Talimatı Handan Sonel verdi: 100 bini al… Cesedi yok et!

4 dk okuma
Talimatı Handan Sonel verdi: 100 bini al… Cesedi yok et!

Hızlı Özet

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin yürütülen tahkikatta, dönemin valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' ithamıyla cezaevine gönderildi. Mahkemenin kararında, tanık beyanları, konutta ele geçirilen materyaller ve delil karartma şüphesi temel alındı.

Üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020 tarihinden beri kayıp olmasıyla ilgili Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, yeni bir safhaya ulaştı. Tahkikat kapsamında, o dönem Tunceli Valisi olan Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel, jandarma ve savcılıktaki işlemlerinin ardından Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi.

Hâkimlik, dosyada yer alan tanık ifadeleri, ikametteki aramalarda elde edilen dijital veriler, ruhsatsız olduğu tespit edilen tabanca, soruşturmaya konu araç ve iletişim dökümleri ile devam eden bilirkişi raporlarını bir bütün olarak ele aldı. Bu değerlendirmeler neticesinde Handan Sonel'in 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlamasıyla tutuklanmasına hükmedildi.

Dosyaya yansıyan en ciddi ithamlardan biri, hükümlü tanık Turan Güler'in beyanlarından geldi. Güler, Handan Sonel'in kendisine Gülistan Doku'nun cesedini ortadan kaldırması için 100 bin lira teklif ettiğini ve Mustafa Türkay Sonel'in Doku'yu iki el ateş ederek öldürdüğünü söylediğini iddia etti. Handan Sonel ise sorgusunda Turan Güler'i tanımadığını, adını ilk kez duyduğunu belirterek, "Beni tanımaz, ben de onu tanımam. 100 bin lira vermedim" şeklinde konuştu ve tanığın iddiasını destekleyecek somut bir kanıt olmadığını savundu.

Tahkikatın bir diğer önemli ayrıntısı, vali konutunun mutfak görevlisi Selvi Yeşil'in ifadesi oldu. Yeşil, Gülistan Doku'nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü 13.00-13.30 saatleri arasında Handan Sonel'in mutfağa telaş içinde geldiğini ve kendisine şu sözleri söylediğini öne sürdü:

Selvi Hanım hemen çıkın. Bırakın, çabuk çıkın, evinize gidin.

Daha önce benzer bir durum yaşanmadığını belirten tanık, saat 13.36'da konuttan ayrıldığının kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu ifade etti. Savcılık, Gülistan Doku'nun telefon sinyalinin 13.22'de kesildiğini hatırlatarak Sonel'e, çalışanını neden panikle evden gönderdiğini sordu. Sonel ise böyle bir olayın yaşanmadığını ileri sürdü. İlk ifadesinde tanığın beyanının 'tehditle alındığını' iddia eden Sonel, savcılıkta ise adli makamları değil, tanığın başka kişilerce tehdit edilmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Aynı tanık Selvi Yeşil, kayıp olayının ardından Mustafa Türkay Sonel'in de sıra dışı davranışlar sergilediğini, 5 Ocak sonrası 3-4 gün odasından çıkmadığını, kahvaltıya inmediğini ve okula gitmediğini beyan etti. Handan Sonel ise bu durumu Doku olayıyla ilişkilendirmeyerek, oğlunun okulda beş askerin şehit olmasıyla ilgili bazı öğrencilerle yaşadığı tartışma sonrası bu hale geldiğini savundu. Fakat jandarmadaki ifadesinde 'Oğlum hiçbir gece eve gelmemezlik yapmadı' diyen Sonel'e, savcılıkta oğlunun zaman zaman öğretmenevinde kaldığını söylemesi arasındaki çelişki soruldu. Sonel, öğretmenevinde kaldığı günleri bu ifadenin haricinde tuttuğunu belirtti.

TÜRKAY SONEL'İN ODASINDAN ÇIKARILAN 4 KOLİNİN SIRRI

Vali konutunda görevli bir diğer çalışan Gönül Gülmez'in beyanları da dosyada önemli bir yer tuttu. Gülmez, Doku'nun kaybolma haberlerinin çıktığı günlerde Tuncay Sonel'in oğluna çok sinirlendiğini ve Mustafa Türkay Sonel'in odasındaki eşyaları dört koliye doldurarak görevlilere 'Bunları atın, gitsin' dediğini iddia etti. Handan Sonel ise bu kolilerde delil olabilecek bir şey bulunmadığını, oğlunun balık yemi olarak kullandığı solucan ve böceklerin olduğunu savundu. Olayın 5 Ocak'a yakın bir zamanda değil, üniversite sınavından yaklaşık bir ay önce yaşandığını belirten Sonel, eşinin oğlunun ders çalışmayıp böceklerle ilgilenmesine kızdığını anlattı.

Savcılığın tutuklama talebinde en çok vurguladığı unsurlardan biri, Sonel'in ikametinde bulunan dijital materyaller oldu. Başsavcılık yazısında, Tuncay Sonel hakkında daha önce yürütülen bir soruşturmadaki aramada bulunamayan 3 cep telefonu, 3 tablet, 2 hard disk, bir flaş bellek, bir harici bellek ve bir MacBook bilgisayarın, son aramada ele geçirildiği belirtildi. Savcılık, bu cihazların ilk aramadan sonra eve getirilmiş olabileceği ihtimali üzerinde durdu.

Evdeki aramada ayrıca SIG Sauer marka bir tabanca ve üç şarjör bulundu. Silahın Tuncay Sonel adına kayıtlı olmadığı ve ruhsat kaydına rastlanmadığı tespit edildi. Handan Sonel, silahın kutusunda ve kullanılmamış olduğunu, gerçek olduğunu dahi bilmediğini, nereden ve kimden geldiği hakkında bir fikri olmadığını söyledi.

'ARABALAR TEMİZ ÇIKTI' BİLGİSİ VE KESİLEN İLETİŞİM

Handan Sonel'in cezaevindeki oğlu Mustafa Türkay Sonel ile yaptığı telefon görüşmesi de sorguya konu oldu. Görüşme kaydında oğluna, 'Arabalar temiz çıkıyor' dediği belirlendi. Savcılık, incelemeler bitmeden ve dosyada gizlilik kararı varken bu bilgiye nasıl ulaştığını sordu. Sonel, bu bilgiyi sosyal medyadan gördüğünü iddia etti.

Ayrıca Sonel'in, yaklaşık 15-20 senedir kullandığı telefon hattını, operasyonun ve eşinin gözaltına alınmasının hemen ardından kapattığı saptandı. Sonel, bu durumu kendisine 'abuk sabuk sorular' sorulmaması için yaptığını savundu. Öte yandan, Gülistan Doku'nun ailesince çıkarılan yedek SIM kartının Tuncay Sonel'in talimatıyla Ankara'daki eski polis Gökhan Ertok'a gönderildiği iddiasından haberi olmadığını söylese de, sonradan eşinin telefonda birisiyle 'SIM kart' hakkında konuştuğunu duyduğunu kabul etti.

İfadesinde ilk kez yeni bir bilgi veren Sonel, kayıp olayından kısa süre sonra Gönül Gülmez'in kendisine, hastanede çalışan bir tanıdığından Doku'nun iki veya üç kez hamilelik testi yaptırdığına dair bir duyum aldığını anlattığını öne sürdü. Bu bilgiyi o dönem eşine aktardığını, eşinin ise 'Duyumla bir şey olmaz. Sen duyduysan savcılar da duymuştur, konuşma' dediğini belirtti.

Tunceli Sulh Ceza Hâkimliği, Handan Sonel'in tüm suçlamaları reddetmesine rağmen, tanık anlatımları, aramalarda sonradan ortaya çıkan dijital materyaller ve dosyadaki diğer delilleri göz önünde bulundurdu. Delillerin toplanma sürecinin devam etmesi ve şüphelinin delilleri karartma ihtimali nedeniyle adli kontrolün yetersiz kalacağı sonucuna varılarak Sonel'in tutuklanmasına karar verildi ve şüpheli cezaevine gönderildi.

Kaynak:sabah.com.tr
Bu haber 12652 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR