İşte İlker Başbuğ ve MİT operasyonunun perde arkası

6 dk okuma
İşte İlker Başbuğ ve MİT operasyonunun perde arkası

Hızlı Özet

Gerçi örgütün ana şemasını oluşturan isimler, 15 Temmuz öncesi emniyet/yargı yapısı ya da kamuoyu ve devletin FETÖ’yü henüz ulusal güvenlik tehdidi olarak algılamamasından dolayı maalesef birer birer yurtdışına kaçtı.









İşte Başbuğ ve MİT  operasyonunun perde arkası



Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanması ve 7 Şubat 2012’de MİT Başkanı Hakan Fidan’ın gözaltına alınma girişiminin perde arkası gazeteci Toygun Atilla’nın “İfşa” kitabında yer aldı. Fidan’ın bir dönem özel kalem müdürlüğünü yapan İdris Karagöz’ün FETÖ’den tutuklandığı ortaya çıktı. FETÖ, Beşiktaş’ın efsanevi başkanı Süleyman Seba’yı da devirmeye çalışmış.




7 Şubat MİT kumpası, 17-25 Aralık ama özellikle de 15 Temmuz askeri darbe girişiminden bu yana Türkiye’nin en önemli gündem maddesi FETÖ oldu.







Gerçi örgütün ana şemasını oluşturan isimler, 15 Temmuz öncesi emniyet/yargı yapısı ya da kamuoyu ve devletin FETÖ’yü henüz ulusal güvenlik tehdidi olarak algılamamasından dolayı maalesef birer birer yurtdışına kaçtı.



Yine de uzun süredir hemen her gün onlarca kişi kamu görevinden ihraç ediliyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ya da tahliye oluyor.



İstisnasız her gün FETÖ’ye dair bir operasyon haberi okuyor, izliyoruz. Bu gündeme rağmen örgüt yapısına dair analizlerin yeterli olduğunu söylemek mümkün değil.



Bu nasıl bir örgüt ki emniyetin istihbarat, terör, organize ve personelden sorumlu birimlerini tamamen ele geçirebiliyor.



Yüzlerce, binlerce erkek/kadın mesiyanik casusluk örgütüne katılmaya ikna oluyor. Bu örgüte giren niye paçasını kurtaramıyor. Örgütü kimler koruyor?



Diyanet İşler Başkanlığı bir rapor hazırlasa, emniyet ya da istihbarat derin ilişkiler ağını bir bakışta meseleye vakıf olacağımız şekilde ortaya koysa, savcılar -evet, büyük emek veriyorlar ama- manifesto niteliğinde iddianameler hazırlasa diye aklınızdan geçiriyorsunuz. Uzman gazetecilerden kapsamlı araştırmalar, dosyalar bekliyorsunuz.



 





 



 


Gazeteci Toygun Atilla, 17-25 Aralık süreci ve sonrasında yaşanan olaylarda FETÖ'yü konu edinen çok sayıda habere imza attı.





İLK DEFA İNSAN GİBİ HİSSEDİYORUM



İşte gazeteci Toygun Atilla’nın, “İfşa” isimli kitabı, bu beklentilerimizi karşılayabilecek türden bir çalışma.



Danıştay üyesi Bülent Olcay gibi örgüt için kritik isimlerin ne pahasına olursa olsun, himaye görmesinin öyküsünü hayretler içerisinde okuyorsunuz.



35 yıl içinde bulunduğu örgütü bırakıp, itirafçı olan polis şefi Yunus Dolar’ın, kitabın yazarına “Sana garip gelebilir ama ilk defa insan olduğumu hissediyorum” diye içini döküşü, kısa süre sonra FETÖ’cü olacağı ortaya çıkacak bir diplomat Volkan Karagöz ya da Atilla’nın gazeteci arkadaşı Murat Kazancı’nın amansız bir FETÖ düşmanı gibi görünebilmeleri, örgütten uzak durmaya çalışan bir polisin (Fatih Eryılmaz) 30 yıl boyunca tehdit altında yaşaması da ibretlik.



Tabii satranç hamlelerini andıran, şaşırtıcı, MİT’te örgütlenme planları da…



1986 OLAYININ ELDEKİ TEK ZANLISI



Danıştay üyesi Bülent Olcay ile başlayalım. 1980 darbesinden sonra “aranan” Fetullah Gülen 6 yıl sonra beraberindeki 13 kişiyle birlikte yakalandı. Bu ekip örgütün bir nevi çelik çekirdeğiydi. Birlikte yakalandıkları halde polis sorgusunda çoğu Gülen’i tanıdığını inkar etti ve Gülen dahil hepsi serbest kaldı.



