Uzun Ömür ve Kanserin Sırrı Timus Bezinde mi Saklı? Yeni Araştırmalar Gizemi Aydınlatıyor

3 dk okuma
Uzun Ömür ve Kanserin Sırrı Timus Bezinde mi Saklı? Yeni Araştırmalar Gizemi Aydınlatıyor

Hızlı Özet

Göğüs kemiğinin arkasında yer alan ve uzun yıllar boyunca yetişkinlerde işlevsiz olduğu düşünülen timus bezi, son bilimsel çalışmalarla yeniden mercek altına alınıyor. Araştırmalar, bu gizemli organın yaşlanma, bağışıklık sağlığı, kanser ve uzun ömürlülük üzerinde güçlü bir düzenleyici olabileceğini ortaya koyuyor.

Tıp dünyası tarafından on yıllardır büyük ölçüde ihmal edilen, göğüs kemiğinin ardına gizlenmiş iki loblu esrarengiz bir organ olan timus, insan yaşamının büyük bir bölümünde faydasız bir doku parçası olarak kabul edilmekteydi. Ancak güncel bir dizi araştırma, timusu önemsiz bir oyuncu konumundan çıkarıp, tüm yaşam boyunca yaşlanma ve bağışıklık sağlığının kuvvetli bir regülatörü olarak yeniden tanımlıyor.

Yapılan çalışmalar, bu organın uzun ömürlülük, kansere ve otoimmün hastalıklara karşı korunma ve kardiyovasküler riskin azaltılmasında oynayabileceği kritik role dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, timusu gençleştirme, bozulmasını yavaşlatma ve işlevini daha iyi anlama yönündeki arayışlara olan ilgiyi artırmış durumda.

Tıbbi Tarihin Göz Ardı Edilen Organı

Antik Yunan'da ruhun merkezi olabileceği varsayılan bu doku yumrusu, 1960'ların başında bir Nobel ödüllü bilim insanı tarafından hücreler için yalnızca bir mezarlık ve "hiçbir önemi olmayan evrimsel bir kaza" olarak nitelendirilmişti. Günümüzde bilim insanları, timusun çocuklukta işlevsel bir bağışıklık sistemi kurmada temel bir rol oynadığını, ancak ergenlikle birlikte hızla küçülerek işlevsizleştiğini biliyor.

Timus, kemik iliğinden gelen ve adını kendisinden alan T hücreleri adlı bağışıklık hücrelerini eğitir. Bu eğitim süreci, hücrelere virüsler ve diğer patojenlere karşı nasıl savunma yapacaklarını ve sağlıklı dokulara saldırmaktan nasıl kaçınacaklarını öğretir. Bu mekanizma, immünologların "öz tolerans" olarak adlandırdığı, bağışıklık sistemimizin kendi hücrelerimize saldırmasını önleyen hayati bir işlevdir. Timus olmadan doğan çocuklar, ciddi bağışıklık sorunları yaşar ve nakil yapılmazsa hayatlarını kaybederler.

Beklenmedik Bir Keşif: Timektomi ve Etkileri

Timusa yeni bir ışık tutan çığır açan çalışma, bir tesadüf eseri başladı. Massachusetts General Hospital ve Harvard Kök Hücre Enstitüsü'nde David Scadden'in laboratuvarında tıp öğrencisi olan Kameron Kooshesh, başlangıçta kemik iliği nakli yapılan yetişkinlerde timusun rolünü incelemeyi amaçlıyordu. Ancak Kovid salgını nedeniyle araştırmanın yönü değiştirildi ve ekip, timusu cerrahi olarak alınan yetişkinlerin genel sağlık durumlarını incelemeye odaklandı.

New England Journal of Medicine dergisinde 2023 yılında yayımlanan bulgular, ekibi tamamen şaşırttı. Ameliyatla timusu alınan kişilerin, takip eden beş yıl içinde herhangi bir nedenle hayatını kaybetme olasılığının, benzer kalp veya göğüs ameliyatı geçirmiş ancak timusu yerinde olan kişilere göre iki kattan fazla olduğu tespit edildi. Timusu olmayanlarda kanser geliştirme riski de iki kat daha yüksekti.

Scadden, "Açıkçası bunun Kovid sırasında öğrencimi aktif tutmanın bir yolu olduğunu düşünüyordum ve pek bir şey göstereceğini sanmıyordum. Hepimiz çok etkilendik. Sadece endişelendiğimiz konularda değil, aynı zamanda tüm nedenlere bağlı ölümlerde de büyük bir etkisi var" şeklinde konuştu.

Yapay Zeka Timusun Rolünü Doğruluyor ve Gelecek Perspektifleri

Mass General Brigham'da Yapay Zeka Tıp Programı Direktörü Hugo Aerts ve ekibi ise konuya farklı bir açıdan yaklaştı. Ekip, kardiyovasküler hastalıkları ve kanseri izlemek için kullanılan büyük, uzun vadeli veri tabanlarındaki kalıpları bulmak için yapay zeka kullandı. Sağlık kontrollerinin bir parçası olarak binlerce kişinin timusunu gösteren BT taramaları mevcuttu. Aerts'in ekibi, genel bir timus sağlık puanı geliştirmek için yapay zekadan faydalandı.

Nature dergisinde yayımlanan sonuçlara göre, daha sağlıklı bir timusa sahip kişilerin akciğer kanserine yakalanma, kalp hastalığından veya herhangi bir sebepten ölme olasılıklarının daha düşük olduğu görüldü. İlginç bir şekilde, bu kişilerin, bağışıklık sistemini kanserle savaşmak için tetikleyen ancak birçok hastada işe yaramayan kanser immünoterapi ilaçlarına daha iyi yanıt verme eğiliminde olduğu da keşfedildi.

Bu yeni ilgi, bazı bilim insanları için gecikmiş bir adımdı. Francis Crick Enstitüsü'nde hücre biyoloğu olan Paola Bonfanti, timusun olağanüstü yenilenme yeteneğine sahipken aynı zamanda en hızlı yaşlanan organlardan biri olmasının yarattığı paradoksu inceliyor. Bonfanti, laboratuvarda insan timusu oluşturmak üzerine çalışıyor ve uzun vadede, organ nakli yapılan kişilerin sert yan etkileri olan reddetme karşıtı ilaçlar olmadan yeni organlarını tolere etmelerine yardımcı olabilecek bir timus mühendisliği yapmayı umuyor. Bu tür çalışmalar, otoimmün hastalıklarda, yaşlandıkça aşılamalara verilen yanıtları iyileştirmede veya kanser immünoterapilerine verilen yanıtı artırmada çok sayıda uygulama potansiyeli taşıyor.

#cancer research#cancer#cancer immunotherapy
Kaynak:YAHOO NEWS
Bu haber 10833 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR