Milli Eğitim Bakanı'ndan Ahmet Altan'a manşet tepkisi

••4 dk okuma
Milli Eğitim Bakanı'ndan Ahmet Altan'a manşet tepkisi

Hızlı Özet

“Taraf Gazetesi'nin dünkü manşeti sonrası Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan'ı aradığı ortaya çıktı.”


Altan, o görüşmeyi bugünkü köşesinde anlattı. Yeni eğitim sistemi tasarısıyla ilgili düzenlemenin Dinçer'in MGK'ya katılmasının ardından değişmesine işaret eden gazete 'BUNUN ADI DA '27 ŞUBAT ' OLSUN' manşetini atmıştı. Bu manşet sonrası Altan'ı telefonla arayan Dinçer, "Manşetinizden çok rencide oldum' diyerek söze başlamış.



İşte Altan'ın bugünkü o yazısı:



Sabah, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer aradı.



"Manşetinizden çok rencide oldum" dedi, "sizi temin ederim ki Milli Güvenlik Kurulu'nda bu yeni eğitim sistemiyle ilgili tek kelime konuşulmadı."



NEDEN ÜYESİ OLMADIĞINIZ MGK'YA KATILDINIZ



"Ne konuşuldu peki, niye üyesi olmadığınız Milli Güvenlik Kurulu'na katıldınız?"



"Güneydoğu'da asayiş sorunlarının eğitimi aksatmaması konusu konuşuldu... Güneydoğu konusunun konuşulması da daha önceden kararlaştırılmıştı."



Tabii, herkesin aklına gelecek olan soru benim de aklıma geldi.



TASARI NEDEN MGK SONRASI DEĞİŞTİ



"Peki, neden tam da Milli Güvenlik Kurulu'nun toplandığı ve sizin de toplantıya katıldığınız gün sistemde değişiklik yapma kararınızı Meclis'e bildirdiniz? Bu iki olayın birarada gerçekleşmesinin nasıl görüneceğini düşünmemiş olamazsınız."



"Aynı güne rastladı çünkü Başbakanımız sağlık nedenleriyle epeydir Ankara'dan uzaktı, kendisiyle bu konuyu yüz yüze konuşma imkânımız olmamıştı, Başbakanımızla ancak Milli Güvenlik Kurulu'nun toplandığı gün yüz yüze konuşabildik bu konuyu."



Bakan Dinçer'in bu sözleri, "değişikliğin" Başbakan'la Bakan arasındaki görüşmede belirlendiğini ortaya koyuyordu.



Başbakanla Bakan'dan biri, diğerini bu "değişikliğin" gerekli olduğuna ikna etmişti.



BEN BAŞBAKAN'I İKNA ETTİM



"Hanginiz hanginizi değiştirme konusunda ikna etti, Başbakan mı sizi, siz mi Başbakan'ı?"



"Ben Başbakan'ı," dedi Dinçer kısa bir duraklamadan sonra.



Hemen arkasından da "bu yeni sistem önerisinin nasıl geliştiğini" anlattı.



"Biliyorsunuz bu bir tasarı, AKP'nin Meclis grubu tarafından önerildi, ben milletvekili arkadaşlarla görüşmeleri için uzmanlarımı gönderdim ama bir yanlış anlaşılma olmuş onlar görüşürlerken, onun için o yanlışlığın düzeltilmesi gerekiyordu."



YÖNLENDİRME VE MESLEKİ TERCİH HATASI



"Yanlışlığın" ne olduğunu da teknik terimlerle anlattı, "Arkadaşlar mesleki tercihle, yönlendirme kavramları konusunda bir hata yapmışlar".



Doğrusu ya "mesleki tercihle, yönlendirme" arasındaki farkı sormaya cesaretim yetmedi, hiç anlamadığım teknik bir konunun içinde yolumu kaybetmekten korktum.



Onun yerine başka bir soru sordum.



TASARI NEDEN OLGUNLAŞTIRILMADI



"Peki, Meclis'teki arkadaşlarınızın acelesi neydi de bu tasarıyı bütün yanlışlıklardan arındıracak şekilde olgunlaştırmadan Meclis'e sundular."



Gene kısa bir duraklama oldu.



"Tabii onu o arkadaşlarımıza sormanız gerekir."



Sonra bu yeni sistemi savundu Bakan.



KIZ ÖĞRENCİLERDEN VAZGEÇMEYİZ



"Bakın ben 12 yıllık bir zorunlu eğitim getiriyorum, 12 yıllık zorunlu eğitimi bir esnekliği olmadan, kesintisiz uygulayan hiçbir ülke yok. Eğer 12 yılı kesintisiz okutursanız, böyle bir katılık benimserseniz, çocuk bu 12 yıllık eğitimin hiçbir döneminde fikir değiştiremez, branşını değiştiremez. Başta verdiği karara sonuna kadar mahkûm kalır. Ama bu 4+4+4 sisteminde çocuk istediğinde branşını değiştirebilecek. Dünyada da uygulamalar böyledir zaten. Ayrıca kız öğrencilerin okula devamı için hep uğraştık, bundan sonra da bundan vazgeçmeyiz."



İMAM HATİPLERİN ORTA KISIMLARI AÇILMIŞ OLUYOR



"İmam-hatiplerin orta kısmının açılması da bu yeni sistemle mümkün oluyor değil mi?"



"Tabii o da mümkün oluyor."



Sonra biraz daha eğitimden, yeryüzündeki gelişmelerden, "esnek bir eğitim" sisteminin gerekliliğinden konuştuk, kapatmadan önce Bakan bir kez daha "O manşetinizden çok rencide oldum" dedi.



Ben de, "Onu düzeltiriz, ben bu söylediklerinizi aynen yazarım" dedim.



Hem yazdım, hem de manşete "değişikliği Dinçer'in yaptığını" koyduk.



Bakan'ın söylediklerinden, bu değişikliğin generallerin emirleriyle olmadığı anlaşılıyor.



Ama başka şeyler de anlaşılıyor.



DEVREYE BAŞBAKAN GİRİNCE DİRENÇ ÇÖZÜLMÜŞ



Meclis grubu, "bir yanlış anlaşılma" sonucu da olsa "ilk dört yılın sonunda öğrencilerin açık öğretimle devam etmesi" konusunda direnmiş, bu direnç ancak Başbakan'ın devreye girmesiyle aşılmış.



Niye direndiklerini Bakan'a sormadım çünkü onlar adına bir cevap veremeyecekti.



Ama "o grubun" istediği "imam-hatiplerin orta kısmının açılmasıysa" bu, yeni değişiklikle de gerçekleşiyor.



Açık öğretimin ilk dört yıldan sonra başlamasıyla "imam-hatipler" arasında bir bağ yok, bu amaçla direnmeleri anlamsız, geriye bir tek "kız öğrenciler" iddiası kalıyor.



KIZ ÖĞRENCİLER KONUSUNDAKİ ENDİŞE HAKLI



Sanırım, İbrahim Betil'den Halil Berktay'a, Berktay'dan Üstün Ergüder'e kadar bu konuda beni pataklayanlar da, TÜSİAD da, Güler Sabancı da "kız öğrenciler" endişesinde haklılar.



Anlayabildiğim kadarıyla AKP'nin içinde "eğitim" deyince sadece "imam-hatipleri ve kız öğrencileri" düşünen, kafası bin yıl öncede kalmış, bugünkü nesillerin gelecek yıllarda dünyadaki diğer gençlerle nasıl rekabet edeceğini hiç düşünmeyen birileri var.



Ama ortadaki bütün bu gerçeğe rağmen ben eğitimin artık "kız öğrenciler" parantezinden kurtarılarak tartışılmasından yanayım, bir grup "takıntılı" parlamenterin Ortaçağ'da gezinen zihniyetine esir olarak eğitim gündemini belirlememeliyiz, bu ülkede eğitim sisteminin değişmesi gerekiyor, bunu da cesaretle gerçekleştirmeliyiz.



BAKAN'IN SAMİMİYETİNE İNANDIM



Ben, Bakan Dinçer'in "çağdaş ve özgür" çocuklar yetiştirmek konusundaki samimiyetine inandım, MGK'nın toplandığı bir günde adını lekelemek pahasına çırpınması da bence iyi niyetinin açık bir kanıtı, başbakanın da böyle bir çabaya hemen destek vermesi çok olumlu.



Bu eğitim sistemi değişmeli.



Değişim isteyen herkes nasıl bir eğitim istediğini ortaya koysun.



"İdeolojileri" çarpıştırmadan çocukları geleceğe taşıyacak bir yol bulalım.

 


Bu haber 1010 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

2026 YKS cevap anahtarları yayımlandı
Eğitim

2026 YKS cevap anahtarları yayımlandı

2026 YKS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları ÖSYM tarafından erişime açıldı. Adaylar, sınavda verdikleri yanıtları ÖSYM'nin resmi internet sitesinde yayımlanan TYT, AYT ve YDT temel soru kitapçıkları ile cevap anahtarlarını inceleyerek kontrol edebiliyor.

Habervitrini14903 Görüntüleme
Tartışmalı soru ÖSYM’nin masasında
Eğitim

Tartışmalı soru ÖSYM’nin masasında

AYT Matematik testindeki 23 numaralı türev sorusu, eğitim dünyasında tartışmaya neden oldu. ÖSYM sorunun doğru cevabını “C” olarak açıklarken, bazı matematikçiler “A” şıkkının doğru olması gerektiğini savunuyor.

Habervitrini13496 Görüntüleme
Almanya Üniversiteleri Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Eğitim

Almanya Üniversiteleri Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Almanya üniversiteleri, yurt dışında eğitim almak isteyen pek çok öğrencinin ilk tercihleri arasında yer alıyor. Almanya dünyanın en prestijli üniversitelerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor ve Almanya üniversiteleri akademik mükemmellik anlayışları, gelenekleri, uygun ücretli eğitimi ve araştırma olanaklarıyla dünyanın dört bir yanından öğrencileri kendine çekmeye devam ediyor.

Habervitrini14070 Görüntüleme
YouTube Beğeni Satın Al Servisi ile Zirvede Olun
Eğitim

YouTube Beğeni Satın Al Servisi ile Zirvede Olun

Teknoloji her yıl hayatımıza biraz daha dahil oluyor ve bununla birlikte de sosyal medyanın kullanımı günden günde artıyor. Sabah uyandığımızda, yemek yerken, bir iş yaparken ve uyumadan önce bile sosyal medya uygulamalarında vakit geçiriyoruz

Habervitrini17403 Görüntüleme