Özgür Özel'in iğrenç bıyıklısı karşılık verdi

5 dk okuma
Özgür Özel'in iğrenç bıyıklısı karşılık verdi

Hızlı Özet

Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez, hakkında ortaya atılan “zimmet” ve “bankamatik personeli” iddialarını reddederek, işten çıkarmalar sürecinde herhangi bir yetkisinin bulunmadığını ve iddialarla ilgisinin olmadığını belirtti.

Mutlak butlan kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel’in bugün grup toplantısında ağır sözlerle eleştirdiği, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 21 Mayıs’tan sonra basın danışmanı olarak görevlendirdiği Atakan Sönmez hakkında ardı ardına iddialar ortaya atıldı.

Gazeteci Şaban Sevinç, Sönmez’in Kartal Belediyesi’nden usulsüz maaş aldığını iddia etti. YouTube kanalında konuşan Sevinç, "CHP Genel Merkezi’nde çalışıyor ama Kartal Belediyesi’nden maaşa bağlanmış, Sayın Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla. Yani bankamatik memuru yapılmış. Kartal Belediyesi’nde görünüyor ama CHP Genel Merkezi’nde iletişim biriminde çalışıyor. 2023 yılında Kemal Bey, Atakan Sönmez’i CHP Genel Merkezi’nde çalıştırırken kadrosunu Kartal Belediyesi’nde göstermiş. Yani belediyede bankamatik personeli gibi görünmüş. Bunun hiçbir izah edilir tarafı yok" iddiasında bulundu.

Eski gazeteci olan CHP üyesi Altan Sancar de Sönmez'in 2017 yılında Cumhuriyet gazetesi internet sitesi gelirlerini farklı bir banka hesabına yönlendirip ardından kendi hesabına geçirdiğini öne sürdü.

Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez ise iddialara ilişkin olarak T24’e şunları söyledi:

“BEN HAK KAYBINA UĞRAYAN TARAFIM”

“2017 yılında TELE 1'deki işimden ayrılmıştım, o dönemde cumhuriyet.com.tr'nin başında Oğuz Güven vardı. Oğuz Güven sorumlu müdür olarak işe başlamamı teklif etti, kabul etmedim. Ancak o dönemdeki operasyon nedeniyle ekip hakkında tutuklama tedbirinin gelebileceği ihtimali vardı, keza sonra da malumunuz tutuklandılar. Daha sonra ben işi kabul ettim, sorumlu haber müdürü olarak görev aldım. O dönemki ücreti 2 bin 500 gibi bir rakam söylemişti, ben de bununla geçinmemin mümkün olmadığını söyledim. Ancak o dönem gazetenin bütün yöneticileri tutukluydu, ‘Maaşlarla ilgili bir tasarrufta bulunamıyorlar, ben de şöyle bir formül buldum; maaşlar normal maaş üzerinden ödeniyor, ancak bazı editörlere onlara maaş+ prim şeklinde ödeme yapıyoruz’ dedi. Ben orada yaklaşık 2 yıl çalıştım, maaş+prim ödeniyordu. Bizim Genel Yayın Yönetmeni ile yaptığımız anlaşma bu şekildeydi. ‘Haksız kazanç elde etti’ denilen iddiada ben hak kaybına uğrayan tarafım.

Ben 3000 lira maaş alıyordum ama sigortam 2500 üzerinden yatıyordu. İki yıl boyunca ben böyle çalıştım, o dönemde Oğuz Güven de tutuklandı. Hakkımda ‘PKK destekçisi danışman oldu’ yazıldı. Sorumlu müdür haberlerden yargılanır, ben de cumhuriyet.com.tr’de yayımlanan haber nedeniyle yargılandım ve ceza da aldım, pek çok soruşturma geçirdik. İki yılın sonunda, bir vakıf yönetimi seçimi oldu ve vakıf yönetimi değişti. Alev Coşkun tekrar vakıf başkanı oldu, Aykut Küçükkaya gazetenin genel yayın yönetmeni oldu. Yeni yönetim beni cumhuriyet.com.tr’nin genel yayın yönetmeni olarak görevlendirdi.

“HAKSIZ KAZANÇ YOK, İŞTEN ÇIKARDILAR, SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMADILAR”

O esnada, cumhuriyet.com.tr’nin genel yayın yönetmeni olarak görev yaptığım dönemde geri gelen yönetim, eski yönetime dair hesapların incelenmesi için bir komisyon kurmuş. Komisyon beni çağırdı, ‘Cumhuriyet gazetesinden haksız kazanç elde ettin, parayı geri ödemezsen suç duyurusunda bulunacağız’ dediler. Ben de, ‘Böyle bir haksız kazanç söz konusu değil, biz iş görüşmesi yaparken yayın yönetmeninin bana söylediği ödeme yöntemi üzerinden bir para ödendi. Ben hak etmediğim bir parayı almadım, hatta kayba uğradım’ dedim ve sordum: Peki nasıl tespit ettiniz siz bunu? Banka hesabı üzerinden tespit ettiklerini söylediler. ‘Hangi banka hesabı?’ diye sordum, maaş hesabı olduğunu söylediler. Ben haksız kazanç elde etmeye çalışsam gazetenin maaş hesabına mı bu para gelir? Peki bu para nereden geliyor; gazetenin reklam departmanının başındaki kişiden geliyor. Sonuç olarak, ‘Oğuz Güven’in prim ödeme yetkisi yoktur, size ödediği prim haksız kazançtır, bunu iade etmeniz gerekiyor’ dediler. Sonrasında vakıf yönetmeni bu iddialar varken benimle devam etmek istemediklerini söyleyip görevime son verdiler. Ben de çok hevesli değildim artık.

O sürecin birinci şahidi Oğuz Güven’in kendisidir, ikinci şahidi de Aykut Küçükkaya’dır. Ben o dönem sorumlu haber müdürüydüm, sorumlu haber müdürünün herhangi bir ödeme yapma ve alma yetkisi yoktur. Bana ödenmesi iddia edilen paranın ödenmesi dışında bir durum yoktur. Ne reklama ne maaşa müdahale etme yetkim ve sorumluluğum vardır. Orada, bu şekilde prim ödemesi yapılan tek çalışan da ben değildim. Ortada bir zimmet suçu varsa, bu parayı benden almışlar mı? Bana ödenen primi benden almışlar mı? Hayır. Ortada bir zimmet suçu varsa soruşturmanın sonucunda yapılması gereken suç duyurusunda bulunmaktır. Benimle ilgili herhangi bir suç duyuruları yok. Bahsedildiği gibi bir zimmet, dolandırıcılık suçu olsaydı savcılığa verilirdi.

“BAŞKANA DANIŞMANLIK YAPTIM”

Şaban Bey’in iddiasını, Kartal Belediye Başkanı’na veya basın müdürüne sorabilirsiniz, orada hangi çerçevede çalıştığım bilgisi size verilecektir. Çalıştığım kurumla ilgili, kurumun yöneticilerinin bilgisi dışında sizinle paylaşmam doğru olur, bu resmi bir kurum.

Ben Kartal Belediyesi’nin 2024 seçimi kampanyasında danışman olarak orada çalıştım. Orada bankamatik memuru çalışanı değildim, hatta danışmanlığım seçimden sonra da devam etti. En son belediye başkanından başka bir pozisyonda beraber çalışma teklifini kabul etmeyip istifa ettim, sanırım iki ay oldu istifa edeli. Çalışmamız 2024 seçimlerinden önce başladı, sonrasında seçim kampanyası sürecinde devam etti, seçimden sonra da belediye başkanı benim başka bir pozisyonda devam etmemi söyleyince devam edemeyeceğimi söyledim ve istifa ettim. Artık Ankara’dayız.

ÖZGÜR ÖZEL’E YANIT

Sönmez, Özgür Özel’in grup toplantısındaki sözlerine de şu yanıtı verdi:

“Özgür Özel hakkımda ne söyledi? Sayın milletvekilimiz yarın sizinle ilgili konuşurken T24’çü mü diyecek, yoksa isminizi mi anacak? Hangisini tercih edersiniz? Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın basın danışmanıyım. Bir Cumhuriyet Halk Partisi milletvekiliyle polemiğe girmem, ona cevap vermem söz konusu olamaz. Buna bir cevabım tabii ki olmayacak. Ben Artı TV, İlke TV, Tele 1, cumhuriyet.com.tr ve Independent’ta da çalıştım, birçok yerde çalıştım. Son 6 ayda içinde de TGRT ekranlarına yorumculuk yaptım, ben TGRT elemanı, çalışanı değilim. Oraya çağırılıp da yorum yapan pek çok kişi gibi gittim yorumlar yaptım. Ben CHP’de Parti Meclisi’ne girmedim, MYK’da değilim, teknik bir kadro bu. Herhangi bir partili olmayanın yapacağı bir iş de bu. Ben siyasi danışmanlık da yapmıyorum, basın danışmanlığı yapıyorum, bu teknik görevdir. İşten çıkarmalarla ilgili de bir tasarrufum ve yetkim de yoktur.

“İŞTEN ÇIKARILANLARI TANIMIYORUM”

İşten çıkarılan arkadaşların da hiçbirini tanımıyorum. Sayın Genel Başkanımız bize basın danışmanlığı görevini verdiğinde bu işi yapabileceğimizi düşünerek vermiş, sayın milletvekilimiz de bu konuda yetersiz olduğumu düşünüyor, kişisel görüşüdür. Ben milletvekilimizin görüşüne saygı duyarım.”

Kaynak:medyaradar.net
Bu haber 9530 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR