Obeziteden kansere.. Yılan zehirinden akılalmaz tedaviler

3 dk okuma
Obeziteden kansere.. Yılan zehirinden akılalmaz tedaviler

Hızlı Özet

Bilim insanları, kilo kaybından kanser ve kronik hastalıkların tedavisine kadar uzanan geniş bir yelpazede yılan ve sürüngen zehirlerinin tıbbi potansiyelini ortaya çıkarıyor; bu araştırmalar modern tıbbın geleceğini değiştirebilir.


Obeziteden kansere: Yılan zehri, umut vadeden ilaç sektörünün önünü açıyor.

Bilim insanları, kilo kaybından kanser ve kronik hastalıkların tedavisine kadar uzanan geniş bir yelpazede yılan ve sürüngen zehirlerinin tıbbi potansiyelini ortaya çıkarıyor; bu araştırmalar modern tıbbın geleceğini değiştirebilir.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bilim insanları, iştahı düzenlemek için Burma pitonundaki doğal mekanizmaları kullanma olasılığını araştırıyorlar; bu da mevcut tedavilere göre daha az yan etkiye sahip yeni kilo verme ilaçları geliştirmenin önünü açabilir.

Bu yılanlar tek bir öğünde kendi ağırlıkları kadar yiyecek yutabilecekleri gibi, aylarca açlık hissetmeden oruç tutabiliyorlar. Bilim insanları, bu davranışın, yemek yedikten sonra bağırsaklarda salgılanan ve beyne sinyaller göndererek iştahı bastıran bir kimyasal maddeyle bağlantılı olduğunu keşfettiler.

Nature Metabolism dergisinde yayınlanan çalışmalara göre, bu madde "para-tiramin-o-sülfat" (pTOS) olarak bilinir ve sindirimden sonra seviyeleri önemli ölçüde artarak beyne ulaşır ve burada yeme davranışını düzenlemekten sorumlu bölgeleri aktive eder.

Obez fareler üzerinde yapılan testlerde, maddeyi günlük olarak vermenin bir ay içinde ağırlıklarının yaklaşık onda birini kaybetmelerine yol açtığı ve günümüzdeki zayıflama ilaçlarında görülen yaygın yan etkilerin kaydedilmediği gözlemlenmiştir.

Wegovi, Ozempic ve Mongaro gibi modern ilaçlar, iştahı bastırmaktan sorumlu GLP-1 hormonunu taklit eder, ancak bulantı, mide-bağırsak rahatsızlıkları ve kas kaybı gibi hoş olmayan yan etkilere neden olabilirler. Yılanlardan elde edilen madde ise hayvan çalışmalarında henüz bu etkileri göstermemiştir.

Bilim insanları, bu biyolojik sistemi anlamanın, özellikle aynı maddenin insan kanında da daha küçük miktarlarda bulunduğu ve yemek yedikten sonra seviyesinin biraz yükseldiği göz önüne alındığında, obezite için yeni nesil güvenli tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceğine inanıyor.

Dünyanın en tehlikeli 19 yılanının zehrine karşı panzehir geliştiriyoruz!

Yılanlara olan tıbbi ilgi bu alanla sınırlı değil; araştırmalar, sürüngenlerden ve hayvan zehirlerinden esinlenerek geliştirilen diğer ilaçlara da uzanıyor. Yılan zehiri üzerine yapılan önceki çalışmalar, yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri de dahil olmak üzere önemli ilaçların geliştirilmesine katkıda bulunmuştur; bu ilaçlar, çukur engerek yılanı zehrinin etkilerinden esinlenilmiştir.

Diğer araştırmalar, testere pullu yılanın zehrinden elde edilen ve kalp hastalarında kan pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan antikoagülan ilaç "Tirofiban"ın geliştirilmesine de katkıda bulunmuştur.

Daha geniş alanlarda ise bilim insanları bugün yılan zehrinin kanser ve kronik ağrı tedavisinde kullanımının yanı sıra metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) gibi antibiyotiğe dirençli bakterilerle mücadelede kullanımını da inceliyorlar.

Son araştırmalar, zehrin bazı bileşenlerinin kanser hücrelerinin yayılmasını önleyebileceğini veya onları besleyen kan damarlarını oluşturma yeteneklerini azaltabileceğini, diğer bileşiklerin ise kanser hastalarında şiddetli ağrıyı hafifletme özelliğine sahip olduğunu göstermektedir.

İngiltere'deki araştırma projeleri de, gelecekteki tedavilerin geliştirilmesini hızlandırmak amacıyla, toksinleri analiz etmek ve yeni ilaç bileşikleri keşfetmek için yapay zekayı kullanmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.

Bu umut verici sonuçlara rağmen, önemli zorluklar devam etmektedir; zira bakteri veya kanser hücrelerini öldüren toksinler insan hücreleri için de toksik olabilir ve bu da onların güvenli ilaçlara dönüştürülmesini karmaşık bir mesele haline getirmektedir.

Tartışmalı bir diğer gelişmede ise bilim insanları, defalarca yılan zehrine maruz kalan Amerikalı bir adamdan elde edilen antikorları inceliyor. İlk sonuçlar, bu antikorların birden fazla zehir türüne karşı koruma sağlayabileceğini ve gelecekte daha etkili panzehirlerin geliştirilmesinin önünü açabileceğini gösteriyor.

Bilim insanları, dünyanın en sıra dışı doğal laboratuvarlarından biri olan sürüngen zehrinden yararlanarak, kilo verme, ciddi hastalıkların tedavisi veya yılan ısırığı kurbanlarının kurtarılması gibi konularda kapsamlı ve güvenli tedavilerin geliştirilmesi için bu birleşik çabaların önemli olacağını umuyor.

Kaynak: Daily Mail


Bu haber 11258 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR