Türkiye, İsrail'e bir adım daha yaklaştı! Ülkenin lideri duyurdu! Türk ordusuna yeni davet
Türkiye'nin bölgesel gücüne işaret eden Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, İsrail ile imzalanan çerçeve anlaşmasının uygulanması ve Lübnan ordusunun desteklenmesi süreçlerinde Ankara'nın diplomatik ve lojistik desteğine güvendiklerini belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Türkiye ile ilişkilerin daha ileri düzeyde işbirliğine taşınabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Lübnan, yatırım, ticaret ve yeniden imar yoluyla ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlaması konusunda Türkiye'nin kapasitesine güveniyor." dedi.
Türkiye'ye yarın gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde konuşan Cumhurbaşkanı Avn, Türkiye-Lübnan ilişkileri, bölgesel gelişmeler ve İsrail ile varılan mutabakat süreçlerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
'TÜRKİYE İLE KOORDİNASYON STRATEJİK BİR GEREKLİLİKTİR'
İki ülke arasındaki köklü ilişkilere vurgu yapan Avn, Lübnan-Türkiye ilişkilerinin daha ileri düzeyde bir işbirliğine taşınabileceğini anlattı. Türkiye'nin halihazırda önemli bir bölgesel güç olduğunu ve ağırlığı bulunduğunu ifade eden Avn, "Türkiye ile koordinasyon, Lübnan için geçici bir tercih değil stratejik bir gerekliliktir." diye konuştu.
'TÜRKİYE, ÇERÇEVE ANLAŞMASININ BAŞARIYA ULAŞMASINA KATKI SAĞLAYABİLİR'
İsrail ile haziran ayında imzaladıkları çerçeve anlaşmasının uygulanmasında Türkiye'nin olası rolüne değinen Cumhurbaşkanı Avn, Ankara'nın NATO üyeliği ve geniş bölgesel ilişkileri sayesinde uluslararası alanda önemli bir misyon üstlenebileceğine dikkati çekti. Çerçevenin sahada uygulanabilmesi için geniş çaplı bölgesel ve uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirten Avn, "Türkiye, özellikle Washington ve Roma'daki müzakere turlarının ardından ortaya çıkan çerçeve anlaşmasının başarıya ulaşmasına katkı sağlayabilir." ifadelerini kullandı.
Washington'da imzaladıkları anlaşmanın uygulamasına bağlı olduklarını söyleyen Avn, bu başarının açık güvencelere dayandığını kaydetti. Söz konusu güvencelerin detaylarını paylaşan Avn, "İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği topraklardan tam olarak çekilmesinin Lübnan ordusunun konuşlanmasıyla eş zamanlı gerçekleşmesi, ihlal ve saldırıların tamamen sona ermesi ile iki tarafın yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetleyecek etkin bir uluslararası mekanizmanın kurulması gerekiyor." dedi.
Türkiye'ye bu sürece siyasi ve diplomatik destek verme çağrısında bulunan Avn, bu desteğin çerçeve anlaşmasının eksik uygulanmasının önüne geçeceğini ve güneyde güvenlik boşluğu oluşmasını önlemeyi amaçlayan uluslararası girişimlere katkı sağlayacağını dile getirdi.

Joseph Avn
'TÜRKİYE'DEN LÜBNAN DEVLETİNİN YERİNE GEÇECEK BİR ROL TALEP ETMİYORUZ'
Türkiye'nin Lübnan'ın egemenliği ve istikrarına sağlayabileceği katkılara işaret eden Avn, Ankara'nın etkin bir bölgesel güç olarak gerçek etki araçlarına sahip olduğunu vurguladı. Başta ordu olmak üzere Lübnan devleti ile meşru kurumlarına destek sağlanmasının önemine değinen Avn, "Türkiye'den Lübnan devletinin yerine geçecek bir rol talep etmiyoruz. Aksine, silahın yalnızca meşru otoritenin elinde toplanması ve yıllardır süren savaşın ardından istikrarın pekiştirilmesine yönelik çabalarımızla uyumlu, destekleyici ve tamamlayıcı bir rol üstlenmesini istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin ayrıca Lübnan'ın doğu ve kuzey sınırlarının denetlenmesine, silah kaçakçılığının ve ülke güvenliğini tehdit eden yasa dışı geçişlerin önlenmesine katkı sağlayabileceğini anlatan Avn, iki dost ülke arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
'TÜRKİYE'NİN YENİDEN İMAR ALANINDAKİ TECRÜBESİNDEN YARARLANILMALI'
Lübnan'ın yaşadığı ekonomik krizlerin ardından toparlanması konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Avn, yatırım, ticaret ve yeniden imar yoluyla ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlaması konusunda Türkiye'nin kapasitesine güvendiklerini belirtti. Türk şirketlerinin Lübnan'ın üretim sektörlerine doğrudan yatırım yapmasının teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizen Avn, "Mevcut ticaret anlaşmalarının etkinleştirilmesi, mal ticaretindeki lojistik engellerin kaldırılmasıyla zor durumdaki Lübnan ekonomisinin yükünün hafifletilmesi ve Türkiye'nin yeniden imar alanındaki geniş tecrübesinden yararlanılması gerekiyor." diye konuştu.
'LÜBNAN ORDUSU VAROLUŞSAL BİR SINAV VERİYOR'
İki ülke arasındaki askeri işbirliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avn, Lübnan ordusunun ülke genelinde konuşlanmasını güçlendirmek ve devlet otoritesini tesis etmek için çok yönlü desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye ile mevcut askeri destek ve eğitim programlarının genişletilmesini görüşeceklerini aktaran Avn, "Lübnan ordusu, devlet otoritesini ülkenin tamamında tesis etme açısından varoluşsal bir sınav veriyor. Bu da modern teçhizat ve ekipman, özel eğitim ile özellikle güneyde hassas bölgelere fiilen konuşlanmasını sağlayacak lojistik desteği gerektiriyor. Bu konuşlanmanın da İsrail'in tam ve eş zamanlı çekilmesiyle birlikte gerçekleşmesi gerekiyor." dedi.
Ankara'nın daha önce de ordunun kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sunmaya hazır olduğunu ortaya koyduğunu hatırlatan Avn, Türkiye'den gelecek herhangi bir desteğin mevcut ABD ve uluslararası desteğe ek nitelikte olacağını, onun yerine geçmeyeceğini vurguladı.
Ülkenin güneyinde görev süresi yıl sonu dolacak Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) yerine geçebilecek olası bir uluslararası güçte Türkiye'nin yer alma ihtimaline dair tartışmaların sürdüğünü belirten Avn, "Bizim açımızdan öncelik, UNIFIL'in görev süresinin sona ermesinin ardından herhangi bir güvenlik boşluğu oluşmamasını sağlamaktır. Türkiye'nin olası katılımı dahil olmak üzere alternatif bir güce ilişkin her öneri, tek bir ölçüt üzerinden değerlendirilecektir: Lübnan ordusunun ülke genelinde otoritesini tesis etmesine ve güneyde istikrarın sağlanmasına ne kadar katkı sunacağı." ifadelerini kullandı.
Lübnan'ın bu süreçte ciddi hiçbir ortağı dışlamayı düşünmediğini anlatan Avn, Türkiye'nin UNIFIL bünyesindeki deniz görev gücü aracılığıyla güneydeki barışı koruma çalışmalarına yıllar boyunca önemli katkılar sağladığını hatırlattı.

Joseph Avn
'SİLAHIN DEVLETİN ELİNDE TOPLANMASI EGEMENLİK KARARIDIR'
Hizbullah'ın İsrail ile herhangi bir müzakere sürecini reddetmesinin ateşkes mutabakatını nasıl etkileyeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Avn, bu zorluğun boyutunun küçümsenemeyeceğini, sahada başarı için asgari düzeyde iç uzlaşıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Lübnan Cumhurbaşkanlığı ve hükümetinin egemenlik, güvenlik ve dış ilişkilerle ilgili kararları anayasal olarak almaya yetkili tek merci olduğunu belirten Avn, ateşkesin başarılı uygulanması ve silahların devletin tekelinde toplanması için sürekli iç diyalog gerektiğini kaydetti.
Suriye'nin Hizbullah'ın silahsızlandırılmasında rol alabileceği yönündeki iddialara da değinen Avn, Şam yönetiminin bunu defalarca yalanladığını hatırlattı. Konunun tamamen Lübnan'ın egemenlik yetkisi kapsamında olduğunu vurgulayan Avn, "Silahın yalnızca Lübnan devletinin elinde toplanmasına ilişkin karar, tamamen Lübnan'ın egemenlik kararıdır. Bu karar, Cumhurbaşkanlığının himayesinde ve meşru devlet kurumları aracılığıyla yürütülen iç diyalogla alınır. Bu konuda Suriye ya da başka herhangi bir dış tarafın arabuluculuğu veya müdahalesine yer yoktur." dedi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmelerde iki ülke arasındaki koordinasyonun karşılıklı egemenliğe saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladığını aktaran Avn, Suriye'ye daha geniş bir rol atfeden açıklama veya değerlendirmelerin medya yorumlarından ibaret olduğunu ve resmi bir tutumu yansıtmadığını ifade etti.




