Karısını ve 3 çocuğunu öldüren caniden akılalmaz ifade

3 dk okuma
Karısını ve 3 çocuğunu öldüren caniden akılalmaz ifade

Hızlı Özet

Anne ve 3 kızı, otopsi işlemlerinin ardından İdil ilçesine bağlı Sırt köyünde yan yana defnedildi. Bu arada Karaaslan'ın 2 çocuğunun fındık işçisi olarak Karadeniz Bölgesi'ne gittiği, diğerinin ise İstanbul'da bulunduğu belirtildi. Hasan Karaaslan da çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.






Türkiye'nin konuştuğu vahşet İdil ilçesinde yaşanmıştı... Eşi Leyla (37) ile kızları Derya (17), Melek (16) ve Şerife (13) Karaaslan'ı pompalı tüfekle öldürüp, teslim olan Hasan Karaaslan'ın (40) polisteki ifadesi ortaya çıktı. Olaydan 5 gün önce inşaat halindeki evini 800 bin TL'ye sattığını ve bu durumdan sonra birtakım sesler duyduğunu iddia eden Karaaslan, akılalmaz ifadeler kullandı...



Şırnak’ta eşini ve 3 çocuğunu öldüren caniden akılalmaz ifade: Bir takım sesler duyuyordum!



Tarihler 24 Ağustos'u gösterdiğinde Şırnak'ta kan donduran bir olay yaşandı… 8 çocuk babası Hasan Karaaslan, evde, uyuyan eşi Leyla ile kızları Derya, Melek ve Şerife Karaaslan'a pompalı tüfekle ateş etti. Çocuklar olay yerinde hayatını kaybetti, Leyla Karaaslan ise çığlık atarak kaçmaya çalıştı.



Şırnak’ta eşini ve 3 çocuğunu öldüren caniden akılalmaz ifade: Bir takım sesler duyuyordum!



TÜRKİYE ŞIRNAK'TAKİ VAHŞETİ KONUŞUYOR...



Ancak Hasan Karaaslan, diğer odaya kaçan eşine tekrar ateş edip, öldürdü. Daha sonra yandaki annesinin evinin bahçesinde uyuyan 2 çocuğuna yönelen Karaaslan, komşuları görünce aracına binip, polis merkezine giderek teslim oldu.



KATİL HASAN KARAASLAN'DAN PES DEDİRTEN İFADELER



Anne ve 3 kızı, otopsi işlemlerinin ardından İdil ilçesine bağlı Sırt köyünde yan yana defnedildi. Bu arada Karaaslan'ın 2 çocuğunun fındık işçisi olarak Karadeniz Bölgesi'ne gittiği, diğerinin ise İstanbul'da bulunduğu belirtildi. Hasan Karaaslan da çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.



SES BENİ ZAYIFLATIYORDU

Karaaslan, emniyetteki ifadesinde; olaydan 5 gün önce inşaat halindeki evini 800 bin TL'ye sattığını, bu durumdan sonra birtakım sesler duyduğunu ileri sürdü. Sesin kaynağının bir telefon olabileceğini düşündüğünü söyleyen Karaaslan, bazı sesleri eşi ile kızı Derya'ya benzettiğini söyledi.



Derya'nın sesi olduğunu düşündüğü sesin kendisine 'Bu telefonu bana vereceksin' dediğini anlatan Karaaslan, "Ben de bu durumu anlatmak için savcılığa gittim ve telefonumun dinlenildiğini söyledim. Görüştüğüm görevliler, beni emniyete yönlendirdi. Emniyete giderken duyduğum ses, 'Emniyette tanıdıklarım var, bundan bir şey çıkmaz, gitme' dedi. Ben de bunun üzerine sabah 09.30 sıralarında aracım ile Midyat'a gittim. Yoldayken duyduğum sesler, 'Yav gitme gitme, seni öldürürler' diyordu. Bu sese aldırış etmeyince de aynı ses, 'Ya o telefonu getirirsin ya da seni öldürteceğim' diyordu. Ses bazen o kadar çok yükseliyordu ki; beni zayıflatıyordu" dedi.



Mardin'in Midyat ilçesine ulaştığında emniyete gittiğini ama sesin kendisini iyice zayıflatması nedeniyle kendisini ifade edemediğini anlatan Karaaslan, "Sesler, eşimin ve çocuklarımın ismini söylüyordu. Ses, sürekli olarak beni öldürtmekle tehdit ediyordu. Bana sürekli 'O telefonu getir, telefonda bir şeyler var' diyordu.Emniyette polis ile konuştum, beni savcılığa yönlendirdi. Savcılıkta da 'Telefonum dinleniyor' dedim. Savcılık, beni tekrar emniyete yönlendirdi. Polis, 'Bana senin İdil'e gitmen lazım' dedi. 'Çocuklarımdan, tanıdıklarımdan şüphe ediyorum, burada müracaat etmek istiyorum' dedim. Yine de beni gönderdiler. Bir GSM bayisine gittim. Telefonumu kontrol ettirdim. Telefon bayisindeki eleman bir şey bulamayıp, geri verdi. Sonra müşteri hizmetleri ile görüştüm. Dinlenip, dinlenmediğimi sordum. Bana, 'Biz karar veremeyiz' dediler. Sonra ismini bilmediğim bir avukata gittim. Avukatın ofisi 3'üncü kattaydı; onlar da bir şey yapamayacaklarını söyledi. Oradan ayrıldım" diye konuştu.



İfadesinde daha sonra tekrar İdil'e döndüğünü aktaran Karaaslan, "Sattığım evin bahçesindeki sebzeleri sulamaya gittim, telefondan hattı çıkardım. Poşete koyarak, odadaki buğdayların içine sakladım. Daha sonra saat 19.00 sıralarında eve geldim. Eski telefonuma hattı taktım. Bir müddet sonra sesleri tekrar duymaya başladım. Geldiğimde eşim, kızlarım ve küçük oğlum evdeydiler. Beraber yemek yedik, sonra annem ve ablamı alarak, yurt dışından gelen yeğenimin evine gittik. Burada bir müddet kaldıktan sonra önce ablamı evine bıraktım sonra saat 23.00 sıralarında eve geldik. Evde oturmaya başladım.



 





 




Bu haber 938 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Emniyeti karıştıran soruşturma! Müdür ve komiserler tutuklandı
Asayiş

Emniyeti karıştıran soruşturma! Müdür ve komiserler tutuklandı

Emniyeti karıştıran soruşturma! Müdür ve komiserler tutuklandıntalya'da kamu görevlilerine rüşvet verildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, aralarında eski Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürü, eski Koruma Şube Müdürü, komiser ve avukatın da bulunduğu 6 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan emniyet mensupları, görev yerleri değiştirildikten sonra açığa alındı.

Habervitrini9271 Görüntüleme
Silivri açıklarında bulunan cesedin batan geminin birinci kaptanına ait olduğu belirlendi
Asayiş
#Spor#haber#Kültür Sanat

Silivri açıklarında bulunan cesedin batan geminin birinci kaptanına ait olduğu belirlendi

Silivri açıklarında batan "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik kayıp mürettebata ulaşmak için yürütülen çalışmalar sırasında bulunan cansız erkek bedeninin, batan geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Habervitrini10166 Görüntüleme
Gülistan Doku soruşturmasında 4 zanlı daha tutuklandı
Asayiş
#Spor#haber#Kültür Sanat

Gülistan Doku soruşturmasında 4 zanlı daha tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili son soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 5 zanlıdan 4'ü tutuklandı, 1'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. | Anadolu Ajansı

Habervitrini11283 Görüntüleme
Büşra bebeğin öldürüldüğü gece yaşananlar kan dondurdu!
Asayiş

Büşra bebeğin öldürüldüğü gece yaşananlar kan dondurdu!

Anne Elif Balıkçı'nın ilk olarak eşi Yusuf Balıkçı'nın bankaya olan 1 milyon TL borcu nedeniyle bebeğini sattığını iddia ettiği, annenin, fotoğraflı ve canlı teşhiste çocuğu alan kişinin ilçede görev yapan veteriner Mehmet Ç. olduğunu ileri sürdüğü belirtildi.

Habervitrini11770 Görüntüleme