AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye mesajı veren ve çerçeve yasa hakkında konuşan Çelik, "Meclis kapanmadan bu yasayı çıkaracağız" dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP'deki bölünme hakkında görüşleri sorulan Çelik, "CHP'nin iç çatışması başka zeminlerle ve başka formüllerle devam ediyor. Tabii ki siyasi partiler demokrasi için vazgeçilmezdir. Siyasi hayat için temel sütunlardır. Ve bunun üzerine oturur bütün sistem. Ama birincisi meşru siyaset alanına dönük olarak katkısı nedir herhangi bir partinin. İkincisi temiz siyaset alanına dönük olarak katkısı nedir? Buradan baktığınızda yenisiyle eskisiyle birbirini suçlamaya devam ediyor." dedi.
"CHP'NİN KENDİ MESELESİ, YÜZLEŞMELİLER"
Çelik, AK Parti'nin bu konulara dahil olmadığını belirterek "AK Parti'yi bu işin içine karıştırmayın. Bu iddiaları ortaya atanlar CHP'li, suçladıkları kişiler CHP'li, bu eylemleri gerçekleştirmek ilgili olarak savcılığın delillere ulaştığında iddianame konusu olan kişiler CHP'li. Bunun bizimle bir ilgisi yok. Yani bu mesele sizin kendi meseleniz. Bununla yüzleşin" ifadelerini kullandı.
"25. YILIMIZI İKİ HAFTA BOYUNCA KUTLAYACAĞIZ"
Çelik'in açıklamaları şöyle sürdü: "AK Parti'nin 25. yılına ilişkin yoğun bir çalışma süreci içerisindeyiz. Bir tane değil; 1Ağustos'tan 14 Ağustos'a kadar bir sürü sürpriz göreceksiniz yani bir günde kutlamayacağız 25. yılımızı. 1 Ağustos'tan başlayarak logomuzun ilanından başlayarak o zamana kadar bir sürü sürprizimiz olacak. Türkiye genelinde yoğun bir faaliyetle bunu kucaklayacağız. En son Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasıyla ki o konuşmaya bütün vatandaşlarımızı davet ediyoruz. Bunu taçlandırmış olacağız.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE İŞÇİLİK AŞAMASINDAYIZ"
Terörsüz Türkiye konusunda yeni bir aşamaya geldik. Bu aşama silah bırakma için bir yasal zeminin ortaya çıkması idi. Çok sayıda toplantı yapıyoruz. Siyasi hukuki boyutları olan, çok kapsamlı bir süreç. Şimdiye kadarki irade TBMM'de bir komisyon ile Meclis başkanımız başkanlığındaki çalışmalar ve Cumhurbaşkanımızın talimatları ile bir devlet politikası olarak yürüyor. Bu dinamizm içinde devletimizin değerlerine gölge düşürecek hiçbir şey yapılmadı. Bundan sonrası önemlidir. Daha ince işçilik aşamasındayız. Mesele yeni başlıyor. Yasal bir zeminin oluşması önemli ama oluşturulan politik atmosfer önemli. Bu süreçte katkılar çok değerli, yapıcı eleştiriler de öyle. Yıkıcı olan eleştiriler ise son derece zararlıdır.
En zor zamanlarda güçlü reformlara imza attık. En büyük takdir, en büyük değer milletimizin fertlerinindir. Milletin arasına Türk Kürt diye Alevi Sünni diye fitne sokmaya çalışan provokasyonlara hedef oldu ülkemiz. Birçok operasyon ile karşı karşıya kaldı. Bu provokasyonlar karşısında sağ duyulu tek bir ferdi diğerine yan göz ile bakmadı. Esas kahramanlar milletimizin bu makul çoğunluğudur, basiretidir. Şimdi bu sağduyuyu aidiyeti ne olursa olsun tüm kesimlerde görüyoruz. Adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye'dir.
Bütün bunları dikkate alan dar mahalle ideolojileri dışına çıkan, yapıcı bir dille konuşan yaklaşımı üretmeli ve sahiplenmeliyiz. Yakın coğrafyamıza bakınca Türkiye'nin pozitif olarak ayrıştığını görüyoruz. Sandık var, demokrasi var, siyaset yapmanın önü açık. Bunlar büyük değerler. Şimdi bunların büyük değerler olmasına yeni boyutlar eklendi.
Bunlara ulaşan yüksek kapasitedeki devletlerin aslında kurumlarının içinin boşaldığını, demokrasinin propaganda faaliyetine dönüştüğünü görüyoruz. Bu değerleri koruma konusunda daha güçlü yaklaşım ortaya koymalıyız. Terörsüz Türkiye'de en çok ihtiyaç duyulan şey sisteme daha çok oksijen yükleyecek yaklaşımlar. Zaman propaganda zamanı değil. Zaman doğru dille her bir vatandaşımıza ulaşacak zamandır. Tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu bir siyasal yaklaşımın ortaya koymanın zamanıdır. Aşırılıklardan kaçınmak en temel ilke olmalı. Bu aşırılıklardan kaçınma herkesin dikkat etmesi gereken konudur. Her ne olursa olsun bir bu meseleyi ana yolda tutup yan yollara sapmasını engelleyeceği dedik. Meclis'teki komisyona katılan bütün partiler, pozitif dil kullananlar buna büyük katkı sağlamış oldu. Şimdi geldiğimiz nokta daha kritik noktadır. Kaldıraç artık bunu yerine yerleştirecek yere kaldırdı ve bunu yörüngesine oturtmak gerekiyor."




