Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. 12 maddelik teklife dair konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel "Yasama tarihinin en önemli ve kritik kanun tekliflerinden birisi görüşülecek" dedi. Toplantıda teklife ilişkin milletvekillerine sunum yapıldı.
Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli aşaması olan çerçeve yasa teklifi 360’a yakın imzayla TBMM Başkanlığı’na sunulmuş, 12 madde tek tek açıklanmıştı. Süreçte önemli bir diğer adım da bugün atıldı. TBMM Adalet Komisyonunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı. Yüksel, komisyonun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptığını hatırlatarak, teklifin de ilk toplantıdan bir yıl sonra 5 Ağustos'ta sunulduğunu söyledi. Yüksel, "Yasama tarihinin en önemli ve kritik kanun tekliflerinden birisi görüşülecek." dedi.

“ÜLKEMİZ BU AĞIR YÜKTEN KURTULACAK”
Terörün Türkiye'ye ekonomik maliyetinin 2,3 trilyon doları aştığını bildiren Yüksel, şöyle konuştu:
Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz, canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağır yükten ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir.
360 MİLLETVEKİLİNİN İMZASI VAR
Kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulduğunu hatırlatan Yüksel, bu durumun güçlü siyasi iradeyi ve ortak uzlaşı mesajını taşıması bakımından Meclis tarihinde bir ilki teşkil ettiğini belirtti.

“BU TEKLİF BİR AF DÜZENLEMESİ DEĞİL”
Türkiye sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini ifade eden Yüksel, şunları söyledi:
Kanun teklifi, bazı soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin infazına ilişkin belirli şartlara bağlı, istisnai ve geçici hukuki mekanizmalar öngörmektedir. Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki ceza ve infaz politikalarının belirlenmesi, Anayasamızın çizdiği sınırlar içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdir yetkisi kapsamındadır. Toplumsal ihtiyaçlar, kamu yararı ve milli güvenliğin gerektirdiği durumlarda ceza adalet sistemine ilişkin yeni düzenlemeler yapılması, yasama organının anayasal yetkisidir. Bugün görüştüğümüz kanun teklifi de bu anayasal yetkinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kullanılmasının somut bir örneğini oluşturmaktadır. Bu teklif bir af düzenlemesi değildir. Mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumaktadır.
“SADECE TERÖR ÖRGÜTÜNÜ KAPSAMAKTA”
Yüksel “Teklif kapsamında yapılacak tüm iş ve işlemlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben gerçekleştirileceği kabul edilmektedir. Dolayısıyla, bu şart gerçekleşmediği takdirde soruşturma ve kovuşturmalar ile mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi dahil diğer hükümlerin uygulanması söz konusu olamayacaktır. Teklif, sadece PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumu kapsamaktadır. Dolayısıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar niteliğine göre 5 yıl veya 10 yıl ertelenebilecektir. Ancak kasten öldürme suçu ile örgüt yöneticileri bakımından uygulanmayacağına dair hüküm bulunmaktadır.
Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, teklife ilişkin milletvekillerine sunum yaptı.




