POYRAZKÖY'DE 'ABD ORTAKLIĞI' KUŞKUSU

••3 dk okuma
POYRAZKÖY'DE 'ABD ORTAKLIĞI' KUŞKUSU

Hızlı Özet

“Poyrazköy davası sanıkları Yarbay Ercan Kireçtepe ve Binbaşı Eren Günay'ın, soruşturma başlamadan önce, Kurtarma ve Sualtı Komutanı Albay Orhan Yücel tarafından silahları Amerikalılarla gömdükleri iddiaları nedeniyle sorgulandığı ortaya çıktı”

Sivil mahkemede davası görülecek olan Poyrazköy iddianamesinde haklarında dava açılan 2'si emekli 15 muvazzaf asker hakkında ilginç ayrıntılar yer alıyor. Davasının iki şüphelisi Yarbay Ercan Kireçtepe ve Binbaşı Eren Günay'ın komutanları tarafından 'Amerikalılardan silah alıp gömdükleri' iddiasıyla uyarıldıkları ortaya çıktı.

İstanbul 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği iddianamede Yarbay Ercan Kireçtepe ve Binbaşı Eren Günay'ın hakkında 'Ergenekon üyesi olmak', 'TBMM'yi kısmen veya tamamen ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'Patlayıcı madde bulundurmak ve Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etmek' iddialarıyla 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 37'şer yıl 6'şar ay hapis isteniyor.



Dosyadaki iddiaya göre Kurtarma ve Sualtı Komutanı Albay Orhan Yücel ile Yarbay Ercan Kireçtepe, 1 Nisan 2009 günü telefon görüşmesi yaptı. Bu görüşmenin ardından iki subay bir araya geldi. Daha sonra savcılarca ifadesi alınan Yarbay Kireçtepe'ye görüşmenin içeriği soruldu. Kireçtepe ifadesinde 'Komutanım, Binbaşı Emre Onat, Yarbay Turhan Ecevit ve Binbaşı Eren Günay ile kendisinin bir kısım astsubaylarla birlikte Amerikalılardan silah alarak bir yerlere gömdükleri söylentisinden bahsetti. Ben de kendisine böyle bir şeyin mümkün olmadığını beyan ettim' dedi.



ERGENEKON SORULDU



İddiaya göre Albay Orhan Yücel 'Amerikalılarla silah gömme' iddiasını Binbaşı Eren Günay'a da sordu. Günay bu görüşmeyi ifadesinde şöyle anlattı:



'Yurtdışı görevine gitmeden 2-3 hafta önce Albay Orhan Yücel beni çağırdı. Konunun gizli kalmasını hatırlatarak hakkımda ihbar olduğunu, Ergenekon ile irtibatlı olduğumu, mühimmat gömdüğümüzün iddia edildiğini söyledi. Albay Orhan Yücel 'Seni tanıyoruz ama böyle bir şey var' dedi. Ben çok sinirlendim. Mensubu olduğum kurumun geldiği noktanın üzücü olduğunu ifade ettim. Deniz Kuvvetleri içerisinde isimsiz ve imzasız ihbar mektupları ile yıpratma amaçlı ihbarların yapıldığı görülüyor. Terfi yılım olması ve bundan emin olmam sebebiyle bu ihbarı olağan ve önemsiz gördüm. Bir kısım arkadaşlarla ihbarda ismi geçen Ercan Kireçtepe ile de bu durumu konuştum. Ercan Kireçtepe de çok üzüldüğünü ancak asılsız olduğunu düşündüğü için fazlaca ciddiye almadığını ifade etti. Bu konuyu emekli Albay Levent Bektaş ile hiç konuşmadım.'



KONSOLOSLUK ARABASI



İddianamede 'Deniz Kuvvetleri içindeki cunta yapılanmasında 2. hücre elemanı olduğu ileri sürülen Binbaşı Eren Günay'ın telefon konuşmalarında da konuyla ilgili ilginç bölümler yer alıyor. Yarbay Sedak Has ile 7 Nisan 2009'da yaptığı telefon görüşmesinde bir kişinin askeri bölgede fotoğraf çekmesiyle ilgili Jandarma'nın araştırma yaptığı ve şüpheli kişinin kullandığı arabanın Amerikan Konsolosluğu'na ait olduğu ifade ediliyor.

Binbaşı Günay bu telefon konuşmasıyla ilgili savcılık ifadesinde, 'Olay, Efes 2009 Tatbikatı'nın planlama toplantısı ile ilgiliydi' dedi. Savcılar Eren Günay'ın bu ifadesinin 'inandırıcı olmaktan uzak' olduğu kanaatine vardıklarını iddianameye yazdı. Günay daha sonra ek ifade vererek; 'Yarbay Sedat Has ile yanında bulunan Yarbay Oktay ile yanlışlıkla askeri bölgeye giren Amerikan Konsolosluğu'na ait bir aracın görevlilerce ikaz edilerek uzaklaştırılması hakkında konuştuk' dedi.



İHBARCILAR BİLGİLERİ VERDİ



Poyrazköy iddianamesinin temel dayanağını Emniyet'e ve Jandarma'ya gelen ihbarlar oluşturdu. İşte dava açtıran o ihbarlar:



- 15 Aralık 2008: Ahmet Demir isimli kişi, savcılığa Rahmi Koç Müzesi'nde ele geçirilen patlayıcılarla ilgili ihbarda bulundu.



- 2 Şubat 2009: Beykoz Jandarma Komutanlığı'nı arayan bir vatandaşın ihbarıyla Beykoz'daki kazılar başlatıldı. n 23 Şubat 2009: İstanbul Emniyeti 155 mail ihbar hattına, Beykoz'da bir alana Levent Göktaş'a bağlı bir ekip tarafından patlayıcı maddelerin gömüldüğü ihbarı yapıldı.



- 16 Nisan 2009: Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmatla ilgili Bedrettin Dalan'ın haberinin olduğu bilgisi İstanbul Emniyeti'ne ulaştı.



- 10 Mayıs 2009: Beykoz sahilinde balık tutan kişi, 155 Polis İmdat hattını arayarak su altında bir poşet içinde şüpheli cisimler gördüğünü bildirdi.



- 23 Mayıs 2009: İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne mail yoluyla gönderilen bir ihbarda Kafes Eylem Planı anlatıldı.



- 24 Mayıs 2009: Emniyet'e yapılan ihbarda Deniz Kuvvetleri'nde asker olduğunu belirten kişi, Deniz Kuvvetleri'nde Ergenekon üyeleri olduğunu iddia etti.



- 29 Haziran 2009: İsimsiz bir ihbarda Albay Dursun Çiçek hakkında bilgiler verildi.


(AKŞAM)

Bu haber 5451 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

SPK eski Başkanı İbrahim Ömer Gönül için Bakanlık’tan soruşturma izni istendi
Asayiş

SPK eski Başkanı İbrahim Ömer Gönül için Bakanlık’tan soruşturma izni istendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep etti.

Habervitrini12904 Görüntüleme
İşte Zen Pırlanta sahiplerine atılan tehdit mesajları: Arabanızla havaya uçururuz
Asayiş

İşte Zen Pırlanta sahiplerine atılan tehdit mesajları: Arabanızla havaya uçururuz

İstanbul'da "Çirkinler" silahlı suç örgütünün, Zen Pırlanta sahiplerine gönderdiği yağma amaçlı tehdit mesajları ortaya çıktı. Soruşturmada yakalanan çete üyesi 5 şüphelinin, mağdurlara, "Sizi o bindiğiniz arabalarla havaya uçururuz", "Bindiğin Mercedes'e kadar biliyoruz" ve "Akşama kadar bize dönüş olmasın gerisini siz düşünün artık" şeklinde mesajlar attığı belirlendi.

Habervitrini15058 Görüntüleme
Sırtımızda naylon erittiler
Asayiş

Sırtımızda naylon erittiler

Olay, İstanbul'un Kağıthane ilçesi Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Hakan Ç. ile Görkem Serkan T., iddiaya göre alacak meselesi nedeniyle bir evde darbedildi. ​

Habervitrini14782 Görüntüleme
Denizolgun dosyasında çember daralıyor! İki kritik iddianame
Asayiş

Denizolgun dosyasında çember daralıyor! İki kritik iddianame

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlandı. Soruşturmada daha önce “yok” denilen otopsi videosunun, fethi kabir kararının alındığı gün ortaya çıktığı belirlendi. Üç Adli Tıp görevlisi hakkında “resmî belgede sahtecilik”, Denizolgun’un özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan dava açıldı.

Habervitrini10017 Görüntüleme