Araştırmacılar, yüksek yağlı diyetin tetiklediği metabolik bir bozuklukla ilişkili yağlı karaciğer hastalığına sahip farelere kinoa yedirdikleri 12 haftalık bir deney gerçekleştirdiler.
Sadece yağ içeren bir diyetle beslenmeye devam eden farelerle karşılaştırıldığında, kinoa tüketen farelerde kan şekeri, toplam kolesterol, trigliserit ve "kötü" kolesterol seviyelerinde önemli bir düşüş gözlemlendi; ayrıca karaciğer hasarına işaret edebilecek ALT ve AST enzim seviyelerinde de azalma görüldü.
Doku analizleri, kinoanın karaciğer hücrelerinde yağ damlacıklarının birikimini engellediğini göstermiştir. Bu etki büyük olasılıkla, yağ oluşumu ve depolanmasından sorumlu olan PPARγ-PLIN2 sinyal yolunun inhibisyonuna bağlanmaktadır. Ayrıca, kinoa tüketen laboratuvar hayvanlarında yağ asidi sentezinden sorumlu genlerin aktivitesinde azalma gözlemlenmiştir.
Araştırmanın yazarları, kinoa tanelerinin yağlı karaciğer hastalığının önlenmesi ve kontrolü için umut vadeden bir besin ürünü olarak değerlendirilebileceğine ve tedavi edici beslenme alanında yeni ufuklar açabileceğine inanmaktadır.
Sağlık uzmanları, kinoa tanelerinin vücutta besinlerin metabolizması için gerekli olan bitkisel protein ve amino asitler açısından zengin bir kaynak olmasının yanı sıra, vücuttaki çeşitli organların işleyişi için gerekli olan lif, fosfor, magnezyum ve demir açısından da zengin olduğunu belirtiyor.
Kaynak: Lenta.ru