(15 Temmuz’da vatandaşlara ya da polise kurşun sıkan cuntacıların kamera kayıtlarına rağmen ‘ben değilim, tesadüfen oradaydım’ savunmasıyla benzerlik dikkat çekici).



Olcay da Gülen ile yakalandığında 26 yaşında avukatlık stajını yapan bir hukuk mezunuydu. Gülen’i tanımadığını söyledi.



Olcay’ın kitaba yansıyan sonraki hikayesi ilginç.



Yargıtay ve Danıştay’ın FETÖ’cüleri tasfiye etmek için 29 Haziran 2016’da yeniden yapılandırıldığı biliniyor. Olcay, yasa TBMM’den geçtiği gün protesto için Danıştay’ın binasının camına hakim cüppesini astı. Cüppeyi kimin astığını o gün kimse bilmiyordu.



Sözcü gazetesinin 14 Temmuz’da yani darbe girişiminden 1 gün önceki haberine göre Olcay, odasının girişine “Giderken odamı boşaltmayacağım, hırsızlara her şey caiz” yazılı bir kağıt asmıştı. Olcay haberde 15 gün önce cübbeyi de kendisinin astığını açıklıyordu.



“Giderken odamı boşaltmayacağım” diyerek darbeyi önceden haber veren Olcay 17 Temmuz’da gözaltına alındı.



İlginçtir, cezaevinde spor yaparken kolunu ve bacağını kırdığı gerekçesiyle 16 Ekim 2018’de tahliye edildi ve tutuksuz yargılanmaya başladı.



Neyse ki Olcay hakkında, 29 Mart 2019’de “kaçma şüphesi” olduğu için yeniden tutuklama kararı çıktı.



Olcay, 1986’daki meşhur olayın kahramanları, örgütün çelik çekirdeğini oluşturan 14 kişi içinden şu an için cezaevinde olan tek kişi.



BAŞBUĞ VE FİDAN OPERASYONUNUN PERDE ARKASI



Kitapta eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanma sürecine ilişkin önemli bir detay var.



İtirafçı olan Yunus Dolar, tabip albay Emin Aydur’un kendisine “Hocaefendi’yi kızdırdınız, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u neden tutuklatmadınız” dediğini anlatıyor. Bu görüşmeden 2 ay sonra 6 Ocak 2012’de Başbuğ tutuklanıyor.



Dolar, 7 Şubat 2012’deki krizde MİT Başkanı Hakan Fidan’ın bizzat Gülen’in talimatıyla gözaltına alınmak istendiğini de, Marmara Emniyet Bölge İmamı “Arif”ten öğrenmiş.



GÜLEN DUYUNCA BAYILDI



Önemli bir polis şefi, Toygun Atilla’ya şahit olduğu kumpasları Gülen’e şikayet ettiğini anlatıyor. O zamanlar kumpasların Gülen’in dışında geliştiğine inanıyormuş.



Polis şefi, kendisini dikkatlice dinleyen Gülen’in tek bir soru sorduğunu aktarıyor: “Bu anlattıklarını bilen var mı?”



Cevap, “Bilgilendirilmesi gerekenler bilgilendirildi” olunca, Gülen aniden bayılıyor, hatta doktoru müdahale etmek zorunda kalıyor. Polis şefi işte o zaman kumpasların Gülen’in bilgisi dahilinde olduğunu anlıyor.



FİDAN’IN ÖZEL KALEMİ FETÖ’DEN TUTUKLANDI



Kitapta MİT Başkanı Hakan Fidan’ın bir dönem özel kalem müdürlüğünü yapan İdris Karagöz’ün FETÖ’den tutuklandığını öğreniyoruz.



Üstelik Karagöz, 15 Temmuz’daki darbe girişiminden sonra Batılılara “FETÖ’nün gerçek yüzünü anlatmakla görevlendirilen” Bern Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Volkan Karagöz’ün kardeşiydi. Aylar sonra Şubat 2017’de kripto FETÖ’cü olduğu ortaya çıkan Volkan Karagöz İsviçre’ye iltica talebinde bulundu.



MİT’E SIZMAK İÇİN ÇİN’E ÖĞRENCİ GÖNDERDİLER



FETÖ, MİT’e sızmak için akıl almaz stratejiler de denemiş. Kurumun Çince bilen personel alacağını öğrenen örgüt, Çin’de bir hücre evi kuruyor.



İşçi emeklisi bir baba ile ev hanımı bir annenin kızı olan Kayserili Fatma Sekman da bu uzun vadeli plan için 2006’da dünyanın bir ucundaki Çin’e gönderiliyor.



Sekman, Canan Aygül isimli bir başka FETÖ’cüyle Çin’de aynı evi paylaşıyor.



İkisi de Türkiye’ye döndüğünde MİT’te çalışmaya başlıyor ve ‘tesadüfe’ bakın ki ikisi de MİT’te görevli FETÖ’cülerle evleniyor.



KÜRESEL GÜÇ TÜRKİYE’DE KOALİSYON İSTİYOR



MİT’in Türkiye imamına en yakın isimlerden biri olan MİT mensubu Sunay Elmas’ın, bir diğer MİT mensubu FETÖ’cü Fethullah Yıldız’ın evinde söylediği sözler ise 17-25 Aralık kumpasının kodlarını çözer nitelikte:



Küresel güç artık Türkiye’de tek parti iktidarı istemiyor. Koalisyon hükümetleri ile ülkenin yönetilmesini istiyor.



NUREFŞAN’IN ÇOK KONUŞULACAK ÖYKÜSÜ



Kitapta geçen “Nurefşan”ın öyküsü, katalog evliliği ve örgütün evlilik politikasını iyi özetliyor.



Kod adı “Nurefşan” olan genç kız FETÖ’nün prenslerinden biri olan bir gazeteciyle evlendirilecektir. İlk adım atılır ve nişanlanırlar. Ancak nişan bozulur.



Damat adayı gazeteci kısa süre sonra sansasyonel bir evlilik yapacaktır.



Nurefşan da örgütün Türkiye imamlarından biri olan ve Fetullah Gülen’in en yakınındaki isimlerden birinin kardeşiyle evlenir.



15 Temmuz’daki başarısız darbe girişiminden hemen sonra eşi ve kayınbiraderi Nurefşan’ı geride bırakarak kaçtılar. Nurefşan ise yakalandı.



Kitapta Nurefşan’ın da, meşhur gazetecinin de, Türkiye’nin tartıştığı FETÖ imamının da isimleri gizli. Ancak sansasyonel bir hikayeyle karşı karşıya olduğumuz çok açık.



SÜLEYMAN SEBA’YA DARBE GİRİŞİMİ



FETÖ’nün Beşiktaş’ta başarısızlığa uğrayan Süleyman Seba’yı İhsan Kalkavan üzerinden devirme projesi de deşifre oluyor.



Kitapta birçok FETÖ’cü futbolcunun adı ve örgüte katılma serüvenleri var. Şaşırtıcı olan FETÖ’ye bulaşmış birçok futbolcunun ifadelerinde işaret ettiği eski futbolcular Cihat Arslan ile Ümit Bozkurt’un hiçbir şekilde soruşturmaya konu olmaması, anlaşılmaz şekilde paçayı kurtarmaları. Kitapta FETÖ’nün kodlarını çözen ayrıntı ve öyküler detaylıca yer alıyor.



İdris Saruhan Yeni Şafak







Bu haber 281 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gözaltına alınan AK Partili eski başkanın evinden deste deste para çıktı
Gündem

Gözaltına alınan AK Partili eski başkanın evinden deste deste para çıktı

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yahşihan Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında, AK Partili eski Belediye Başkanı Ahmet Sungur ile MHP’li eski Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz’ın da aralarında bulunduğu 35 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında Sungur

Habervitrini13305 Görüntüleme
Fon soruşturmasında yeni gelişme! 200 milyon lira değerindeki 5 aracı 26 bin TL’ye devretmiş
Gündem

Fon soruşturmasında yeni gelişme! 200 milyon lira değerindeki 5 aracı 26 bin TL’ye devretmiş

Devirler karşılığında Yarız'ın hesabına "Taşıt Satış Bedeli" açıklamasıyla yalnızca 26 bin 280 lira gönderildi. Araçların mal varlığını kaçırmak amacıyla devredildiği değerlendirilirken, 4 lüks araca el konuldu.

Habervitrini11918 Görüntüleme
Uydu vericisiyle izlenen üç leylek Mısır ve Suriye'ye ulaştı
Gündem
#Spor#haber#Kültür Sanat

Uydu vericisiyle izlenen üç leylek Mısır ve Suriye'ye ulaştı

Bu kapsamda ovadaki yuvalarda bu yıl yumurtadan çıkan üç leylek yavrusuna Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünce uydu vericisi takılarak göç yolculukları takip altına alındı.

Habervitrini10119 Görüntüleme
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasında yakalanan 20 zanlı tutuklandı
Gündem
#Spor#haber#Kültür Sanat

"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasında yakalanan 20 zanlı tutuklandı

Sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 22'si tutuklama, 3'ü ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Habervitrini9470 Görüntüleme