Gündem
  • 12.9.2007 16:06

HALAÇOĞLU: TÜRK-KÜRT NASIL İÇ İÇE GİRMİŞ ONU GÖSTERDİM

Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Kayseri'de yaptığı ve kamuoyunda tartışılan açıklaması ile ilgili olarak ''Ben söz konusu açıklamayı yapmakla, çok önemli bir hizmette bulundum ülkeye... Türk-Kürt çatışmasının önüne geçecek bir hadiseydi söylediklerim, nasıl içiçe girdiklerini gösteriyor'' dedi.
      Türkiye Ulusal Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi (TUSAM) tarafından düzenlenen ''Türk Kimliği ve Türkiye Üzerinde Oynanan Oyunlar'' konulu panel, Hilton Oteli'nde yapıldı.
      Türk Metal Sendikası Başkanı ve Türkiyem Topluluğu Sözcüsü Mustafa Özbek, panelin açılışında yaptığı konuşmada, Türk Tarih Kurumu Başkanı Halaçoğlu'nun Kayseri'deki bir sempozyumda söylediği sözlerin, bazılarını tedirgin ettiğini ve kendisine saldırıların başladığını söyledi. Halaçoğlu ve ekibinin çalışmasının Türkiye'nin elinde bulunan en büyük fırsat olduğunu ifade Özbek, bunların derlenerek dünya kamuoyuna sunulması ve 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının böylece susturulması gerektiğini belirtti. ''İktidarın, ana muhalefetin ve yavru muhalefetin konuya sessiz kaldığını'' savunan Özbek, ''Rehberimiz, Atatürk'tür. Yeni bir Mustafa Kemal olmadığına göre hepimiz birer Mustafa Kemal olmalıyız'' dedi.
      Panelde konuşma yapanlardan Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan, Halaçoğlu'na yönelik saldırılara karşı kendisine destek olunmasını isterken, eski bakanlardan Abdulhaluk Çay da Osmanlı vezirlerinin bir çoğunun farklı milletlerden geldiğini anımsatarak, Türk devletlerinde ırkçılığın asla olmadığını vurguladı.
     
      -''TÜRK TARİHİ DEĞİL ÜMMET TARİHİ''-
      Gazeteci yazar Rıza Zelyut ise kendisini Türk tarihçisi olarak nitelendiren kişilerin büyük bölümünün ''Ümmet tarihçisi'' olduğunu öne sürdü.
      ''Bugünün Türk tarihçileri, çalışmalarını Selçuklular ile desteklenmiş Osmanlı tarihi ile sınırlıyorlar'' diyen Zelyut, ''Bu Türk tarihi değil, ümmet tarihidir. Osmanlı tarihi ile hesaplaşmadan ABD'ye gittiğinde 'Bu adamı geriye süpürmeyin, kullanın' diyen zihniyetle savaşamayız'' dedi. Türk isminin Göktürkler'den miras kaldığını savunan Zelyut, ancak Türk tarihinin bilinenden daha eskiye dayandığını kaydetti. Zelyut, Türk tarihinin Rus arşivlerinden de yararlanılarak yeniden gözden geçirilmesini istedi.
      Halaçoğlu'nun çalışmasının kendisine güç verdiğini ve yol gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Salim Cöhce de ''Halaçoğlu, herkesin 'yutulduğunu' zannettiği anda paradigmayı salladı ve yıktı. Bu saldırıların nedeni de bu, 80 yıllık emekleri yıkıldı'' dedi.
      Panele dinleyici olarak katılan ancak adının sık sık geçmesinden dolayı panel başkanı tarafından konuşma yapmaya davet edilen Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu ise Kayseri'de yaptığı konuşmanın ezbere değil belgelere dayandığını, Osmanlı devletinin tuttuğu Tahrir Defterleri'nin araştırmanın temelini oluşturduğunu söyledi. ''Söylenen ile söylendiği var sayılan arasında çok büyük fark varsa, o kişi hakkındaki değerlendirmeler de çok farklı olur'' diyen Halaçoğlu, söylemediği sözlerden dolayı bazı kesimler tarafından eleştirildiğini ancak ''binlerce tebrik telefonu'' da aldığını belirtti.
     
     -''ARAŞTIRMAYI KİM ERMENİDİR, KİM DEĞİLDİR DİYE YAPMADIM''-
      Halaçoğlu, şöyle konuştu:
      ''Benim Kayseri'deki konuşmam, 12 yıldır sürdürülen bir çalışmanın sonucudur. 100'den fazla tahrir defteri incelendi. Tahrir defterleri, Osmanlı, bir yeri kendi bölgesine aldığı zaman orada yaşayanları baba adıyla kaydettiği, ne kadar toprağı olduğu, ne kadar ürün ektiği, ne kadar hayvanı olduğu ve vergi verme şekillerini gösteren bir defterdir.
      'Bugün kendisinin Kürt, hatta Kürt-Alevi olarak gösteren Ermeniler var' dedim. Bu hangi anlama gelir? Aleviler Ermeni mi demektir veya Kürtler Türk müdür demektir? Hayır, ben öyle bir şey söylemedim, konuşmamın görüntülü video bandı var elimde. Benim söylediğim çok farklı. 'Bugün kendini Kürt olarak nitelendiren bir çok insan aslında bu kayıtlara göre Türkmen görünmektedir' dedim. Bunun ırkçılıkla alakası var mı?
      1989 yılında Almanya'da basılmış 'Türkiye'deki Etnik Guruplar' diye bir kitap var. Onlar yapacak çalışmayı, siz ciddi bir çalışma yapınca ırkçılıkla suçlanacaksınız. Ben bu araştırmayı kim Ermenidir, kim değildir diye yapmadım.''
     
      -''ÇALIŞMAMIZ, TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ''-
      Yaptığı çalışmanın, ''etnik siyaset'' yapılan Türkiye için önemli olduğunu vurgulayan Halaçoğlu, şöyle devam etti:
      ''Elimde kaynak var diyorum, değerlendirelim diyorum, ama kabul edilmiyor, çünkü hedef başka. Nedir hedef? Ben söz konusu açıklamayı yapmakla aslında çok önemli bir hizmette bulundum ülkeye... Türk-Kürt çatışmasının önüne geçecek bir hadiseydi söylediklerim, nasıl iç içe girdiklerini gösteriyor.
      İkincisi PKK ile ilgili söylediğim söz... Doğu Anadolu'yu gerçekten gezmişseniz oraları dolaşmışsanız, gittiğinizde oradaki insanlar kendilerinin PKK'ya destek veren insanlar gibi görülmelerinden o kadar rahatsızlıklar ki... Oralardan ne kadar çok tebrik telefonu geldi. Yapmayın, bu ülkenin bilim adamlarına yazık.''
     
      -''ERMENİLER NEREYE GİTTİ''-
      Ermeni diasporasının ''1,5 milyon Ermeni öldü'' yönünde görüş ifade ettiğini anımsatan Halaçoğlu, söz konusu iddiaları araştırmak için Osmanlı'nın yanı sıra İngiliz, Fransız, Alman, Rus ve İran arşivlerinden de yararlandıklarını anlattı.
      Yaklaşık iki senelik gizli çalışmanın sonunda 70 bin belgenin kopyasını Türkiye'ye getirdiklerini anlatan Halaçoğlu, ''Çünkü bu konu nazik bir konu. Belki çalışma izni verilmeyecekti duyulduğu takdirde'' dedi. Halaçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
      ''Dünyadaki Ermeni nüfusunu tespit için yapılmış 1921 yılına ait bir araştırma var. İngiliz ve ABD'liler yapmış. Yaptıkları araştırmalarda bir çok bilgiye rastladık. Birincisi 817 bin Ermeni, Türkiye'den başka ülkelere göç etmiş ve bunların da hangi ülkelerde olduğu rakam rakam veriliyor. İkincisi, halen '1921'de Anadolu ve İstanbul'da Ermeni kimliği ile 281 bin Ermeni yaşamaktadır' diyor, bunu da tespit etmiş. Sonra Müslüman olan Ermenilerden bahsediyor. 'Şu kadar Ermeni de Müslüman olarak Türkiye'de yaşamaktadır ve bu rakamlara dahil değildir' diyor. Bunları topladığımızda 1 milyon 200 bin civarında Ermeni elde ediyoruz.
      Biz başka bir şey daha yaptık, bununla yetinmedik. ABD arşivlerinde, Kongre Kütüphanesi'nde çeşitli raporlar var bunlardan bir tanesini inceledik. ABD'nin o dönemki Diyarbakır temsilcisi, aynı zamanda Mısır'daki Ermeni Milli Delegasyonu Başkan Yardımcısı olan Thomas Mıgırdiçyan, raporunda hangi Ermeni aşiretinin hangi adla Türk aşiret adını aldığını yazıyor.
      İkincisi David isminde bir ABD'li, 'Osmanlı İmparatorluğu'nda Kürtler' diye bir araştırma yapıyor, aynı sözleri nedense bu adam da yazmış. İsim değişikliklerini belirtmiş. Ermeni ismini vermiş, ardından Türkçe ne olarak değiştirildiğini vermiş.''

 

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:25

İLGİLİ HABERLER