşturulması, komitelerin çalışmalara başlaması, ortaklıkların hayata geçirilmesi, Suriye’nin Ankara Büyükelçiliğinin açılması ve Suriyeli ailelerin ülkelerine dönüşünü kapsayan somut bir yol haritasıyla sonuçlandığını belirtti.

Suriye-Türkiye ilişkilerinde benzeri görülmemiş ilerleme

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Suriye-Türkiye ilişkilerinin son iki yılda benzeri görülmemiş bir ilerleme kaydettiğini belirterek, yeni Suriye’nin yıllar süren izolasyonun ardından Aralık 2024’ten itibaren Türkiye ve dünya ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açtığını ifade etti.

Fidan, Suriye’de önceki dönemin sona ermesi ve yeni bir sürecin başlamasının istikrar, barış ve ekonomik kalkınmanın sağlanmasına, ayrıca terörle mücadelede ilerleme kaydedilmesine katkıda bulunduğunu söyledi.

Bölge ülkeleri ile uluslararası toplumun Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara liderliğindeki Suriye hükümetine yönelik tutumunun desteğin ötesine geçerek takdir ve memnuniyet düzeyine ulaştığını belirtti.

Fidan, Suriye devletinin ilişkilerini geliştirme konusunda ciddi çaba gösterdiğini ve Türkiye’nin bu çabaları yakından takip ettiğini belirtti.

Fidan, Türkiye ve Suriye cumhurbaşkanlarının NATO Zirvesi marjında, farklı sektörlerde hızlı ilerleme sağlanması amacıyla iki ülkenin başbakanlarının başkanlık edeceği ortak bir komitenin kurulmasını ele aldıklarını ifade ederek, ortak dosyaların takibi için siyasi, ekonomik ve askeri görüşmelerin yoğunlaştırılmasının önemini vurguladı.

Fidan, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Suriye ziyaretinin yakın zamanda gerçekleşeceğini ve ziyaret için uygun koşulların hazırlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Söz konusu ziyaretin, Ortak Koordinasyon Komitesi tarafından alınan kararlar ve atılan adımların gözden geçirilmesi açısından da önemli bir fırsat olacağını belirtti.

Entegrasyon ve eşit vatandaşlığa destek

Fidan, SDG’nin Suriye devletine entegrasyonunu memnuniyetle karşıladığını belirterek, bunun önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Bu sürecin sahada somut adımlara dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, tüm silahlı unsurların ulusal ordu çatısı altında devlete entegre edilmesinin Suriye’nin birliğini, egemenliğini ve istikrarını güçlendireceğini kaydetti.

Fidan, Suriyelilerin baskı ve ayrımcılığa maruz kalmadan eşit vatandaşlık temelinde yaşamaları gerektiğini vurgulayarak, Kürt vatandaşların da güvenlik, özgürlük ve refah içinde yaşamalarının önemine dikkati çekti.

Bunun Türkiye’nin vizyonunu ve Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Suriye ile Irak’taki Kürtlere yönelik tutumunu yansıttığını belirtti.

Fidan, Suriye’nin Teröre Destek Veren Ülkeler listesinden çıkarılmasının, ülkenin küresel ekonomiye entegrasyonunun önündeki engellerden birini ortadan kaldırdığını belirterek, bunun özellikle yatırımcılar ile bankacılık ve finans sektörleri açısından önem taşıdığını ifade etti.

Fidan ayrıca, Suriye’nin nükleer dosyasının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nezdinde kapatıldığına dikkati çekerek, Suriye hükümetinin bu yöndeki çabalarını takdir ettiğini belirtti.

Türkiye’nin, devrik rejimin geride bıraktığı engellerin çözümüne yönelik yapıcı katkılar sunmayı sürdüreceğini ifade etti.

Fidan, Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yatırımların artırılması amacıyla geniş bir iş insanı heyetiyle Şam ve Halep’i ziyaret ettiğini belirtti.

Suriye ile ticaret hacminin orta vadede 10 milyar dolara çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Bölgesel bağlantı ve Suriye’nin rolü

Fidan, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerin ardından bölgesel bağlantının öneminin arttığına dikkati çekerek, Suriye’nin Ürdün ve Suudi Arabistan üzerinden Körfez’e, Irak üzerinden doğuya, Türkiye ve Akdeniz üzerinden ise batıya uzanan bağlantı hatlarında merkezi bir rol oynayabileceğini ifade etti.

Fidan, söz konusu bağlantının demiryolu, ulaşım ve iletişim hatlarına yönelik projeleri kapsadığını belirterek, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Suriye üzerinden geçerek bölgeyi Avrupa’ya bağlayacak bir demiryolu projesinin bulunduğunu ifade etti. Bu projelere yönelik çalışmaların sürdüğünü vurguladı.

İsrail politikaları olumlu gelişmelerin önündeki en büyük engel

Fidan, Suriye’deki olumlu tablonun karşısında istikrarsızlık yapmayı amaçlayan İsrail politikalarının bulunduğunu belirterek, İsrail’in olumlu gelişmelerin önündeki en büyük engeli oluşturduğunu ifade etti.

Bakan Fidan, Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırının da bunun en açık örneklerinden biri olduğunu kaydetti.

Fidan, Suriye’nin çevresinde barışı yaymasının, terörle mücadele etmesinin ve kapasitesini geliştirmesinin egemenlik hakkı olduğunu vurgulayarak, İsrail saldırılarının uluslararası toplumun terörle mücadele yönündeki çabalarına zarar verdiğini belirtti.

Suriye’nin kapasitesinin hedef alınmasının DEAŞ gibi unsurlara dolaylı destek sağladığına dikkati çeken Fidan, İsrail’in Suriye’nin güneyinde yaşanan bazı gelişmeler ve istikrarsızlık olaylarında rolü bulunduğunu ifade etti.

Fidan, Dürzilerin Suriye’nin asli unsurlarından biri olduğunu belirterek, geleceklerinin de Suriye’nin geleceği içinde şekillenmesi gerektiğini ifade etti.

Geçen yıl açıklanan Süveyda Yol Haritası’nın uzlaşının sağlanması ve hizmetlerin sunulması için uygun bir zemin oluşturduğunu kaydeden Fidan, söz konusu yol haritasının uygulanması çağrısında bulundu.

Fidan, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın İsrail ile çözüm için gerçekçi çerçeveyi oluşturduğunu vurgulayarak, uluslararası topluma daha net bir tutum sergileme çağrısında bulundu.

Gazetecilerin soruları

Suriye-Türkiye ilişkilerinin geleceğine ilişkin bir soruyu yanıtlayan El-Şeybani, iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ve siyasi koordinasyonun son derece ileri bir düzeyde olduğunu belirtti.

Diğer sektörlerin de aynı düzeye taşınması gerektiğini ifade eden El-Şeybani, siyasi iradenin, ilişkileri düzenleyen ve vatandaşların yaşamına yansıyan yasa, yönetmelik ve kurumlara dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

İsrail saldırıları dosyasına da değinen El-Şeybani, saldırılara rağmen Suriye’nin devleti yeniden inşa etmeyi ve savaşın yol açtığı yıkımı onarmayı sürdürdüğünü, bu saldırıları sona erdirecek bir güvenlik anlaşmasına ulaşmak için ciddi biçimde çalıştığını kaydetti.

El-Şeybani, uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme, uluslararası hukuka saygı gösterme ve Suriye’yi destekleme çağrısında bulundu.

İsrail’den 8 Aralık 2024’ten sonra ilerlediği bölgelerden çekilmesini ve Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na bağlı kalmasını isteyen El-Şeybani, bölgesel güvenlik ve barışı güçlendirecek şekilde izlediği yolu değiştirmesi gerektiğini belirtti.

Fidan ise iki ülkenin, iş insanlarının ihtiyaçlarını karşılayacak, karşılıklı yatırımları ve ortaklıkları destekleyecek bir sistem kurmak için çalıştığını söyledi. Fidan, sistemin finansman, vize, çalışma izinleri ve belgeleri de kapsadığını ifade etti.

Türk yatırımcılar ve sanayicilerin Suriye’ye ilgi gösterdiğini belirten Fidan, enerji ve hazır giyim sektörlerinin bu alanlar arasında yer aldığını kaydetti.

Fidan, iki ülkenin liderlerinin ortak bir Koordinasyon ve Planlama Konseyi kurulması, hızlı kararlar alınması ve dosyaların bürokrasiye bırakılmaması yönünde talimat verdiğini vurguladı. Bu adımların, Suriye ve bölgenin kaybettiği zamanı telafi etmeyi amaçladığını ifade etti.

İsrail’in bölgede izlediği politikalara ilişkin Fidan, İsrail’in yayılmacı ve dışlayıcı politikalar yürüttüğünü, başta Suriye, Lübnan, Ürdün ve Mısır olmak üzere komşu ülkelerin istikrara ve kalkınmaya ulaşmasını engellemeye çalıştığını söyledi.

Suriye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik adımların sürmesinin yalnızca Suriye’yi değil, bölge ülkelerini ve daha ötesini de etkileyeceği uyarısında bulunan Fidan, uluslararası topluma İsrail’i bu gidişattan vazgeçirmek için elinden gelen her şeyi yapma çağrısında bulundu.

Fidan, Türkiye’nin bölgede istikrar ve barışı güçlendirmek amacıyla Suriye ve uluslararası toplumla işbirliğini ve çabalarını sürdüreceğini teyit etti.

#hakan-fidan#suriye#Bakan Fidan
Kaynak:hurriyet.com.tr
Bu haber 10384 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

THY uçağında çığlık çığlığa
Gündem

THY uçağında çığlık çığlığa

Türk Hava Yolları'nın İstanbul- Tunus seferini yapan yolcu uçağında, olumsuz hava koşulları ve türbülans nedeniyle korku dolu anlar yaşandı. Airbus A321 tipi uçak Tunus-Kartaca Havalimanı'na iniş için iki kez yaklaşmasına rağmen başarılı olamayınca yeniden havalandı.

Habervitrini13491 Görüntüleme
Hava tersine dönüyor! Sıcaklıklar bir anda düşecek!
Gündem

Hava tersine dönüyor! Sıcaklıklar bir anda düşecek!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Özdemirci, yeni hava durumu raporunu değerlendirdi. Özdemirci, hava sıcaklığının hafta başından itibaren kuzey, iç ve batı kesimlerde 4 ila 8 derece azalacağını belirtti.

Habervitrini12220 Görüntüleme
Erdoğan’ı karşılamaya gittiler! Gelin ve damada sürpriz
Gündem

Erdoğan’ı karşılamaya gittiler! Gelin ve damada sürpriz

Samsun’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılamak için toplanan kalabalık arasında, düğün günlerinde gelinlik ve damatlıklarıyla yer alan genç çift dikkat çekti. Erdoğan’ın davetiyle seçim otobüsüne çıkan çift, Cumhurbaşkanı ile sohbet ederek hayatlarının en özel günlerinden birini yaşadı.

Habervitrini11866 Görüntüleme
İsrail medyasından Erdoğan itirafı! "Görmezden gelmek zor"
Gündem

İsrail medyasından Erdoğan itirafı! "Görmezden gelmek zor"

İsrail basını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yi Orta Doğu’da görmezden gelinmesi zor bir aktöre dönüştürdüğünü yazdı. Ankara’nın Washington ve Arap dünyasındaki nüfuzunun arttığına dikkat çekilen analizde, Türkiye’nin İsrail karşısında giderek daha güçlü bir rakip haline geldiği belirtildi.

Habervitrini13305 Görüntüleme