Sütte korkutan hile!

3 dk okuma
Sütte korkutan hile!

Hızlı Özet

DHA'nın haberine göre, doğru sütün hastalık yapan mikropların olmadığı, antibiyotiğin yer almadığı, kontrolden geçmiş süt olduğunu belirten Prof. Dr. F. Yeşim Ekinci, 1 Haziran Dünya Süt günü öncesi önemli açıklamalarda bulundu.






Gıda Mühendisi Prof. Dr. Yeşim Ekinci, sütlerin içinde yağın çıkarılıp çamaşır suyu konabildiğini söyleyerek, kaynağı belli yerlerden temin edilmesinin önemine vurgu yaptı.



DHA'nın haberine göre, doğru sütün hastalık yapan mikropların olmadığı, antibiyotiğin yer almadığı, kontrolden geçmiş süt olduğunu belirten Prof. Dr. F. Yeşim Ekinci, 1 Haziran Dünya Süt günü öncesi önemli açıklamalarda bulundu.



Hastalık yapan mikroorganizmaların kaynatma ya da pastörizasyon işlemiyle sütten uzaklaştırılacağını ifade eden Prof. Dr. Yeşim Ekinci, "Özellikle çiğ sütün içerisinde hastalık yapan mikroorganizmalar bulunduğundan tüketilmeden önce ısıl işlemden geçmesi gerekiyor. Endüstriyel şartlarda bunu pastörizasyon veya UHT adı verilen sterilizasyon işlemiyle gerçekleştirebiliriz. Ev şartlarında bunu kaynatma ile gerçekleştirme şansımız var" diye konuştu.



Sütteki hilelere de dikkat çeken Prof. Dr. Yeşim Ekinci "Maalesef sütte enteresan hileler var. Onlardan bir tanesi sütün hacmini artırmak amaçlı içerisine çamaşır suyu katılması. Sütte karşılaştığımız bir başka hile ise yağının çekildikten sonra içerisine bitkisel yağ eklenmesi. O nedenle sütü kontrollü şartlarda alabilirseniz bu tür hilelerin tespitinin ardından tüketmiş olursunuz. Tarım ve Orman Bakanlığı sistematik olarak kontrolleri gerçekleştiriyor" dedi.



Ekinci "Bu konuda hile yapan firmalar da ifşa ediliyor. Bunlar üzerinde risk değerlendirmesi gerçekleştiriliyor. Bu sistemli olarak sürekli yapılan bir işlem. Özellikle iyi üretim koşullarının uygulandığı kaliteli ve kaynağını bildiğimiz sütü tüketmek çok önemli. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kontrol mekanizmalarıyla birlikte bu hilelerin oranları da ciddi ölçüde azaldı. Ancak merdiven altı işletmeler dediğimiz kayıt dışı üretim yapan işletmelerde bu tür sorunlara rastlayabiliyoruz" diye konuştu.



Çiğ sütün çok hızlı bozulabilen bir ürün olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ekinci, "O nedenle aldığımız sütün kaynağını bilmemiz çok önemli. Çiğ süt bizler için nasıl bir beslenme kaynağı ise mikroplar için de çok önemli bir beslenme kaynağı. Çiğ sütün büyük işletmeler tarafından üretim şartlarında soğuk sistem içerisinde gönderilmesi ve ısıl işlem sonrasında pastörize ya da UHT olması ve soğuk zincirle markete iletilmesi gerekiyor. Sütü aldığımız yerde hangi şartlarda korunduğu önemli, kaynağının nereden geldiğini bilmediğimiz sütler büyük riskler oluşturuyor" dedi.



Sokaktan alınan sütün kaynatma işleminin besin değeri açısından da önem taşıdığını anlatan Ekinci, "Sütte uzun süreli kaynatmayla besin değerinin daha fazla düşmesine neden olabiliyoruz. Evde yaptığımız kaynatma işleminde 100 dereceye çıkıyoruz. Halbuki endüstriyel pastörizasyon adı verilen işlem 63-65 derecede 30-32 dakika veya 71-74 derecede 15-30 saniye yapılıyor. Endüstriyel pastörizasyon işlemleri daha hijyenik şartlarda kontrollü ve kısa süreli yapıldığı için beslenme değeri açısından daha zengin olabilir. Çiğ süt kaynağını bildiğimiz bir üreticiden elde edildiyse eve getirildikten sonra ısıl işlem sonrası gayet iyi bir şekilde tüketilebilir" diye konuştu.



Ekinci "Süt mikroorganizmalar için çok zengin bir kaynak olduğundan çok hızlı çoğalabilirler. O nedenle üretim şartlarından tüketicinin sofrasına gelene kadar o mikroorganizmalar çoğalabilir. Örneğin, Brusella bakterisinin yol açtığı Brusella hastalığı, çiğ sütün yeterince ısıl işlemden geçirilmemesi sonrası yaşanan bir hastalık. Ülkemizde özellikle Akdeniz bölgesinde yaygın görülüyor. Isıl işlem ise bunları tamamen öldürebilir. Tüketici olarak eğer bir belge sağlanabiliyorsa onu görmeliyiz. Süt kabul şartları var" dedi.




Bu haber 803 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Ankara'nın Altında 3.200 Yıllık Sır çıktı
Gündem

Ankara'nın Altında 3.200 Yıllık Sır çıktı

Frig medeniyetinin başkenti Gordion'da bulunan ve Kral Midas'a atfedilen anıt mezarın, aslında babası Gordias için yapıldığı ortaya çıktı. Dünyada bir eşi daha olmayan ve 3.200 yıldır bozulmadan kalan ahşap mezar odası, bu eşsiz yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Habervitrini11316 Görüntüleme
Avukat Serdar Öktem Suikastı: Yaşı Küçük Sanıklar İçin İstenen Ağır Cezalar Belli Oldu
Gündem

Avukat Serdar Öktem Suikastı: Yaşı Küçük Sanıklar İçin İstenen Ağır Cezalar Belli Oldu

Geçtiğimiz yıl İstanbul Zincirlikuyu'da trafikte aracındayken silahlı bir eylem sonucu yaşamını yitiren Avukat Serdar Öktem cinayetine ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Olaya karıştığı tespit edilen ve yaşları 18'den küçük olan iki sanık hakkında 43 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Habervitrini12148 Görüntüleme
Çocuğu suç işleyen Aileye Hapis Cezası
Gündem

Çocuğu suç işleyen Aileye Hapis Cezası

TBMM'de onaylanan yeni kanunla, çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Düzenleme, 12-15 yaş grubundaki çocuklara yönelik cezai yaptırımları yeniden belirlerken, bakım sorumluluğunu yerine getirmeyen ailelere de 2 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Habervitrini12583 Görüntüleme
Gerilimden ittifaka: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin dönüşümü
Gündem

Gerilimden ittifaka: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin dönüşümü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in Mekke'de cuma namazını birlikte kılması, iki ülke arasındaki son yıllardaki yakınlaşmanın en dikkat çekici sembollerinden biri oldu.

Habervitrini13474 Görüntüleme