Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür, hem itirafçıların beyanları hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından yapılan açıklamaların şaşkınlık verici olduğunu ifade etti. Özellikle CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın ortaya attığı iddialar dikkat çekti.
Üç dönem CHP milletvekilliği yapmış ve Özel'in yakın arkadaşı olarak bilinen Özkan Yalım'ın, siyasi yozlaşmanın zirve noktası olarak nitelendirilen ifadesi şu şekilde aktarıldı:
'2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel'e toplamda 1 milyon 200 bin TL nakit para verdim. 200 bin TL'lik parayı Özgür Özel'in Manisa'da bulunan evine nakit olarak götürdüm. Eve yaklaşınca Özgür Özel'i Whatsapp üzerinden aradım. Kendisi bana parayı evin bahçe duvarı üzerine, poşet içerisinde bırakmamı söyledi.'
Övür, Yalım'ın bu itirafının ardından, 'poşetsever' olarak tanımladığı genel başkanın 400'den fazla belediyeden ne şekilde faydalandığı sorusunun akıllara geldiğini belirtti. Böyle bir şüphe altında kalmanın ağırlığına dikkat çeken yazar, tüm bu gelişmelerin Özgür Özel tarafından önemsenmediğini ve oturduğu makamın farkında olmadığını öne sürdü.
Yazıda, Özel'in kendi belediye başkanının ifadelerini dikkate almak yerine, katıldığı bir televizyon programında Adalet Bakanı Akın Gürlek'i itham ettiği, gazeteci Sinan Burhan'ı hedef aldığı ve AK Parti'ye geçeceği söylenen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'a mahcup edici bir teklifte bulunduğu kaydedildi.
Mahmut Övür, CHP'nin tarihinde iç çekişmelerin ve sorunlu bagajların her zaman var olduğunu ancak partinin bir ağırlığının ve siyasi bir kimliğinin de bulunduğunu dile getirdi. Son iki yılda ise yeni nesil siyasetçiler tarafından partinin artık tanınamaz bir duruma getirildiğini savundu.
Övür'e göre, geçmişte partilerde yanlış yapanlar veya yasa dışı faaliyetlere karışanlar kural dışı kabul edilirken, son dönemde CHP'yi idare edenler bu durumu toplu bir hale dönüştürdü. Cumhurbaşkanı adayından genel başkanına, delegesinden belediye başkanına kadar herkesin her olayın içinde olduğu bir yapı oluştuğu iddia edildi.
Yazar, havluyla suçüstü yakalanma olayı yaşanmasaydı, tüm bu skandalların üzerinin kapatılacağını ve 'Hak, hukuk, adalet' gibi kavramların dahi kirletileceğini belirtti. Mevcut durumun derin bir dejenerasyon olduğuna işaret eden Övür, siyaset biliminin veya sosyolojinin bile bugünkü CHP'yi tarif etmekte güçlük çektiğini yazdı. Durumu özetlemek için komedyen Feyyaz Yiğit'in üç yıl önce Okan Bayülgen'in programında 'Lost' dizisi için sarf ettiği ancak CHP'ye uyarlanan şu sözleri hatırlattı: 'Öyle böyle değil, çok fazla bozdu yani. Önünü alamadık, öyle kötü bozdu yanı. Bozdu, bozdu, bozdu... Bir yerden sonra bozmaz diye bekledik. Daha da bozdu. Bir yerde duracak diye bekledik ama gene bozdu...'




