Oyun kurucuyuz! ABD geri çekiliyor!

3 dk okuma
Oyun kurucuyuz! ABD geri çekiliyor!

Hızlı Özet

ABD'nin Avrupa savunmasındaki rolünün azalacağı beklentisiyle NATO ülkeleri rotasını Türkiye'ye çevirdi. Savunma sanayisindeki üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle öne çıkan Türkiye, ittifakın güvenlik denkleminde kritik bir oyuncu hâline geldi.

ABD'nin Avrupa savunmasındaki rolünün azalacağı beklentisiyle NATO ülkeleri rotasını Türkiye'ye çevirdi. Savunma sanayisindeki üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle öne çıkan Türkiye, ittifakın güvenlik denkleminde kritik bir oyuncu hâline geldi.

Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa'da artan güvenlik endişeleri ve ABD'nin uzun vadede kıta savunmasındaki rolünü azaltabileceğine ilişkin değerlendirmeler, Avrupa ülkelerini yeni savunma ortakları aramaya yöneltti. Bu süreçte Türkiye; yüksek üretim kapasitesi, rekabetçi maliyetleri, kısa teslim süreleri ve sahada başarısı kanıtlanan sistemleriyle Avrupa'nın en fazla tercih ettiği savunma sanayisi üreticilerinden biri haline geldi. Türk savunma sanayisi bugün NATO ülkelerine; silahlı ve silahsız insansız hava araçları, zırhlı kara araçları, korvet ve lojistik destek gemileri, akıllı mühimmatlar, radar ve elektronik harp sistemleri, haberleşme ve komuta kontrol sistemleri, elektro-optik çözümler, füze ve çeşitli alt sistemler ihraç ediyor.

Resmî verilere göre, 1 Haziran 2025-31 Mayıs 2026 döneminde Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatı yüzde 47,12 artışla 10 milyar 885 milyon 606 bin dolara ulaştı. Bunun 6 milyar 235 milyon 676 bin dolarlık bölümü NATO ülkelerine gerçekleştirildi. Böylece toplam savunma ihracatının yüzde 57,3'ü NATO müttefiklerine yapıldı. 178 ülkeye ihracat gerçekleştiren Türk savunma sanayisinin en büyük müşterisi NATO ülkeleri oldu.

AVRUPA'NIN DÖRT BİR YANINDA TÜRK İMZASI

Türkiye'nin son dönemde hayata geçirdiği projeler dikkat çekiyor. Polonya, Bayraktar TB2 satın alan ilk NATO ülkesi olarak Türk SİHA'larını aktif envanterine kattı. Romanya, Bayraktar TB2 tedarikinin yanı sıra Türkiye'den Açık Deniz Karakol Gemisi/Korvet satın aldı. "Cam Roman" adı verilen platform, Türkiye'nin NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye ihraç ettiği ilk savaş gemisi olarak kayıtlara geçti. Portekiz ile Bayraktar TB3 tedarik anlaşmasının yanı sıra STM ana yükleniciliğinde iki adet Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi inşa ediliyor. Gemilerin 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.

İspanya, TCG Anadolu projesinde başlayan iş birliğini yeni bir seviyeye taşıdı. TUSAŞ ile imzalanan yaklaşık 2,6 milyar avroluk anlaşma kapsamında İspanya Hava Kuvvetleri için 30 adet HÜRJET Jet Eğitim ve Hafif Taarruz Uçağı üretilecek. Uçakların önemli bölümü İspanya'da monte edilecek. Macaristan ile zırhlı araçları ve kara sistemlerinde ortak üretim sürerken Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya ile de insansız sistemler ve elektronik harp alanında iş birlikleri geliştiriliyor.

"KODLAR TÜRKİYE’DE KALIYOR"

Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Savunma Uzmanı Turan Oğuz, Türkiye’nin, geliştirdiği sistemleri ihraç ederken uluslararası savunma ticaretinde yaygın olarak kullanılan güvenlik mekanizmalarını uyguladığını söyledi. Oğuz, “Bunların başında son kullanıcı sözleşmeleri geliyor. Alıcı ülke, sistemi hangi birlik veya kurumun kullanacağını taahhüt ediyor ve bu kullanımın dışına çıkılması ihracatçı ülkenin onayına bağlı oluyor. İkinci uygulama ise ihracata özel konfigürasyon. TSK’nın kullandığı kritik öneme sahip ürünlerin özellikleri kısıtlanarak ihraç ediliyor. Daha düşük performanslı oluyor. Yazılımlarında muhtemelen acil durumlarda çalışmasını engelleyebilecek arka kapılar bırakılıyor” dedi.

Oğuz, bazı çevrelerde yazılım tabanlı kontrol mekanizmalarına ilişkin değerlendirmeler bulunduğunu ancak bu konuda kamuoyuna açıklanmış resmî bir bilgi olmadığını da vurguladı. Türkiye'nin ihraç ettiği sistemlerin kaynak kodlarının veya kritik görev yazılımlarının paylaşılmadığını ifade eden Oğuz, bugüne kadar bunun aksini gösteren herhangi bir resmî açıklama yapılmadığını belirtti. Oğuz'a göre ABD, Fransa, İngiltere ve diğer büyük savunma ihracatçısı ülkeler de benzer teknoloji koruma yöntemleri uyguluyor.

“RUTTE'NİN MESAJI AVRUPA'YA”

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin geçtiğimiz günlerde yaptığı “Türk savunma sanayi tabanının İngiltere, Norveç ve AB ile mümkün olduğunca yakın bir şekilde bağlantılı olmasını sağlamalıyız. NATO'da bariyer konulmasına izin vermeyelim. Bu, fayda sağlamaz" şeklindeki açıklamalarını da değerlendiren Oğuz, verilen mesajın Türkiye'nin savunma sanayisinin NATO açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koyduğunu söyledi. Oğuz'a göre Rutte'nin çağrısı, Türkiye'ye yönelik savunma sanayisi kısıtlamalarının kaldırılması ve NATO ülkeleri arasında araştırma-geliştirme, teknoloji paylaşımı, ortak üretim, test, bakım ve onarım dahil tüm alanlarda engelsiz iş birliği yapılması gerektiği yönünde.

Bu haber 13053 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR