ABD Başkanı Donald Trump, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir duyuru ile Barış Kurulu’nun, Hamas ve Gazze’de faaliyet gösteren diğer tüm direniş gruplarının bütünüyle silahsızlanması konusunda tarihi bir mutabakata vardığını kamuoyuna açıkladı.
Trump tarafından yapılan açıklamada, silahsızlanma süreci ilerledikçe İsrail askeri birliklerinin bölgeden ayrılacağı belirtildi. Sürecin devamında, Uluslararası İstikrar Gücü'nün, Gazze halkı ve komşu ülkeler için emniyeti temin etmek amacıyla yeni kurulacak bir Filistin polis teşkilatıyla müşterek çalışacağı ifade edildi.
Anlaşmanın, Gazze'nin yeni bir Filistin idaresi tarafından yönetilmesi yolunda hayati bir merhale olduğuna dikkat çeken Trump, bu sürecin Orta Doğu'da kalıcı bir sükunet ortamı için büyük bir ehemmiyet taşıdığının altını çizdi.
Arabulucu Ülkelere Teşekkür
Başkan Trump, bu süreçte üstlendikleri arabuluculuk rolleri sebebiyle Türkiye, Katar ve Mısır'a şükranlarını sundu. Trump, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:
Tarihi bir ilerleme kaydettik ve hala yapılacak çok iş var.
Hamas'tan Şartlı Yaklaşım
Hamas müzakere heyetinden Gazi Hamad, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği demeçte, Filistinli gruplar ile İsrail arasındaki müzakere sürecine ve anlaşma metnine ilişkin görüşlerini paylaştı. Hamad, Hamas'ın Filistin halkının meşru haklarını güvence altına alan ulusal hedeflerine sadık kalacağını vurguladı.
İşgal güçleri (İsrail) anlaşma kapsamındaki taahhütlerini tamamen yerine getirmedikçe, direnişin (Hamas) silahı (bırakması) hakkında hiçbir adım atmayacağız.
Silah konusunun münferit olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Hamad, bu meselenin İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi ve bölgenin yeniden inşası gibi temel konularla doğrudan ilintili olduğunu belirtti. İsrail'in mutabakata riayet etmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade eden Hamad, İsrail tarafının anlaşmayı ihlal etmesi halinde kendilerinin de hiçbir adım atmayacağını tekrarladı. Hamad ayrıca, İsrail'in Şarm el-Şeyh Anlaşması'nın ilk fazında takriben 3 bin 500 ihlal gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Barış Kurulu Temsilcisi'nden Teyit Geldi
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov da Gazze Şeridi'nde silahların bırakılması ve sivil geçişler hususunda bir uzlaşıya varıldığını teyit etti. Mladenov, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, aylarca süren meşakkatli müzakerelerin netice verdiğini belirtti.
Buraya gelmek aylar süren çok zorlu müzakereleri gerektirdi. Başaramayacağımıza inandığım birkaç an oldu. Bundan sonra ne olacağı ise daha da önemli.
Mladenov, İsrail'in işgal altında tuttuğu topraklardan çekilmesinin, silahların bırakılmasıyla eş zamanlı yürümesi gerektiğini ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin (NCAG) yanı sıra Filistin halkının kendi kaderini tayin edebilmesi için siyasi ve pratik desteğe gereksinim duyduğunu vurguladı. Sürecin ilerlemesindeki liderliği için ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkürlerini sunan Mladenov, müzakerelerin tıkandığı anlarda masada kalınmasını sağlayan destekleri için Türkiye, ABD, Mısır, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) minnettar olduğunu dile getirdi.
Yönetim Konusunda Belirsizlik Sürüyor
Al Jazeera'ye konuşan Avustralyalı bağımsız gazeteci ve "Filistin Laboratuvarı" kitabının yazarı Antony Loewenstein ise bölgedeki çatışmaların son bulmasının elzem olduğunu ancak mevcut anlaşmada Gazze'yi kimin idare edeceğinin belirsiz kaldığına işaret etti.
Bu anlaşma söz konusu olduğunda şüpheci olmak gerekiyor.
Barış Kurulu'nun yalnızca Trump'ın değil, damadı Jared Kushner'ın da bir projesi olduğunu ifade eden Loewenstein, Kushner'ın Gazze vizyonunu "felaket kapitalizmi" olarak nitelendirdi ve bu vizyonun yüksek binaların olduğu bir projeyle bağlantılı olduğunu, Filistinlilerin ise yabancılar için mağazalarda çalışan konumuna indirgeneceğini savundu.




