Mezheplere karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Hasan Onat koronadan öldü

3 dk okuma
Mezheplere karşı çıkan ilahiyatçı Prof. Dr. Hasan Onat koronadan öldü

Hızlı Özet

Prof. Dr. Hasan Onat, "Bir hadisin Buhari'de geçmesi sahih olması anlamına gelmez!" diyen İlahiyatçı koronadan öldü..






Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Mezhepleri Tarihi Ana Bilim Dalı eski Başkanı Prof Dr. Hasan Onat, bir süredir tedavi gördüğü hastanede Kovid-19’dan öldü.



4 hak mezhep ve diğerlerini kabul etmeyen Prof. Dr. Hasan Onat Habertürk'de , "İlahiyat fakülteleri yerel güçlerin tesirinde" olduğunu söyleyip "Bir hadisin Buhari ve Müslim'de geçmesinin sahihliğine delil teşkil edemeyeceğini..." vurguladı



Prof. Onat'ın vefatı, Ankara İlahiyat Fakültesi'nin sosyal medya hesabından duyuruldu.



Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mesajında "Fakültemiz Mezhepler Tarihi Öğretim Üyesi, Kıymetli Hocamız Prof. Dr. Sn Hasan Onat bu akşam vefat etti. Hocamıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve fakültemiz camiamıza başsağlığı ve sabırlar dileriz. Mekanı cennet olsun..." ifadelerini kullandı.

Hasan Onat mezheplere karşı çıkan kitabıyla biliniyordu.



Prof. Hasan Onat Hoca vefat etti



DÖRT HAK MEZHEBİ DE KABUL ETMİYORDU

Onat şöyle demişti;

 



Öte yandan, Kur'an ilkeleriyle ters düşmeyen mezheplerin, isimleri, görüş ve düşünceleri, şekilleri ne olursa olsun, İslâm dairesi dışına itilmesi, İslâm'a uygun bir davranış biçimi değildir. Bir mezhebin hak veya bâtıl mezhep olduğunun tek ölçüsü Kur’ân-ı Kerim’dir. İnanç noktasında Kur’ân’a ters düşmeyen her mezhep hak mezheptir; Kur’ân’ın öngördüğü istikâmeti yitiren mezhepler de bâtıl mezheplerdir. Ancak, Kur’ân’ın, inanç noktasında kurumlaşmaya pek sıcak bakmadığını, her insanın aklıyla ve kendi hür iradesiyle imana ulaşacağını, “hiç kimsenin bir başkasının günahını yüklenemeyeceğini” ısrarla belirttiğini hatırlamakta fayda vardır. Kur’ân, inancı biçimlendiren geleneği “ataların dini” adı altında şiddetle eleştirir. Bu doğrultuda düşünecek olursak, “hak mezhep- bâtıl mezhep” ayrımından çok, Kur’ ân istikâmetinde olan, ya da olmayan Müslüman’dan sözetmenin daha doğru olacağını söyleyebiliriz. Çünkü, inanç noktasında önemli olan bireysel tavırlardır. Bir mezhebe mensup olmak, hangi mezhep olursa olsun, bireyin Müslümanlığını garanti altına almaz. Bir kimse, kim olursa olsun, hangi mezhebe mensup bulunursa bulunsun, Allah’a, ahiret gününe, Hz. Muhammed’in peygamberliğine inanıyorsa, İslam dairesi içindedir.



Hiç bir mezhep, hiç bir kimsenin Müslüman olup olmadığını belirleme hakkına sahip değildir. Mezheplerin hak olup olmadığı şeklindeki bir tasnif, sadece, temel ilkeleri açıkça Kur’ân’a aykırı olan mezhepleri belirleme noktasında bir anlam taşıyabilir. “Dört hak mezhep” ifadesiyle kastedilen, yaşayan dört fıkıh ekölüdür. Bunlar, Hanefîlik, Hanbelîlik, Şafiîlik ve Malikîlik’tir. Oysa, Müslümanlar arasında yüzlerce mezhep ortaya çıkmıştır. Bunlardan pek azı günümüze kadar yaşama şansı bulmuştur. Hak mezheplerin sayısını bu dört mezheple sınırlamak, İslâm tarihi boyunca ortaya çıkan yüzlerce mezhebi görmezlikten gelmek demek olur. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, İslâm dini bireysel kurtuluşu esas alır. İslâm’ın Kur’ân’da belirtilen temel ilkelerine inanan her insan, hangi mezhepten olursa olsun, İslam dairesi içindedir. Müslüman olan bir kimse, mezhebinin adı ne olursa olsun, “hak mezhep” mensubudur.



Prof. Dr. Hasan Onat yaptığı açıklamada şunları söyledi:



"İlahiyat fakülteleri yöresel güçlerin tesirinde. İlahiyat fakülteleri İslamiyeti ve diğer dinleri inceler ve bilgi üretir… Sokaktaki insan bir takvimin arkasındaki hadis yazan bir yazı gördüğünde bunu hadis olarak kabul edebilir. Ama bir ilahiyatçı bu hadisin hangi hadis kitabında geçtiğini bilme zorunluğu var. Bir hadisin Buhari veya Müslimde olması onun sahihliğinin kanıtı değildir. Bizdeki tartışmalar buralardan başlıyor. Buhari ile Müslim’de mevzu hadis olabilir deyince dış dünyadaki insanlar 'Bu ilahiyatlar hadis inkar ediyor' diyor. Herşeyden önce Kur’an’ın kendisi hiçbir bilgiyi Kur’an’a eş değer tutmanıza müsaade etmez..."




Bu haber 1946 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Olcay Hanım'ın cenazesinde mecburi tokalaşma
Gündem

Olcay Hanım'ın cenazesinde mecburi tokalaşma

Eski CHP Genel Başkanı merhum Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal, Ankara'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlanıyor. Siyaset dünyasını bir araya getiren cenaze törenine, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun soğuk tokalaşması ile alandaki "iki genel başkan" çelengi damga vurdu. İkilini tokalaşırken göz göze gelmedikleri görüldü.

Habervitrini11904 Görüntüleme
15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili skandal ifadeler kullanmıştı: Nasuh Mahruki tutuklandı
Gündem

15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili skandal ifadeler kullanmıştı: Nasuh Mahruki tutuklandı

Mahruki, "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir" şeklinde skandal sözlere imza atmıştı.

Habervitrini12204 Görüntüleme
Oğuzhan Uğur'un Babala TV hesabına yurt dışından yüklü miktarda döviz geldi
Gündem

Oğuzhan Uğur'un Babala TV hesabına yurt dışından yüklü miktarda döviz geldi

Oğuzhan Uğur’un “gerçek faydalanıcısı” olduğu Babala TV’nin banka hesabına yurt dışından gelen yüklü bir miktar döviz nedeniyle, özel bir bankanın MASAK’a şüpheli işlem bildiriminde bulunduğu öğrenildi.

Habervitrini11451 Görüntüleme
Haluk Levent : Bana güvenmeyin, hepinizi satarım
Gündem

Haluk Levent : Bana güvenmeyin, hepinizi satarım

AHBAP Derneği kurucusu Haluk Levent ile ilgili yürütülen soruşturmada, milyarlarca liralık bir yolsuzluğun MASAK tarafından tespit edildiği belirtildi. Levent'in 6 Şubat depremi yardımlarını suistimal ettiği, çeşitli vaatlerle insanları aldattığı ve bu suçlamalarla tutuklandığı bildirildi.

Habervitrini11225 Görüntüleme