Trump'ın itirazına rağmen İsrail Lübnan'ı bombaladı

4 dk okuma
Trump'ın itirazına rağmen İsrail Lübnan'ı bombaladı

Hızlı Özet

ABD ve İran arasında varılan tarihi mutabakatın cuma günü İsviçre'de imzalanması beklenirken, İsrail ordusunun 17 Nisan'dan bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen Lübnan'ın Mifdun ve Şukin beldelerine saldırdı.

ABD ve İran arasında varılan tarihi mutabakatın cuma günü İsviçre'de imzalanması beklenirken, İsrail ordusunun 17 Nisan'dan bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen Lübnan'ın Mifdun ve Şukin beldelerine saldırdı.

İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Al Mayadeen muhabiri, İsrail'in Lübnan'da Mifdun ve Şukin beldelerine düzenlediği saldırılarda 4 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını aktardı.

Saldırılar sonrası gözler, savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakat metninde yer alan Lübnan maddelerine çevrildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi daha önce yaptığı açıklamada, "Dün sabah itibarıyla savaş resmen tüm cephelerde sona erdi ve İsrail'in Lübnan'a yaptığı her saldırı mutabakatın ihlalidir. Savaşın sona ermesi işgalin sona ermesini de kapsar. İsrail güçleri işgal ettikleri topraklardan çekilmeden savaş tamamen bitmiş sayılmaz." ifadelerini kullanmıştı.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi da yeniden inşa süreci ve savaşın yol açtığı kayıpların ABD ile yapılan anlaşma metninde ele alındığına işaret ederek, anlaşmanın bir maddesinin Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların sona erdirilmesini açık şekilde düzenlediğini söyledi. Revancı ayrıca İsrail'in Lübnan'da ateşkesi ihlal etmesi halinde mutabakatta öngörülen mekanizmaların devreye sokulacağını vurguladı.

ECONOMİST: NETANYAHU KAYBETTİ

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ateşkesin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırırken, Avrupa basınında yayımlanan analizlerde savaşın sonunda stratejik kaybın Tel Aviv cephesinde yaşandığı yorumları öne çıkmaya başladı.

İngiliz The Economist dergisi, ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından yayımladığı analizde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a karşı yürüttüğü stratejinin hedeflerine ulaşamadığını yazdı. Dergi, Netanyahu'nun Washington'u İran'a karşı daha kapsamlı bir savaşa ikna etmek ve Tahran'daki mevcut yönetimi zayıflatmak için önemli siyasi sermaye harcadığını ancak savaşın sonunda İsrail'in temel hedeflerini gerçekleştiremediğini belirterek, süreci Netanyahu açısından ciddi bir siyasi başarısızlık olarak değerlendirdi.

TRUMP'TAN İSRAİL'E LÜBNAN ELEŞTİRİSİ: 'HER SEFERİNDE BİR BİNAYI HAVAYA UÇURMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ'

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile "harika" bir ilişkisi olduğunu, fakat İsrail'in Lübnan konusunda "daha sorumlu davranması gerektiğini" söylemişti:

"İsrail Hizbullah'la çok uzun süredir savaşıyor ve çok fazla insan öldürülüyor. Birini her aradığınızda bir apartmanı yıkmak zorunda değilsiniz, çünkü o apartmanlarda çok fazla insan var ve size söyleyebilirim ki hepsi Hizbullah değil.

İsrail'e Hizbullah'ın icabına bakmayı Suriye'ye bırakmasını önerdim, çünkü dürüst olmak gerekirse bu işi daha iyi yapacaklarını düşünüyorum.

Anlaşmanın imzalanmasından iki saat önce Lübnan'da, Beyrut'ta bir saldırı olması hoşuma gitmedi. Hoşuma gitmediğini onlara açıkça belirttim, hem de hiç.

Ama bence Suriye ülkeyi inanılmaz derecede hızlı bir şekilde toparladı. Çok yetenekli ve bana karşı çok iyi oldu. İstediğim her şeyi korudu. Eğer İsrail diğer herkesi öldürmeden bu işi başaramıyorsa, o bu işi yapacaktır. Suriye bu işi yapacaktır."

Fransa'daki G7 zirvesinde konuşan ABD Başkanı "İsrail'in Beyrut'a yaptığı saldırıdan hoşlanmadığını" belirtirken, İsrail yerine Suriye'nin Hizbullah ile ilgilenmesini" önerdi.

Trump "Açıkçası daha iyi bir iş çıkardıklarını düşünüyorum" diye ekledi.

Netanyahu, ABD-İran anlaşmasıyla ilgili ilk açıklamasında, İsrail'i "tamamen yok edilmekten" kurtardıklarını ancak "mücadelenin bitmediğini" söylemişti.

15 Haziran'da akşam saatlerinde düzenlenen basın toplantısında konuşan İsrail Başbakanı, İsrail'i korumak için "gerekli olduğu sürece güvenlik bölgesinde kalacaklarını" ifade etmişti.

HİZBULLAH: 'İRAN'DAN İSRAİL'İN LÜBNAN'DAN ÇEKİLMESİNİ TALEP EDECEĞİNE DAİR GÜVENCE ALDIK'

Hizbullah'ın ABD ile yapılacak bir sonraki görüşme aşamasında İsrail askerlerinin Lübnan'dan çekilmesini talep edeceğine dair İran'dan güvence aldığını da iddia edildi.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, bu meseleyle ilgili olarak İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf'a "derin şükranlarını" ifade etti.

Hizbullah'a bağlı Al Manar TV'nin Telegram hesabında paylaşılan bir gönderide Kasım, İran ile ABD arasındaki anlaşma kapsamında İsrail'in askeri operasyonlarını durdurmaya "zorlanması" da dahil olmak üzere, Lübnan'a yönelik "güçlü ve destekleyici" tutumu için kendisine teşekkür etti.

İSRAİL 'TAM GÜÇ KARŞILIK VERİRİZ'

İsrail, ABD-İran anlaşmasının bir parçası değil ve Hizbullah'ın kuzey İsrail'e yönelik saldırılarına karşılık olarak bu örgüte yönelik saldırılarını sürdüreceğinde ısrar ediyor.

Anlaşma duyurusundan birkaç saat sonra açıklama yapan İsrail Savunma Bakanı Israel Katz "mevcut ve beklenen baskılara" rağmen, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesine karşı olduğunu aktarmıştı.

Katz, İsrail ordusunun Lübnan'daki askeri varlığını ucu açık bir şekilde sürdüreceğini kaydetti:

"İsrail ordusu Lübnan'daki güvenlik bölgelerinde ve Suriye ile Gazze'de de zaman sınırlaması olmaksızın kalacak"

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Telegram kanalında yaptığı açıklamada, "Trump'ın anlaşması bizi bağlamıyor. Biz bu anlaşmanın tarafı değiliz. Güvenliğimizi güvence altına almıyor" dedi ve ekledi:

"Hizbullah'ın ortadan kaldırılmasından daha azıyla yetinmemeliyiz. Askerlerimizin ele geçirdiği ve terörist altyapısından temizlediği tek bir karış topraktan bile geri çekilmemeliyiz."

Bu haber 9748 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR