HAKKARİ VALİSİ''NDEN ACI İTİRAFLAR: BURADA YAŞANANLAR ANKARA''DAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL!
Şemdinli olaylarının ardından gündemin ilk sırasına yerleşen Hakkari''nin en yetkili ağzı, Vali Gürbüz BUGÜN''e özel konuştu: Olaylara müdahale imkanımız kısıtlı. Çünkü eksiğimiz çok
Semdinli''de başlayan olaylarla ilgili olarak, ''''Burada yaşananlar Ankara''dan, İstanbul''dan göründüğü gibi değil'''' açıklaması ile dikkat çeken Hakkari Valisi Erdoğan Gürbüz''ün sorularımıza verdiği yanıtlar, ''''çok konuşulacak, çok tartışılacak'''' türden... Vali Gürbüz''ün adeta itiraf niteliğindeki bir cümlesi, kentteki durumu en çarpıcı şekilde özetliyor. Vali, toplumsal olaylar karşısında ellerinin kollarının bağlı olduğunu şu sözlerle ifade ediyor: ''''Uzman personel, teçhizat ve araç-gereç eksikliği had safhada. Olaylara müdahale imkanımız çok kısıtlı. Öyle ki; karakolda daktilo görevlisi memurları bile toplayıp, toplumsal olaylara göndermek zorunda kalıyoruz. İhtiyaçlarımız, eksikliklerimiz çok.''''
ACI GERÇEKLER
Vali Erdoğan Gürbüz, aralarında Hakkari''nin de bulunduğu 11 kentte Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kurulacak olmasını değerlendirirken, ''''Çevik Kuvvet toplumsal olaylar konusunda uzmanlaşmış kadrolardan oluşuyor. Gelmesi elbette iyi ve olumlu olacak. Ancak şunu da belirteyim; Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kurulması yeni bir gelişme değil. Bu karar daha önce alınmıştı. Şimdi, bu olaylar yaşanınca süreç hızlanmış oldu'''' diye konuştu.
SORULARA CEVAPLAR
* Sayın Vali, ''''Burada yaşananlar, oralardan göründüğü gibi değil'''' demiştiniz. Bu sözünüz anladığım kadarıyla, kent ve ilçe merkezlerindeki olaylara müdahalede yetersiz kalınması gerçeğini de kapsıyor. Öyle mi?
* Buradaki yetkililerin, güvenlik güçlerinin tümü büyük bir azim ve özveriyle çalışıyor. Herkes elinden geleni yapıyor. Ancak uzman personel, teçhizat ve araç-gereç eksikliği had safhada. Olaylara müdahale imkanımız çok kısıtlı. Öyle ki; karakolda daktilo görevlisi memurları bile toplayıp, toplumsal olaylara göndermek zorunda kalıyoruz. İhtiyaçlarımız, eksikliklerimiz çok. Ancak eksikliklerin tamamlanması için büyük bir gayretle çalışılıyor.
* Peki yaşanan olaylar, gösteriler, sloganlar vs... İşin bu boyutu da, kamuoyuna yansıyandan farklı mı?
* Bakın burada organize bir provokasyon yaşanıyor. Büyük bir tahrik var. Bu tahrikle, bir kalkışma amaçlanıyor. Bunun böyle olduğu görülüyor.
* Sayın Gürbüz, Şemdinli olayı hemen ''''Yeni bir Susurluk mu?'''' sorusunu gündeme taşıdı. Siz buna ''''Hayır'''' diyorsunuz. Neden peki?
* Şemdinli bir ''''Susurluk'''', kesinlikle değil. Çünkü her şeyden önce, hükümetimizde, devletimizde bu konunun çözümü yönünde, yaşananların aydınlatılması yönünde kesin bir irade ve kararlılık var. Kim ne yaptıysa ortaya çıkarılacak ve eğer varsa sorumluları hakkında gereken yapılacak. Bu, bildiğiniz gibi, en üst düzeyde ifade ediliyor. Mesela bakın Sayın Başbakanımız, Sayın İçişleri Bakanımız, Sayın Adalet Bakanımız, hepsi aynı iradeyi ve kararlılığı sergiliyorlar. Keza Genelkurmay Başkanlığı... İçişleri ve Adalet Bakanlıklarından müfettişler konuyu soruşturuyorlar. Askeri yetkililer de öyle.
* Yani, Susurluk''ta böyle bir kararlılık, Ankara''nın böyle net bir tavrı yoktu, şimdi ise tam aksi öyle mi?
* Evet tabii... İşte bu nedenle de Şemdinli yeni bir ''''Susurluk'''' değil.
* Efendim, Şemdinli ve Yüksekova''nın ardından Hakkari kent merkezinde gösteriye dönüşen cenaze töreni hakkında neler söyleyebilirsiniz?
* Bakın orada, öyle denildiği gibi, basına yansıdığı gibi 40-45 bin kişi yoktu. Bizim takip ettiğimize göre, kayıtlarımıza göre 6-8 bin kişi vardı. Ayrıca bunlar çevre il ve ilçelerden toplanıp getirilen gruplardı. Yani bakın, Şemdinli''de de, Yüksekova''da da, Hakkari''de de halkın bu olaylara desteği yok. Bu nokta çok önemli. Terör örgütü ve belli grupların organize bir tahriki, bir provokasyonu, bir korkutma-sindirme amacı, hedefi var.
* Sizin, bölgedeki DEHAP''lı yetkililere, belediye başkanlarına, sağduyulu tavırlarından dolayı teşekkür ettiğiniz yönünde haberler yansıdı medyaya. Gerçekten de DEHAP''lı yerel yöneticiler halkı teskin edici, tansiyonu düşürücü bir işlev gördüler galiba öyle değil mi?
* Burada çok önemli bir noktayı aydınlatmamız lazım. Hayır... Sadece DEHAP değil. Bakın ben burada bütün partilerden belediye başkanları, il-ilçe başkanları, meclis üyeleri, ayrıca sivil toplum örgütleri, esnaf odaları, basın; yani toplumun tüm katmanlarını bir araya getirdim ve hep birlikte gerekeni yapmamız gerektiğini söyledim. Yani her partiden yetkililer ve diğer kesimlerin temsilcileriyle birlikte hareket ettik ve tabi hepsine teşekkür ettim.
(bugün)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:37