SOHBET (98)

4 dk okuma
SOHBET (98)

Hızlı Özet

Kolaylıkla Rabbinizi göreceksiniz ve Allah’ın o Cennet’te kendisiyle karşılıklı görüşmediği kimse kalmayacaktır. Görüşme zamana yayılacak. Yani her Cuma başka kimseleri muhatap alacak.


Allahü teâlâ’nın cennet ehline görülmesiyle birlikte, akıl ve hayal ile anlatılamayacak bir muazzam koku yayılır.
Cenab-ı Allah’ın görünmesi meselesine gelince.
Bu konuda İmam-ı Rabbani Rahmetullahi Aleyh Mektuba ta şöyle buyurdu;
- Allahü Teâlâ’yı müminler Cennette görecektir. Fakat nasıl olduğu bilinmeyen bir görmekle göreceklerdir.
Nasıl olduğu bilinmeyeni, anlaşılmayanı görmek de, nasıl olduğu anlaşılmayan bir görmek olur. (Mektubat-ı Rabbani 3/17)
Cuma günü Hazire tül Kuds bahçesindeki cümle cennet ahalisi Allahü Teâlâ’yı görmekle kalmayacak bir de Yüce Rabbimizle konuşma şerefine nail olacak.
Bu müjdeyi bizzat Peygamber Efendimiz vererek şöyle buyurdu;
- Kolaylıkla Rabbinizi göreceksiniz ve Allah’ın o Cennet’te kendisiyle karşılıklı görüşmediği kimse kalmayacaktır. Görüşme zamana yayılacak. Yani her Cuma başka kimseleri muhatap alacak.
“Filan oğlu filan”
buyurduğunda, o kimseyle görüşecek.
Burada Allahü teala’nın başka bir büyüklüğü var.
Cenabı Allah, (teşbih olarak söylüyorum) bazı kullarına takılacak.
Hatta konuştuğu kimselerden birine; “Ey falan oğlu falan! Falan günde

Yaptığını hatırlıyor musun?” diyecek
Ve kimsenin dünyadaki vefasızlıklarından (Kabahatlarından) bir kısmını hatırlatacak.
Allahü teala merhametinin ne kadar yüksek olduğunu burada da gösterecek.
Kişiden razı olduğu işlerini herkese duyuracak şekilde bahsederken, vefasızlıklarını ise kimseye duyurmadan soracak.
Böylece o kulunun ailesi, arkadaşları ve diğer cennet ahalisi içinde mahcup olmasını önleyecek.
Yüce Hak kulunun kabahatlerini yüzüne söyleyince, o kimse panik olacak.
Bir an için cennetten kovulacağına zannedecek.
O kimse panik halinde; “Ey Rabbim! Beni bağışlamamıştın?” diyecek.

Allah’ta: “Evet!” diyecek ve “Benim bağışlamamın genişliği sayesinde şu makama ulaşmış durumdasın” buyuracak.
Cenab-ı Allah şöyle devam edecek;
- Sade sen değil cümle Cennet ehli rahmetimin genişliğiyle buradadır.

Peygamber Efendimiz bir gün Ebu Hüreyre ile karşılaştı ve şöyle dedi;
-Allah’tan ikimizi Cennet çarşısında bir araya getirmesini isterim.
“Âmin”
diyen Ebu Hüreyre; “Ya Resûllullah Cennet’te çarşı mı var?” diye sual etti.
Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu;
- Bana bildirildiğine göre, Cennetlikler Cennete girdiklerinde amellerine göre

Oraya yerleşeceklerdir.
Cuma günü Allah onlara Cennet bahçelerinden bir bahçede (Hazire tül Kuds) bahçesindeki görünecek.
O müminler için nurdan minberler, altından minberler, gümüşten minberler kurulacak.
O kimselerin derece bakımından en altta olanlar misk ve kâfur tepelerinde oturacaklar ve kendilerinden daha yükseklerde oturan kimseler olduğunu sanmayacaklar.

Ebû Hüreyre Radıyallahü anh;  “Ey Allah’ın Resûlü! O gün Allah’ı göremeyecek miyiz?
Resûlü Ekrem Sallallahü Aleyhi ve Sellem efendimiz;

- Evet… Siz Güneşin ve dolunay gecesi ayın görünmesinde şüphe eder

Veya görebilmek için itişip kakışır mısınız?”
Biz de: “Hayır!” diye cevap verdik.
-Öyleyse Aynı şekilde kolaylıkla Rabbinizi göreceksiniz.

Onlar kendinden geçmiş halde iken üstlerinden bir bulut kendilerini kaplayacak ve üzerlerine bir koku yağdıracaktır ki, o zamana kadar onun kokusuna benzer bir koku koklamamışlardır.

Yüce olan Allah şöyle devam edecek: “Kalkın sizin için hazırladığım büyük ikramlardan arzu ettiğiniz her şeyi alın!”
Peygamber Efendimiz şöyle devam etti;

Sonra meleklerin etrafını çevrelediği, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiçbir kimsenin kalbinden geçirip hayal edemediği şeylerin bulunduğu bir çarşıya geleceğiz ki orada arzu edilen her şey bulunacak.
Orada satmak ve satın almak diye bir şey yoktur. Cennetlikler o çarşıda birbirleriyle karşılaşacaklardır.
Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem sözünü şöyle sürdürdü:
- “Yüksek dereceler sahibi olan bir kişi kendisinden aşağı derecede bir kişiyle karşılaştığında onun üzerindeki elbiseden gözleri kamaşacaktır konuşmaları bitmeden kendi sırtındaki elbisenin ondan daha iyi olduğunu hayal edecektir.
Çünkü Cennet’te hiç kimseye üzülme yoktur.
Sonra herkes konaklarına dağılacak ve hanımlarımız bizleri merhaba hoş geldiniz diye karşılayacak; bizden ayrıldığınız andaki güzelliğinizden daha güzel bir durumda bize döndünüz diyeceklerdir.

Bizde hanımlarımıza şöyle diyeceğiz: “Bugün sonsuz güç ve kuvvet sahibi Rabbimizin ihsanıyla bu şekilde dönmemiz gerekirdi ve öylece sizlerin yanına dönüp geldik.” (Buhârî, Ezan: 17; Müslim, İman: 27)
Peygamber Efendimiz başka bir zaman bu çarşıyı anlatırken;
- Gerçekten cennette bir çarşı vardır ki, cennet halkı, her Cuma günü oraya gelirler. Derken şimal rüzgârı esip onların yüzlerine ve elbiselerine en güzel koku türlerini serper.
Bu suretle oraya gelen cennet halkının güzellik ve cemalleri artar. Bunlar, güzellik ve cemalleri artmış olarak ailelerinin yanına dönerler.” Aileleri, onlara:

- “Vallahi, bizden ayrıldığınız ayrılalı güzellik ve cemaliniz daha artmış durumda” diyecekler. Onlar da:

- “Vallahi, biz gittik gideli sizin de güzellik ve cemaliniz daha artmış durumda” diyecekler.
Bazı hanımlar bu pazara neden kendilerinin gitmediğini düşünebilir… Oysa bu Pazar eşlerinin kendilerine hediye getirmesi için kurulan bir pazardır.
Bazıları; cennette Cenab- Allah’ı sadece erkekler mi görecek? Kadınlar görmeyecek mi diye sordu.
Ben bu soruyu büyüklere sormuştum. Onlar, Cümle cennet ehli erkeğiyle kadınıyla hepsinin Allahü teâlâ’yı göreceğini buyurdu.
Bu konu geçmişte de çok tartışmalara sebep oldu.
Âlimler, kadınların cennette Allahü teâlâ’yı göreceklerini buyurup bunu şöyle anlattı.
1. Cennete girmekteki birinci murat, Allahü teala’yı görmektir. Cennete giren herkes gibi hanımlar da bu nimetten yararlanacaktır.
2. Cennet, sevinç yeridir. Orada üzüntü ve elem yoktur. Bu sebepledir ki Merhameti sınırsız olan Yüce Hak, Hanımların üzüntü ve elemlerine sebep olacak böyle bir haktan biiznillah mahrum kılmaz.
3. Cuma günü Allahü teala’nın davetine gelenler için “Cennet ehli” ifadesi kullanılıyor.
Cennet ehli, cennete giren herkes demektir.  Burada bir ayrım yoktur.
RABBİM BİZİ DE BU ŞEREFE NAİL EYLESİN(ÂMİN)
METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ


Bu haber 11500 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR