Başta Gazze olmak üzere katliamlarına devam eden, Doğu Kudüs'te Hristiyan varlığını sistemli baskılarla eriten İsrail yönetimi, sahadaki ihlalleri propaganda söylemleriyle perdelemeye çalışıyor. Dini liderlerin saldırı raporlarına ve gerileyen nüfus verilerine rağmen İsrail’i "hoşgörü adası" ilan eden Netanyahu, "Dünyanın en ahlaklı ordusuyuz" ifadesini kullandı.
Başta işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü katliamları görmezden gelen İsrail Başbakanı Netanyahu, İsrail’i "hoşgörü adası" olarak tanımladı.
Gazze'de savaş suçları belgelenen ve işgal altındaki Batı Şeria'da hem Müslüman hem Hristiyan Filistinlileri hedef alan İsrail ordusunun "küresel bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu ve azınlıklara zulmeden olarak gösterildiğini" savunan Netanyahu, İsrail ordusunun "dünyanın en ahlaklı ordusu olduğunu" ileri sürdü.
Netanyahu, "İsrail'in Orta Doğu'da Hristiyan topluluğunun gelişip büyüdüğü tek yer olduğunu" savundu.

"TÜKÜRÜK, TACİZ VE CEZASIZLIK"
İsrail Başbakanı'nın iddialarına rağmen işgal altındaki Doğu Kudüs'te, Ermeni ve Rum Ortodoks Patrikhaneleri ile Katolik liderler yayınladıkları ortak bildiride, radikal Yahudi grupların Hristiyan din adamlarına tükürme, sözlü taciz, kilise ve mezarlıklara zarar verme eylemlerinin son yıllarda ciddi şekilde arttığını ve güvenlik güçlerinin bunlara karşı yeterli önlem almadığını dile getirmişti.

KUDÜS'TEN SİSTEMLİ TEMİZLİK
İsrail Merkez İstatistik Bürosu verilerine göre, 1967'de İsrail işgalinin ardından işgal altındaki Doğu Kudüs'te Hristiyan nüfusu toplam nüfusun yüzde 4,8'ini oluştururken bugün bu oran yüzde 1,6'ya düştü.

Öte yandan işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinli Hristiyanlar, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin tekrar eden saldırıları nedeniyle göç etmeyi düşündüklerini ifade ediyor.




