Tahran'ın Yeni Savaş Doktrini: Olası Saldırılara Karşı Abu Dabi'ye gireriz

2 dk okuma
Tahran'ın Yeni Savaş Doktrini: Olası Saldırılara Karşı Abu Dabi'ye gireriz

Hızlı Özet

Tahran yönetiminin, muhtemel bir saldırı durumunda sadece ABD ve İsrail'i değil, aynı zamanda bölgedeki enerji nakil hatlarını ve küresel ticaretin merkezini hedef alabilecek çok katmanlı bir mukabele stratejisi hazırladığı belirtiliyor.

BÖLGEDE YENİDEN TIRMANAN GERİLİM

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump tarafından İran'a yöneltilen yeni saldırı beyanlarının ardından bölgedeki gerilim bir kez daha tırmanışa geçti. Bu gelişmeler ışığında, The New York Times gazetesinde İran'ın potansiyel bir savaş senaryosunda nasıl bir mukabelede bulunabileceğini irdeleyen kapsamlı bir analiz neşredildi.

ÇOK AŞAMALI YENİ MUKABELE STRATEJİSİ

The New York Times'ın analizine göre, Tahran yönetimi muhtemel yeni bir çatışma halinde yalnızca İsrail'i değil, aynı zamanda ABD'nin bölgedeki müttefiklerini ve küresel enerji ticaretini de hedef alabilecek çok aşamalı bir strateji üzerinde durmaktadır. İran lideri Mücteba Hamaney'in konuya ilişkin sözleri bu stratejiyi teyit eder nitelikteydi.

Savaş durumunun devamı halinde başka cepheler açılacak.

KISA SÜRELİ VE YÜKSEK YOĞUNLUKLU SAVAŞ PLANI

Makaleye göre, Tahran yönetiminin olası bir ABD-İsrail saldırısına bu defa çok daha şiddetli ve kapsamlı bir yanıt vermeye hazırlandığı ifade ediliyor. Geçmişteki çatışma döneminde, İranlı yetkililerin yaklaşık üç ay sürebilecek uzun soluklu bir mücadeleye hazırlandığı ve bu sebeple füze envanterini idareli kullandığı bilgisine yer verildi. Ancak İran güvenlik politikaları uzmanı Hamidreza Azizi'ye göre Tahran, bu kez 'kısa süreli fakat çok yüksek yoğunluklu' bir çatışma öngörüyor. Bu doğrultuda İran'ın, çatışmanın başlangıcından itibaren yüzlerce füze ile saldırılar icra edebileceği belirtilmektedir.

KÖRFEZ ÜLKELERİNİN ENERJİ ALTYAPISI RADARDA

Analizde, İran'ın en önemli stratejik avantajlarından birinin, Körfez ülkelerinin enerji altyapısını hedef seçme potansiyeli olduğu değerlendiriliyor. Özellikle Suudi Arabistan, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) petrol tesisleri, rafineriler ve limanların hedef alınmasının, küresel ekonomiyi derinden etkileyebileceğine işaret edildi. Son dönemde İran yönetimine yakın kaynakların BAE'ye yönelik keskin ifadeler kullandığına dikkat çekilirken, İranlı analist Mehdi Kharatian'ın bir podcast yayınındaki sözlerine yer verildi.

Gerekirse Abu Dabi'ye gireriz.

HÜRMÜZ'ÜN ÖTESİ: BABÜLMENDEP BOĞAZI KOZU

Haberde, İran'ın faaliyetlerini yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlandırmayabileceği de vurgulandı. Tahran'ın, Yemen'deki Husiler vasıtasıyla Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı üzerinde de bir tazyik oluşturabileceği kaydedildi. Dünya ticaretinin takriben yüzde 10'unun icra edildiği bu stratejik su yolunda ortaya çıkacak bir buhranın, küresel ticarete ciddi zararlar verebileceği öngörülüyor. İran'a yakın kaynaklar, ABD'nin İran'ın ekonomik altyapısını hedeflemesi durumunda Babülmendep'te deniz seyrüseferinin kısıtlanabileceği mesajını verse de uzmanlar, Husilerin askeri kapasitesindeki kısıtlılıklar sebebiyle bunun tatbikinin kolay olmayabileceğini dile getirmektedir.

Kaynak:sabah.com.tr
Bu haber 12723 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR