Adana’nın Dağlıoğlu Mahallesi’nden yaklaşık bir ay önce çalışmak üzere eşi Şükriye D. (26) ve 5 yaşındaki oğlu Ömer’i yanına alarak İzmir’in Bornova ilçesinde kiralık bir eve yerleşen Şeyhmus D’nin (28) anlatımına göre, bir iş görüşmesine gittiğinde eşi, evi terk etti. Eşinin, oğulları Ömer’i evde bırakıp eşyasını, yeşilkart ve nüfus cüzdanını alarak kendilerini terk ettiğini bildiren Şeyhmus D, polise ve Cumhuriyet Savcılığına başvuruda bulundu.
Eşinden haber alamayınca oğlu ile Adana’ya dönen genç adam, Cumhuriyet Savcılığına dilekçe verdi ve nöbetçi aile mahkemesine de boşanma davası açtı.
Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşayan kayınbabası Ali B. ve yakınlarının üzerinde baskı kurduklarını öne süren Şeyhmus D, bunun cinayete azmettirmeye dönüştüğünü iddia ederek Adana Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi verdi.
Genç adam, şikayet dilekçesinde, "eşimin kaybolmasının ardından tehditler alıyorum. Eşimin babası Ali B. ve yakınları ’kızımızı sen öldürdün, öldürmediysen de bul öldür’ diye tehdit ediyorlar. Eşimin ve bana yönelik kötü bir şeyin başımıza gelmesinden korkuyorum" ifadelerine yer verdi.
Seyhmus D, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Adana’da eşiyle birlikte tarla ve bahçelere yevmiye karşılığı çalıştıklarını söyledi.
İş bulamayıp maddi sıkıntı çekince İzmir’e gitmeye karar verdiklerini belirten genç adam, şöyle konuştu:
"Adana’da geçimimizi sağlamak için simit de satıyordum, ancak daha sonra başka bir kente yerleşmeyi düşündük. İzmir’de çalışıp kendimize güzel bir yaşam kuracaktık. Önce kiralık bir ev tutup yerleştik. Gittiğimiz günden itibaren iş aramaya başladım. Eşimin evi terk ettiği gün de ekmek fırını sahibiyle iş görüşmesine gitmiştim. Eve döndüğümde yoktu. Yapabileceğim bir şey olmayınca tekrar Adana’ya geldim.
Eşimle aramızda herhangi bir sorun yoktu. Biz birimizi sevdik. Evlenmek için ailesinden istedik, ama vermemişlerdi. Bunun üzerine kaçtık. Daha sonra ben ailesine başlık parası karşılığında 300 gram altın vermiş ve bunun üzerine barışmıştık. Şimdi de eşimi bulup öldürmemi istiyorlar. Bizim ailemizde, töre veya namus cinayeti gibi bir olay yaşanmadı, yaşanmaz da. Allah’ın verdiği canı Allah alır. Elimi kana bulamam. Ancak artık dönse bile barışmayı kabul etmeyeceğim."
TÖRE ÇIĞLIĞI: EŞİMİ ÖLDÜRMEM İÇİN YAKINLARIM BASKI YAPIYOR!

Hızlı Özet
“Adana’da bir genç, çalışmak amacıyla gittikleri İzmir’de eşinin evi terk ettiğini, kayınbabası ve yakınlarının ise eşini bulup öldürmesi için kendisine baskı yaptığını iddia ederek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

SPK eski Başkanı İbrahim Ömer Gönül için Bakanlık’tan soruşturma izni istendi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep etti.

İşte Zen Pırlanta sahiplerine atılan tehdit mesajları: Arabanızla havaya uçururuz
İstanbul'da "Çirkinler" silahlı suç örgütünün, Zen Pırlanta sahiplerine gönderdiği yağma amaçlı tehdit mesajları ortaya çıktı. Soruşturmada yakalanan çete üyesi 5 şüphelinin, mağdurlara, "Sizi o bindiğiniz arabalarla havaya uçururuz", "Bindiğin Mercedes'e kadar biliyoruz" ve "Akşama kadar bize dönüş olmasın gerisini siz düşünün artık" şeklinde mesajlar attığı belirlendi.

Sırtımızda naylon erittiler
Olay, İstanbul'un Kağıthane ilçesi Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Hakan Ç. ile Görkem Serkan T., iddiaya göre alacak meselesi nedeniyle bir evde darbedildi.

Denizolgun dosyasında çember daralıyor! İki kritik iddianame
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlandı. Soruşturmada daha önce “yok” denilen otopsi videosunun, fethi kabir kararının alındığı gün ortaya çıktığı belirlendi. Üç Adli Tıp görevlisi hakkında “resmî belgede sahtecilik”, Denizolgun’un özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan dava açıldı.