Türkiye'nin F-35 programına dönüş hamlelerini endişeyle takip eden Atina'da Başbakan Miçotakis’in F-35 konusunda havlu atmasının ardından, Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis de Ankara'nın 1995 tarihli "Casus Belli" (Savaş Nedeni) restinin ilişkiler önünde büyük bir engel ve Türkiye'nin sırtında bir kambur olduğunu öne sürdü.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, Türk parlamentosunun 1995 yılında ilan ettiği ve Yunanistan'ın karasularını belirli koşullarda genişletmesini Türkiye açısından "savaş nedeni" sayan Casus Belli kararının, iki ülke ilişkilerinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu öne sürdü.
Yunan Bakan, "Türkiye'nin Avrupa ve Batı yolculuğu açısından da bu bir kamburdur." ifadelerini kullandı. Ayrıca Türkiye'nin "casus Belli" kararını kaldırabileceğine inandığını ekledi.

"KOMŞUMUZA SAVAŞ TEHDİDİ YÖNELTİLMESİ KABUL EDİLEMEZ"
Yerapetritis, "Uluslararası güvenlik mimarisinde yer almak isteyen bir ülkenin komşusuna ve müttefikine savaş tehdidi yöneltmesi kabul edilemez." dedi.
"TÜRKİYE'NİN SİLAHLANMA PROGRAMLARINA BÜYÜK İLGİ VAR"
Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişmelere de değinen Yerapetritis, "Komşunun silahlanma programlarına yönelik çok büyük bir ilgi olduğunu anlıyorum. Ancak burada son derece net bir durum var. Yunanistan şu anda çoklu silahlanma programlarının merkezinde yer alıyor." şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE İLE KONUŞMAMAK FELAKET OLURDU"
Yerapetritis, Türkiye ile yürütülen diyaloğun önemine de dikkat çekti.
"Türkiye ile hiç konuşmamak, aslında felaketle sonuçlanacak bir politika olurdu. Gerçekler de bunu kanıtlıyor. Son üç yıl içinde Yunanistan, Türkiye ile yaptığı görüşmelerden büyük faydalar sağladı. İsterseniz Yunanistan'ın elde ettiği her şeyi ayrıntılı olarak inceleyebiliriz, ancak bu çok daha uzun sürecektir." dedi.
"F-35 KONUSUNDA VERİLMİŞ BİR SÖZ YOK"
Türkiye'nin F-35 programına dönüşüyle ilgili iddialara da değinen Yerapetritis, bu konuda herhangi bir resmi taahhüt bulunmadığını söyledi.
"Somut gerçeklere baktığımızda, Türkiye'nin F-35 programına geri dönmesiyle ilgili herhangi bir taahhüt veya söz verildiğini dürüstçe söyleyebilecek kimse yok." ifadelerini kullanan Yerapetritis, Yunanistan'ın süreçte pasif olmadığını da belirtti.
Yunan Bakan, "Yunanistan sadece bir izleyici değil. Aksine, bu gelişmelerde önemli bir aktördür. Ülkemizi güçlendirmek için gerekli tüm adımlar atılmaktadır." diye konuştu
MİÇOTAKİS F-35 TARTIŞMALARINDA GERİ ADIM ATMIŞTI
Yerapetritis'in açıklamaları, NATO Zirvesi sonrasında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in F-35 tartışmalarıyla ilgili yaptığı değerlendirmeleri yeniden gündeme getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Miçotakis'in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi." sözlerinin ardından konuşan Miçotakis, Yunanistan'ın ABD'nin hangi ülkeye savunma sistemi satacağına karışamayacağını söylemişti.
Miçotakis, "Diğer ülkelerin seçimleri hakkında yorum yapmak benim görevim değil. Yunanistan'ın ABD'ye hangi ülkelere savunma sistemleri satması ya da satmaması gerektiğini söyleme konumunda olmadığını belirtmek isterim." demişti.
"YUNAN MEDYASI TÜRKİYE'Yİ ABARTIYOR"
Miçotakis, Yunan basınına da tepki göstermişti.
Yunan kamuoyunun yalnızca Türkiye odaklı tartışmalarla meşgul edildiğini söyleyen Miçotakis, Türkiye ile ilgili haberlerin abartıldığını ifade etmişti.
"Türkiye ile ele almamız gereken konular olduğunda bunları kendi aramızda tartışıyoruz. Yunan medyasının bir kısmının bu konuları ne kadar abartılı şekilde ele aldığını görmek beni şaşırtıyor." ifadelerini kullanmıştı.
S-400 VE F-35 İDDİALARI GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR
NATO Zirvesi sonrasında Yunan basını, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinden birine devrederek F-35 programındaki hukuki engelleri aşmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu öne sürmüştü.
Kathimerini gazetesi, satış sürecinin resmen başladığını iddia ederken, bu formülün Türkiye'nin daha önce parasını ödediği F-35 savaş uçaklarının teslim edilmesinin önünü açabileceğini yazmıştı. Ayrıca gazete, sistemlerin üçüncü ülkeye devri için Rusya'nın prensipte onay verdiğini ve süreç tamamlandıktan sonra ABD Başkanı Donald Trump'ın Kongre'ye bilgilendirme mektubu göndereceğinin öne sürüldüğünü aktarmıştı.




